Sahnede bir ağacın en tepesinde olmak 🌳

2018 dolayları elime bir kitap alıyorum, okumaya başlar başlamaz koltuğa saplanıyorum, yer yer karnıma ağrı giriyor, bazı kelimeleri okuyunca derin nefesler alıyorum ve veriyorum. Ece, sakin ol bu bir kurmaca metin, kurmaca... kurmaca... Emin miyiz? Ahsen benim bu satırlarımı yazacağımı biliyormuş gibi şöyle bir cümle kuruyor podcastte "Gerçek olan hikâyeleri gerçek olmayan karakterlerden dinliyoruz." Tanıdık olaylara gözlerimin dolmasına engel olamıyorum, bir gece yarısı bitiyor kitap, sinirliyim ve öfkeliyim, hem de çok! 👀 Oyunun yönetmeni İlksen, kitabı ilk okuduğunda benim gibi aynı siniri kanında hissetmiş. Ahsen'i ilk sezonda konuk aldığımda henüz bir oyunda oynamamıştı ama çok istiyorum diye kayıtlara geçirmişti. Sardunya'nın senaristi ve yönetmeni Çağıl (Bocut) ile Ahsen'in bölümünden sonra birbirimize kitaplar öneriyorduk, ben Çağıl'a "Ağaçtaki Kız'ı okuman lazım" demiştim. Çok geçmeden kitabın oyuna uyarlanacağını ve Ahsen'in oynayacağı haberi aldık. Mutlu tesadüflere hala daha mı alışamadın demeyin! Alışamadım, hep ilk kez oluyormus gibi bir heyecan😍 Oyunu izleyince bu kız Ahsen'den başkası olamazdı diyorum. Uyarlama olacağı için korktuğumu da söylemem lazım, 300 küsür sayfalık bir romanın nasıl sahneye taşınacağını ve en önemlisi ağacı sahnede nasıl göreceğimizi çok merak ediyordum. 🙃
İzlediğim oyun için mutluyum, bu mutluluğun yanına tüm bunların nasıl yapıldığının cevaplarını da ekleyince benim için en özel tiyatrolar günü bu yılki olmaya devam ediyor.
👀Yeni gelenler için minik bir hatırlatma burada podcastte konuştuklarımızdan bazı kesitleri size sunuyorum, tamamını dinlemek için sizi kulaklıklarınıza doğru alayım.👇🏻
İlk sorum İlksen'e uyarlamayı nasıl yaptığı üzerine oluyor. Sürece kitabın yazarı Şebnem'in de dahil olup olmadığını merak ediyorum.
"Şebnem bu sürece hiç dahil olmadı, tam tersi aslında dahil olmak istemedi pek, çünkü bir yazarın kendi yazdığı şeyi bozması onun için de zor bir şey. Uyarlama benim açımdan da heyecanlı, çünkü ben de senin gibi kitabı okuduğumda beni çok heyecanlandırmıştı. Dolayısıyla benim de böyle elimin ayağımın titrediği bir uyarlama aslında. Ağaçtaki Kız'ın duygusunu kaybetmemen gerekiyor. Onun hayatındaki karakterlerin duygusunu kaybetmemen gerekiyor. Dolayısıyla biraz oralar beni zorladı ama pandemi benim işimi kolaylaştırdı. Evde olduğum için o arada zaten böyle bir kafayı kırdım."
Uyarlamada dikkat ettiği noktalar içinse şunları söyledi.
"İki tane zaman çizelgesi oluşturduk. Kız'ın Yunus ile tanışması ve oradan ilerlemesi bir de bize geçmişteki karakterleri anlatması, hatıralarını paylaşması. Tabii ki çıkardığımız karakterler oldu ama özünü koruduk, Şebnem de sahnede gördüklerinden mutlu olduğunu söyledi. Oyunun dinamik olmasında da dekorun ve hareket tasarımın çok etkisi var. Hepsi bir bütün."

(Ahsen ve Tunahan)
Oyunun prova sürecinin 8 hafta sürdüğünü söylediler, o zamanlardan bir kareyi buraya iliştiyorum.
Fotoğraf: DasDas
Ahsen'e ilk sorum ise şu oluyor: Oyunun konusu çok ağır bir konu ve de zor, metni ilk okuduğundan bu yana her oynadığında ruh halini nasıl koruyorsun? Role hazırlanırken toplumsal hafızamızda yer etmiş olaylar üstüne tekrar düşünmek nasıl hissettirdi?
"Ben metni ilk okuduğumda çok farklı bir hissiyatla okudum. Kendi anılarıma gittim işte benzer hikayeler varsa oralara gittim. Bir küçük zihinsel yolculuk yaptım, diyebilirim. Küçük dediğin her seferinde farklı yolculuklar yaptı aslında. Provalara başladığımızda her gün sanki hiç okumamışım gibi yeni bir bilgi ile ayrılır, oldum. Benim için hep böyle sıcak ve değişen yeni yeni bilgiler edindiğim bir oyun haline geldi. Öyle de olmaya devam edecek. Yakın geçmişe dair hikâyeler, gerçek olan hikâyeleri gerçek olmayan karakterlerden dinliyor olmamız; evet yorucu, prova süreci de kolay geçmedi o yüzden. Artık düşünemeyecek kadar yorulduğum, canımın yandığı yerler oldu. Mesela ilk önce çözdüğümüz bir sahne diyelim, bir yerden sonra artık sinirimiz bozuluyordu. O sahneyi çalışırken ya da bir yerden sonra o duyguyu kaydetmeye çalışıyorduk. Hemen harcamayalım, bunu zaten çözdük ne olduğunu çok iyi biliyoruz bunu saklayalım diyorduk. Şu an harcamayalım bu duyguyu sahnesini bekliyor, dediğimiz yerler oldu bu yüzden. Dolayısıyla kolay bir süreç değildi, çok yoğundu ve üzerine çok düşünmemi gerektirdi. "

Fotoğraf: DasDas
Peşi sıra sorum ise dekoru ilk gördüklerinde rol arkadaşı Tunahan'la ne düşündükleri ve ne tepki verdikleri üzerine oluyor.
Zıpladıklarını söyleyen Ahsen, pek çok kişinin onun düşmesinden korktuğunu da söyledi. Provalar sırasında minik bir düşme ve kısa süreli bir bandaj dönemi olsada Ahsen, bu dekorun üstünde olmaktan çok mutlu olduklarını ekledi.
"Hemen dekorun üstüne çıkmak istedim, etrafında dolandım, ona dokundum hissettim. İlk konuştuğumuzdan farklı bir dekor oldu ama bu sade hali çok hoşuma gitti. Seyircilerin çoğundan şunu duydum; beni aldın gerçekten bir ağacın üzerine oradan diğer aracın üzerine sonra da duvarın üzerine götürdün."
Kaydı sonladırırken son sorum ikisine birden; tiyatronun toplumsal hafızaya ışık tutan ve kayıt altına alan yanına dair bir soru oluyor.
Oyunun izleyici kitlesi kimi zaman oyunun, anlattığı olayları hiç duymamış ya da yaşamamış bir yaş aralığına denk geliyor. Bunu ben de oyunu izlediğim zamanlarda gözlemledim, gerçekten oyundan çıkınca merak edip bakıyorlar ve öğrenmek istiyorlar.
Bu konuda ne söylemek istersiniz?
İlksen: "Kitabı bitirdiğimde ben bir hafta boyunca çok sinirliydim ve bu kitap yüzünden olduğunu aslında önce fark edemedim. Bir hafta boyunca kendimi şöyle şeyler yaparken buldum, kitaptaki anlatılan olaylarla ilgili bir şeyler okumaya başladım tekrardan videolara bakıyorum, falan. Gerçekten çok sinirliyim ve bunun neden olduğunu çözemiyordum, sonra dedim ki ben bu kitap yüzünden çok sinirliyim. Kitaptaki bütün bu yakın geçmişimizde bu ülkede yaşanan olaylar bizim aslında üstümüzden geçti bir şekilde ama biz yaşamaya devam edebilmek için böyle istemediğimiz bir uyku uyumaya başlıyorsun. Hani böyle çok kötü hissediyorum uyumam lazım, dersin ya öyle. Kitap, beni bir şekilde bu uykudan uyandırdı diyebilirim. Sonrasında da benim bunu bir şekilde benim anlatmam lazım, demeye başladım. Bunlarla ilgili konuşmak ve bir şey söylemek istiyorum ama alanım çok dar. Bunu sinemada yapmak zor, bütün bunların anlatıldığı bir hikâye çok zor olurdu. Bunun canlanmasını istiyorum fikriyle geldi bana oyun fikri ve bu oyunu yapmak benim terapim gibi oldu."
"Kayıt altına almak önemli çünkü, sadece Türkiye'de değil toplumlar olarak genelde böyle hafızanız çok da güçlü kalamıyor maalesef. Özellikle bizim gibi ülkelerde her gün yeni bir şeylerle mücadele ettiğimiz için evet bu da olmuştu diyoruz, sonradan. İzlemeye gelen insanların bunu merak etmesi bence şahane bir şey. Bir misyon üstlenerek yapmadık, senin de dediğin gibi. Öyle bir misyon benim haddim de değil zaten. Öyle bir misyon üstlenmek ve insanlara evet bu ülkede bunlar oldu. Şimdi bunları hep beraber öğreniyoruz falan gibi bir yerde değilim. Benim en derin bağ kurduğum yer, bütün bu toplumsal olayların dışında kızın babaannesi ile olan ilişkisi aslında."
Ahsen: "Evet, bilen bunu yaşayan insanlar vardı. Bu oyunu izledikten sonra İlksen yine senin uyandığın gibi uyanıp ya da hatırlayıp onun üzerine biraz düşünüp zaman geçiren insanlar çok var. Bir de bunu hiç yaşamamış ya da yaşamış ama çok küçükken yaşamış, üzerinde düşünme fırsatı olmamış seyircilerimiz de var. Kendini yeni keşfettiği bir dönemde izliyor mesela ve yaşı çok küçük, onlar için de bence bir kapı. Mesela 12 yaşlarında bir kız ben hiçbir şey bilmiyorum, şimdi bunları okumak istiyorum diyebiliyor ya da 18,19 yaşlarında üniversiteye yeni başlamış bir yaş grubu oluyor. Eğer senin dediğin gibi bir kayıttan bahsediyorsak, zihinde de kayıtta kalması bu hikâyelerin, bence önemli. Aslında bundan iki gün önce neler oldu? Geçen sene yaşadığımız depremi hangi birimiz hatırlıyoruz? Çok hızlı bir şekilde unutuldu ve bugüne gelene kadar binlerce şey oldu. Tek tek hatırlatmak gerekiyormuş gibi oluyor. Bu çok kıymetli. Göze sokmadan bir hatırlatma yapmış oluyoruz, ne kadar ilk ve tek amacımız bu olmasa da. Babaanne konusu da en zorlandığım sahnelerdendi, çok tatlı bir ilişkileri var ve evet gerçek bir ilişki böyle olur. Yani bir acıdan ancak böyle ders çıkarılır. Bir insan hayatını ancak böyle koruyabilir dedirtiyor insana."
Oyunun gösterim tarihlerine bakmak için tık tık.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Cem Yılmazer, Ahsen Eroğlu, İlksen Başarır podcast konuklarım; Ümit Erlim ve Başak Kıvılcım Ertanoğlu ise "KULİS" kanalında sorularımı yanıtlıyor. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü'nde bir çocuk gibi sahnenin etrafında dolanıyorum.
27 Mar 2022

YAZARLAR

Esra Ece Kuleci
Üreten insanların, süreçlerini kayıt altına almaya merak sarmış biri 👀

Üretim Kaydı
Kültür ve sanat alanında üreten insanlarla buluşarak “üretim süreçlerini” kayıt altına alan ve bu buluşmalardan kendine kalanların da kaydını tutmayı dileyen yayın.
İLGİLİ OKUMALAR



