Sabahı beklerken: Rusya hava saldırısında Lviv'den gözlemler

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Rusya'nın 2022 Şubat ayında Ukrayna'nın işgaline başlamasının ardından çıkan savaşın en büyük hava saldırısına son iki günde tanık olduk. Rusya, Pazartesi sabah karşı Ukrayna'ya ait bölgelerin yarısından fazlasında alarmlar çalmaya başladı. Rusya'nın bu saldırılardaki temel hedefi Ukrayna'nın enerji altyapısıydı.
Yüzlerce füze ve drone, Ukrayna'nın çeşitli bölgelerindeki enerji şebekesi altyapısına, elektrik üretim tesislerine ve bir baraja ciddi hasar verdi. En az 7 kişinin hayatını kaybettiği saldırıların ardından birçok şehirde elektrik kesintileri yaşandı.
Rusya'nın hava saldırıları Pazartesi gününü Salı'ya bağlayan gece de devam etti, bu esnada ben de Ukrayna'nın Lviv kentindeydim.
Hava saldırılarının ikinci günü: Ülke genelinde siren sesleri
Pazartesi sabahı Rusya'nın saldırıları son bulurken, Ukrayna'ya doğru yola çıkmıştım. Direkt uçuş olmadığı için öncelikle Polonya'nın başkenti Varşova'ya, oradan da ülkenin doğusundaki Rzeszow kentine uçtum. Burada bir arabayla Ukrayna sınırına kadar gidip ayrıntılı bir güvenlik incelemesinden geçtik, Lviv'e geldiğimizde saat akşam 9'a yaklaşıyordu.
Lviv, Ukrayna'nın en batısında yer alıyor ve savaşın getirdiği fiziksel yıkımları ülkeden en az hisseden kentlerden biri. İlk izlenimim şehrin içindeki kafe ve restoranların yüzleri gülen insanlarla dolu olduğu, buranın gezmesi hatta yaşaması çok güzel bir şehir olabileceği yönündeydi. Sokaklarda aralıksız bir gümbürtü olduğunu farkettim; bunlar, ülke genelinde yaşanan ve evvelki günün saldırıları sonucunda iyice sıklaşan elektrik kesintileri sırasında kullanılan jeneratörlerdi.
Burada yaşayan bir grup tanıdığımla buluştuğumda bana ilk söyledikleri "Air Alert!" uygulamasını telefonuma yüklemem oldu. Bu uygulama, Ukrayna Savunma Bakanlığı'ndan aldığı verilerle ülkenin risk altındaki bölgelerinde bulunan kişileri uyarıyormuş. Gece 12'de başlayan sokağa çıkma yasakları nedeniyle çok zaman geçirmeden kalacağım otele gittim. Otele giriş yaparken verilen bilgiler arasında -1. katta bir bomba sığınağı olduğu ve bir hava saldırısı durumunda asansörü kullanmam gerektiği de vardı.
Yolculuk sırasında yetiştiremediğim işleri gece yapmaya koyuldum, yorgunluktan gözlerimin kapanmak üzere olduğu saat 3.19'da telefonumdan yüksek bir siren sesi yükseldi. Air Strike uygulamasından çalmaya başlayan bu uyarı alarmına sokaktan yankılanan sirenler ve anlamadığım Ukraynaca anonslar da eşlik etmeye başladı. 1 dakikalık siren sesinin ardından yine telefonumdan gelen bir ses, İngilizce olarak bana en yakın bomba sığınağına gitmem gerektiğini söyledi.

Air Strike uygulamasından gelen ilk bildirim.
Aceleyle merdivenleri -1. kata kadar indim, benim dışımda birini görmemek beni daha da tedirgin etmişti. Bu katta gördüğüm tek kapı otele ait lüks sayılabilecek bir restorana aitti. Etrafıma bakınırken bir otel görevlisi restoranın kapısını açtı, ışıkları yaktı ve beni restorandaki masalara göre yönlendirdi. Otelin alt katında yer alan ve taş duvarlara sahip bu restoran aynı zamanda bir bomba sığınağıydı.
Neden kimse paniklemiyor?
Sığınaktaki ilk dakikalarımda herkesin buraya doluşmuyor olmasını saatin geç olmasına, o saatte ayakta olmayan insanların yavaşça toparlanıp gelecek olmasına bağlamıştım. Yarım saat kadar vakit geçtikten sonra, yanıma almış olduğum bilgisayarımdan bunun neden olabileceğini araştırmaya başladım.
Ukraynaca yazılmış makaleler, bu uygulamanın acil durumlarda ikinci bir alarm gönderdiğini, artık bu alarmı duyana kadar sığınaklara gitmediklerini söylüyorlardı. "Eğer her olası saldırıda sığınağa gitsek hiç uyuyamazdık" diyor başkent Kiev'de yaşayan bir yazar.
Tehdidin ölçeğini anlamak içinse askerî konularda uzman Telegram kanallarından faydalanıyor. Bu kanalları takip etmeye başladığımda gördüm ki Rusya'dan havalanan her uçak, füze ve drone'un modelleri, konumu ve istikameti, saldırı menzili ve olası hedefleri bu platformda paylaşılıyor.

Saldırılarla ilgili detaylı bilgi paylaşılan bir Telegram grubuna ait ekran görüntüsü.
40 dakika kadar süren uyarıların ardından sığınaktan çıkılabileceğine dair bir bildirim geldi uygulamadan. Odama çıkıp biraz daha çalıştıktan sonra, 4.30 sularında sonunda gözlerimi kapadım. Saat 5.04'te yeniden bir alarm sesi, yeniden sokakta çalan sirenler, yeniden anonslar doldurdu odayı.
Bu ikici saldırı tehlikesi 1 saat 51 dakika sürdü. Bu uyarılara nadiren maruz kalan Lviv, ilk defa bir gecede iki kere alarm seslerine uyanmıştı. Saldırı tehdidinin geçmesinden birkaç saat sonra aydınlana sokaklarda yürümeye çıktığımda karşımda yine cıvıl cıvıl bir şehir ve bu şehirde yıllardır süren sevişin daimi tedirginliğinde yaşayan insanlar vardı.
Sıklaşan saldırıların nedeni
Bu saldırıların iki amacı var. Bunlardan ilki, Kremlin'in de belirtmiş olduğu uzun süreli askerî stratejisi kapsamında Ukrayna'nın enerji altyapısına saldırarak elektrik şebekesini devre dışı bırakmak.

Lviv'deki son alarmları ve sürelerini gösteren ekran kaydı, Air Strike uygulaması.
İkinci bir neden ise, Ukrayna'nın iki hafta önce başlattığı, herkesi şaşırtan askerî oprasyon kapsamında ilk kez Rusya topraklarına girmesi ve Kursk bölgesinde hızlı olarak ilerlemesi. Geçen yıl boyunca toprak kayıpları ve yenilgiler yaşayan Ukrayna'da, bu ilerleme sevinçle karşılanmış ve Ukraynalıların inancını tazelemişti. Ülkenin tamamını hedef alan bu saldırılarda Kremlin'in hedefi sadece enerji altyapısı değil, Ukrayna'nın neresinde olursanız olun güvende olmadığınızı size hissettirmekti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Rusya'dan savaşın en büyük hava saldırısı, sahadan izlenimler. Mavi Hat'ta savaş çanları, ölüm sessizliği. Mpox salgını, aşı çabalamaları. Ticaret savaşları. Venezuela'da bitmeyen seçim tartışması.
27 Ağu 2024

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.






