
" Kısa sürede tanıştık, arkadaş olduk. Konuşması çok tatlıydı. Kendini zorlamaz, bir edebiyat adamı görünümüne girmek istemezdi. Bütün sevdası herhangi bir insan izlenimini vermekti. Hele yeni tanıştığı kimselerde, kayıtsız, edebiyata pek aldırmaz görüntüsünü, kuşkusuz ki isteyerek, uyandırdığı çok olmuştur. Ama bu dış görünüşün altında, yazgısını sanatın yazgısıyla birleştirmiş kişiyi görmek, o kadar güç değildi. Belki de sanatı kendilerine kaygı edinmemiş olanların, sanatla çok ilgili görünmemek isteyen hallerinden tiksinmişti de, bu duygusundan sıyrılamayarak böyle yapıyor, her şeyin uydurmasıyla savaştığı gibi, bu derbeder görünen haliyle de sanatçının düzmecesiyle savaşıyordu. Bu, içten, olduğu gibi görünmek isteyen edasını kesik tümceleriyle, inadına edebiyatça olmayan konuşmasından tutun giyimine dek sindirmişti. Kaç kez, sanatçı değişik bir yaratık gibi görünmemeli , insanlar içinde bir insan olduğunu unutmamalıdır dediğini duymuşumdur."
Sait Faik'in Ardından Sabahattin Kudret Aksal...

Suzy Hazelwood
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


