Sabah sayfaları nedir?

Gözünü açtığın gibi sosyal medyaya bakmaktan farklı bir şey yapmak mümkündür belki.
Sabah sayfaları nedir?

Sabah sayfaları denince aklınıza sabahleyin kalktığınızda okunabilecek bir kitap mı yoksa gazete mi geliyor? Ya da yanı başınızda duran bir defterin sayfaları mı? Belki de bu ifade size hiçbir şey ifade etmiyor.

Sabah sayfaları kavramını Julia Cameron isimli, Sanatçının Yolu (The Artist's Way) isimli kitabın yazarı olan öğretmen, sanatçı, film yapımcısı ve daha bir çok şey olan kadından öğrenmiştim ilk olarak. Aslında müthiş bir buluş değil evet, ama Cameron bu kavramı piyasaya sunmuş ve kendince işe yaradığını keşfettiği bazı ipuçlarını da kitabında anlatmış. Esasen bu uygulama, sanatçıların yaratıcılıklarını tekrar kazanmalarının bir yolu olarak ortaya atılmış, ancak sadece yaratıcılığa değil, zihnin daha berrak hâle gelmesine de katkısı olduğu keşfedilmiş.

Sanatçının Yolu kitabı, 12 haftalık bir programdan oluşuyor. Kitabı kendiniz okuyarak verilen ödevleri yapabiliyor, ya da bir grupla birlikte yönlendirici eşliğinde uygulayabiliyorsunuz. Ben açıkcası kendim uygulamaya başladım, fakat 12. haftanın sonunu henüz göremedim. Çabalarım devam ediyor, bebeğimizden fırsat bulabilirsem tekrar baştan başlayacağım.

Sabah sayfaları da, Cameron'un bu 12 haftalık programının bir parçası. Ama kitaptaki diğer ödevlerden ayrı olarak da uygulayabilirsiniz, yani sabah sayfalarını yazmak için mutlaka kitaptaki her şeyi yerine getiriyor olmanız şart değil. 

Cameron şunu diyor özetle; sabahları uyanır uyanmaz, başka hiçbir şey yapmadan, eline kalemi al ve kafanda ne varsa sansürsüz olarak 3 sayfa kadar yaz. Sayfaların boyutu size kalmış, ama işgüzarlık edip el kadar bir deftere üç sayfa yazmayın bence, en azından bir A5 boyutu dolduralım. Diyorsanız ki bende o kadar yazacak el gücü yok, e peki tamam, minik defterle başlayın.

Bu sabahları yazma işini bir rutine döndürdükçe, sabahleyin kalkar kalkmaz gözünüzü telefona dikme alışkanlığınız giderek azalıyor. Denedim, kendimden de biliyorum. Ne yazdığınızın gerçekten hiçbir önemi yok. Önemli olan, kimse okumayacakmış gibi (ve evet, mümkünse okumasın zaten) filtresiz bir şekilde zihinden geçenleri kağıda dökmek ve geriye dönüp düzeltme yapmamak, herhangi bir şeyi silmemek. Hatta Camaron diyor ki, ilk 8 hafta siz de kendi yazdıklarınızı okumayın!

Aslında sabah sayfalarının amacı, "sabah kafasıyla zihnindekileri kağıda dök, sonra unut". Zihnin içindekileri bu şekilde filtresiz boşaltınca, egzersiz misyonunu tamamlamış oluyor ve güne daha zinde ve konsantre bir şekilde devam etmek mümkün oluyor. Önemli kısım, gerçekten 3 sayfa kadar bir şeyler karalamayı hedeflemek. Böylece yeteri kadar vakti ayırmış oluyorsunuz kendinizi biraz rahatlatabilmek için.

Uygulamayı rahat yapabilmek için bir defter, ya da boş sayfalara yazmayı seviyorsanız beyaz sayfaları ve en sevdiğiniz kaleminizi başucunuza koymak. Sabah kalkınca bu işe 5 dakika ayıracağım deyip, gözlerinizi ovuşturarak işe koyulmak. Diyorum ki, bugünden itibaren başlayalım hadi, benim için de tekrar bir motivasyon! Kimler benimle?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

İçimdeki Dünyaİçimdeki Dünya

BÜLTEN SAYISI

YAZ DOSTUM!

Sen de yaz yaz yaz...

08 Oca 2023

Pixabay

YAZARLAR

İçimdeki Dünya

İçimizdeki dünyaya yakınlaşabilir miyiz? Onu merakla keşfedebilir miyiz? Pratikler, ilhamlar, motivasyonlar ve şifa dünyasından haberler iki haftada bir posta kutunda!

İLGİLİ OKUMALAR