Seçime aylar kala taze kan: Harris ve Walz'ın politika önerileri neler?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
ABD'de Kasım seçimleri yaklaşırken Demokratların adayı Kamala Harris tarafından başkan yardımcılığına aday gösterilen Tim Walz, o günden beri seçimin gündeminde önemli bir yer tutuyor.
İki kez Minnesota Valisi seçilen, başkan yardımcılığına aday gösterildiğinden beri de Demokratlar ve Cumhuriyetçiler tarafından farklı şekillerde tanıtılan Walz, iç politikada Minnesota’da okullarda ücretsiz yemek dağıtılmasına öncü olması, kürtaj hakkı ve silah kısıtlamalarına dair yeni uygulamalar getirmesiyle bilinirken, dış politikada Çin’deki öğretmenlik deneyimi, işgalin başından beri Ukrayna’ya desteği ve İsrail yanlısı görünümüne rağmen İsrail hükümetinin son dönemki politikalarına karşı duruşuyla öne çıkıyor.
Demokratların seçimi kazanması hâlinde Walz'un nasıl bir siyasi mirası olabileceğini Bloomberg siyaset ve politika bülteni yazarı Patricia Lopez'e sorduk.
Amerikan siyasetinde Başkan Yardımcısı
Lopez, acil bir durumda başkanlık görevine geçmesi gerekeceği için başkan yardımcılığının ABD siyasetinde çok kritik bir rol olduğunu söylüyor.
Öte yandan: Acil durumlar dışında Başkan Yardımcısı’nın yetkisi ve otoritesi, Başkan’ın çizdiği sınırlar içinde kalıyor. Lopez’e göre Başkan Yardımcısı’nın bir diğer önemli görevi de seçim kampanyası sürecinde rakibi yıpratma görevini üstlenmesi. Böylece Başkan adayı daha sakin bir tonla kendi pozisyonunu anlatırken Başkan Yardımcısı adayı daha sert bir dille karşı propaganda yapabiliyor.
- Bu son haftada Walz’un Trump'ı "garip" ve "tuhaf" gibi sıfatlarla tanımlayarak Demokratlar içinde yeni bir dalga oluşturmasını bu işlevinin bir örneği olarak görebiliriz. Lopez, Walz’un etkisiyle değişen bu yeni söylemi şu şekilde yorumluyor:
"Sade ve sakin bir saldırı fakat bir anda herkes Cumhuriyetçileri bu şekilde tanımlamaya başladı. 35 yıldır seçim kampanyası takip eden bir gazeteci olarak bu kadar hızlı bir değişimi daha önce hiç görmemiştim."
Harris-Walz ikilisiyle gelen heyecan
Çoğu analist gibi, Lopez de Biden’ın seçimden çekilmesi, yerine Harris ve Walz’un geçmesinin Demokratlar arasında bir heyecan ve umut dalgası yarattığını, adayın değişmesinin Demokratlar'ın kampanyasına yeni bir soluk getirdiğini düşünüyor:
"Harris ve Walz da çok genç olmasalar da, 3 hafta öncesine kadar ABD tarihinin en yaşlı iki adayı arasında yaşanacağı düşünülen yarışı başka bir noktaya taşıdılar. Yaşın da ötesinde Harris, Afro-Amerikan seçmenin desteğini tekrar kazandı. 2020'de Biden da bu desteği sağlamıştı, ama bir süredir bu desteğin eridiğini görüyorduk. Genç seçmenler arasında da Biden'ın son dönemde kaybettiği heyecan yeniden canlanıyor. Böylece bazı çekişmeli seçim bölgelerinde Harris'in desteği Trump'ı aşabiliyor."
Neden Walz?
Walz’un Harris açısından en iyi seçim olup olmadığına dair analistlerin farklı görüşleri var. Lopez, hem karakter olarak hem de Minnesota’da hayata geçirdiği ilerici politikalar nedeniyle Walz'un Harris'e çok uygun bir başkan yardımcısı adayı olduğunu belirtiyor:
"Walz, Minnesota’nın güneyinde, yani kırsal kesimde siyasete atıldı. Aslında bir öğretmen, av meraklısı ve asker olarak Cumhuriyetçiler'e daha yakın bir profil çiziyordu ancak Demokratlar'ı tercih etti. Bu duruşuyla Minnesota’da hem Demokratlar'dan hem de merkezdeki seçmenden destek aldı. Kariyerinin son dönemine bakarsak Vali seçilmesi daha farklı bir dinamikti. Minnesota’nın en yoğun nüfuslu ve baskın üç bölgesi, Demokrat seçmenin ağırlıklı olduğu bölgeler. Dolayısıyla Walz’un Cumhuriyetçi ya da Trump destekçisi seçmenin fikrini değiştirecek bir etken olmadığı bariz, fakat ılımlı ve kararsız seçmen üzerinde etkisi olabilir gibi gözüküyor."
Buna ek olarak Amerikan siyasetinde uzun süredir derinleşen kutuplaşma dolayısıyla her iki partinin de kemik tabanının karar değiştirmesini beklemenin zaten gerçekçi olmadığını eklemek gerekir.
Dış politikada Walz
Birçok analist Walz’un, ABD’nin en önemli dış politika maddeleri konusunda getireceği katkılara odaklanıyor. Mart ayında Minnesota Public Radio’ya konuk olan Walz’un, "İkisini aynı anda destekleyebilirsiniz: 7 Ekim saldırıları kabul edilemez ve İsrail’in kendisini koruma hakkı var. Fakat Filistinli sivillerin çapraz ateşte kalmaları sona ermeli" açıklaması konuya siyah-beyaz veya taraflı değil, yapıcı baktığını gösteriyor diyebiliriz.
Ukraynalı The Kyiv Independent ise Harris’in Walz seçimini ele aldığı haberinde Walz’u "samimi bir Ukrayna destekçisi" olarak tanımladı, ayrıca Minnesota eyaletinin Ukrayna savunması için kritik olan silah üretiminin merkezi olduğunu yazdı.
Walz, ABD’nin Çin politikası konusunda da dikkat çeken bir isim. Siyaset bilimci Lev Nachman, Walz’un 1990’lardan beri ziyaret ettiği, eğitim verdiği Çin’i yakından tanımasının uygulanacak politikalara katkı sağlayacağını öngörüyor. Lopez de Harris’in Walz’un deneyimlerinden yararlanacağını belirtiyor.
Harris-Walz vs. Trump-Vance
Özellikle deneyim, stil ve kullanılan mesajlar bakımından başkan ve yardımcı adayları arasındaki farklılıklara değinen Lopez, başkan yardımcısı seçimi konusunda izledikleri strateji bakımından Harris ve Trump’ın benzer tutumlar sergilediklerini belirtiyor.
Lopez, hem Walz hem de Vance’in başkan adayının fikirlerini takip edecek ama adayın önüne geçmeyecek karakterler olduğunu söylüyor. Öte yandan iki başkan adayı ve iki başkan yardımcısı adayının arasında tecrübe bakımından ciddi farklar var. 18 aylık Senato deneyimi dışında seçimle kazandığı mevki olmayan JD Vance ile siyasi kariyeri çeşitli görev ve kurumlarda geçmiş, politika geliştirme ve uygulama mekanizmalarına hâkim Walz, bu açıdan farklılaşıyor.
- Lopez, politika geliştirme açısından Trump’ın deneyimini ve becerisini sorgularken Harris’in kariyerinde pek çok kez bu mekanizma içinde yer aldığını da vurguluyor.
Tavır olarak, Trump-Vance ikilisi daha sivri, yerici bir dil kullanırken Harris-Walz ikilisi daha yumuşak olmalarına rağmen orta yolculuktan ziyade eleştirel bir tarzı benimsiyorlar. Lopez’e göre bu tavır farklılığı seçim kampanyalarının mesajlarına da yansıyor.
Trump’ın "Bütün sorunları sadece ben çözebilirim" tavrının ve sürekli ülkenin durumunu, ekonomiyi, göçmenleri karanlık ve kötümser bir dille resmetmesinin karşısında Harris’in daha neşeli ve pozitif bir atmosferde sürdürdüğü seçim kampanyasının farklarını iki adayın miting konuşmalarından tespit etmek mümkün.
Lopez ayrıca Demokratlar'ın bu pozitif mesajlarının Amerika’da özgürlük için yeni bir tanım yarattığını da gözlemliyor:
"Önceden özgürlük kavramıyla Cumhuriyetçiler ilgilenirdi, özellikle devletin kontrolünü eleştirmek için... Bugün Cumhuriyetçi kanadın birçok konuda daha kontrolcü olduğunu görüyoruz. Kürtaj hakkı tartışması bunun en bariz örneklerinden biri. Harris, seçim kampanyasında özgürlüğün bireye ait olduğunu hatırlatarak kişilerin özel hayatlarına dair kararları kendilerinin alabileceği bir demokrasi ortamı tanımlıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
İngiltere'deki aşırı sağcı protestolar yerini ırkçılık karşıtlarına bırakıyor. Ukrayna ordusu, ilk kez Rusya'ya girdi. İsrail, savaştan kaçanları hedef aldı. Taylor Swift konserinde terör endişesi. ABD seçimlerine İran müdahalesi.
13 Ağu 2024

YAZARLAR

Deniz Kaptan
Yazar @ Spektrum

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?

7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da toplanan NATO liderler zirvesi, ittifakın kendisi hakkında çok daha derin soru ve sorunları gündeme getiriyordu. Avrupa merkezli NATO ile Donald Trump başkanlığındaki Amerikan yönetiminin zıt tutumları nedeniyle Atlantik ötesi ilişkiler giderek karmaşıklaşıyor, anlaşmazlıklar derinleşiyor ve kapsamı genişliyor. Peki Türkiye bu denklemde nerede duruyor?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?




