Sedat Peker ile Etik Çizgi

İlk paylaşımını 3 hafta önce yapan Peker, o günden itibaren gündemimizin merkezine oturdu. Yaptığı paylaşımda evine özel harekat ekiplerinin girip, kızına silah tuttuğunu ve bunun bardağı taşıran son damla olduğundan bahsetti. Bunun üzerine de birçok taşın yerinden oynamasına sebebiyet verecek açıklamalar ile geri saldırıda bulunacağını söyledi. İddialarla ilgili daha detaylı bilgi edinmek isterseniz, Aposto! Gündem üzerinden bu bağlantıya tıklayabilirsiniz!
İşin bu kısmını bir kenara koyacak olursak, bunun izleme alışkanlıklarımızla ilgili kısmına değinmek isterim.
Öncelikle organize suç örgütü liderliğiyle aranan bir kişinin YouTube üzerinden bölüm başına 1 milyonun üzerinde izlenmesi ve 800K abonesi olması çok ilginç. Etik standartlara göre normalde sözlerine çok prim verilmeyen bir kişinin şimdi büyük bir kitle tarafından izleniyor olması, izleme alışkanlıklarımızla ilgili şeyler söylüyor.
Twitter'ın Uzantısı
Özellikle son 10 senedir haber alma alışkanlıklarımızda bir değişiklik söz konusu. Ana akım medyadan aldığımız bilgilerin doğruluğunu bize sorgulatan olaylar silsilesi üzerine, bir kitle Twitter üzerinden gündemi takip etmeye başlamıştı. İlk önce toplumsal olaylarda ana akım medyanın haber ulaştırmada yetersizliği buna sebebiyet verse de, zamanla Twitter'dan beslenme artık daha sağlam bir alışkanlık haline geldi. Bununla bağlantılı olarak olayın iki tarafının da incelendiği yayınlara bakılmaya başlandı. Sedat Peker konusunda da bana kalırsa en büyük albeni buydu. Bazı olayların bir yüzünü bilirken bir anda diğer yüzüne dair birtakım iddialar sunuldu. Bunları da birinci elden dinleme fırsatı olunca Peker ciddi oranda takipçi kazandı.
Peki diyeceksiniz ki bunun bizim konumuzla ne alakası var?
YouTube İçerikleri
YouTube, gerek FluTV gibi, gerek başka kanalların bulunduğu, son dönemlerde revaçta olan dijital dizilerin de minik minik kendilerini gösterdiği bir platform. Özellikle millennial diye andığımız jenerasyonun da Netflix gibi platformlar yerine tercih ettiği ana mecra. Bu açıdan baktığımızda en az diğer platformlar kadar etkili. Artı, YouTube Premium ile diğer streaming platformlarıyla da rekabet içerisinde. Yani, yapım şirketleri de aslında YouTube üzerinden içerik satın alabiliyor ve burayı yetenek avlayacakları bir alan olarak görüyorlar.

Kaynak: Karar
Buradan da "Sedat Peker vs. AKP" adı altında yaratılan IMDb (Internet Movie DataBase) sayfasına geliyoruz. Her bölümü tek tek girildi, ve Türk halkının gücü sayesinde IMDb'nin Top 250 listesinde Breaking Bad'i geçerek zirveye ulaşan bir "dizi" olarak yerleşti. Bunun hemen ardından da IMDb'den kaldırıldı.

Kaynak: Sputnik
Bu sıralarda da YouTube Sedat Peker'in kanalına tik işareti vererek, ona bir nevi influencer statüsü vermiş bulundu. YouTube, bildiğiniz üzere reklam geliriyle yaratıcılarını besleyen bir platform. Bu noktada bana şunu düşündürdü: "Acaba istese reklam alabilir mi?". Reklam gelirini kesinlikle ihtiyacı olmadığı her halinden belli ama bu elbette politik bir karar olurdu. Eğer böyle bir şey olsaydı da, aslında izleyici organize suç orgütü liderliğinden aranan bir kişiye para kazandırıyor olacaktı. Bu durumda acaba izleme oranları değişir miydi? Peker sadece bilgi paylaşımı yapmak istiyorsa, böyle bir karar alır ve erişimde değişiklik olmasını tercih eder miydi? Eğer reklam alırsa bu verilerin paylaşımı ne gibi tablolar çıkarırdı? Ve tabi en temel soru, Peker şu anda YouTube üzerinden sağladığı hitabet gücünün ne kadar farkında ve biz buna ne kadar katkıda bulunuyoruz?
En nihayetinde, internet üzerinden yaptığımız her şeyin domino etkisi var.
Peker'e toplum tarafından yaratılan bir canavar diyemeyiz ancak YouTube üzerinden yarattığı cult of personality yani kişi kültü de inkar edilemez. Bu oluşan canavarı toplumun yarattığı söylenebilir elbette. Önümüzdeki video'lar ve dönemde bunun etkisini hep beraber göreceğiz.
Kapatmadan Önce
Çoğu arkadaşımdan da duyduğum ve kendim de yaşadığım, sabah işe gitmeden veya akşam işten dönünce bu kanalı izleme hali üzerine çokça araştırma yapılabilecek bir alan. Tonla içerik varken özetini okumak yerine her bölümü tek tek, adeta bir diziyi binge watch ediyormuşçasına izliyorduk aslında. İşin tam olarak da bu kısmı çok ilginç.
Kaldırılmadan evvel, bu "dizi"nin IMDb açıklaması şu şekildeydi:
Hükümetle derin bağlantıları bulunan bir mafya lideri devrilir ve evi basılır. Şimdi o, mafya ile hükümet arasındaki karanlık bağlantıları açığa çıkararak kendisine yanlış yapanlardan intikam almak istiyor.
Böyle bakınca gerçekten de bir dizi gibi duyulmuyor mu? Ama gerçek. Hatta bana ilk duyduğumda Taken adlı bir Liam Neeson filmini anımsatmıştı. Yine sanat hayatı, hayat da sanatı taklit ediyor desek yanılmış olmayız herhalde...
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
YouTube'un Platform Olarak Etkisi
29 May 2021

YAZARLAR

Show Business
Yeni dijital eğlence sektörüne dair gelişmeler, analizler ve öneriler her çarşamba saat 13:00'da gelen kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR


