"Sezon Bugün Bitse..."

Normal sezon ödüllerini erkenden dağıtıyoruz.
"Sezon Bugün Bitse..."

İnsan, doğası gereği ödüllenmeyi ve ödüllendirmeyi çok sever. Ben bugün, ödüllendiren tarafta olmayı tercih ediyorum ve sezonun %73'ü geride kalırken, kendimce belirlediğim normal sezon ödüllerini sahiplerine ulaştırıyorum. Bu tip kişisel görüşlerle soslandırılmış metinler farklı seslere muhtaç olduğu için geri dönüşleri de bekliyor ve sizin adaylarınızı görmek istiyorum. Sezonun menajeri, sezonun oyuncusu ve sezonun en çok gelişme kaydeden oyuncusu (MIP) tercihlerimin çok su kaldıracağını düşünmesem de Altın 11'de sizi ikna etmem gereken birkaç isim eklemeyi ihmal etmedim. Lafı uzatmadan, eğlenceli kısma geçmenizi istiyorum ve başlıyorum.

Sezonun Menajeri: Mikel Arteta (Arsenal)

Online Gooner

Twitter'da bildirimlerini açtığım iki kullanıcıdan biri olan Orbinho'nun (diğeri Jeremy Clarkson) geçen hafta paylaştığı tablo, Arsenal'ın ne denli mükemmel bir sezon geçirdiğini farkında olmayanlara karşı münazaranızda yararlanabileceğiniz bir materyal. Premier Lig tarihinde (1992-) 27. maç haftası tamamlanırken 66 ve üstü puana ulaşan yalnızca 15 takım var ve bunların içerisinde sezon sonu ipi göğüsleyemeyen tek takım, 2018/19 sezonunda 97 puanla tarihi bir ikincilik elde eden Jürgen Klopp'un Liverpool'u. Bu verinin ışığında şampiyonluk tünel sonundaki ışığı gören Arsenal'ın sezon ortasını zirvede tamamlaması, 2021 yazını hafızasında barındıranlar için çok ekstrem ve beklenmedik bir senaryo. Arsenal'ın tek sezonluk Unai Emery dönemi sonrasında, Mikel Arteta yönetiminde kat ettiği yolları tekrar anlatmanın bu bültenin okurları için sıkıcı olacağını biliyorum ve buna çok değinmeyeceğim. Değinmek ve esas vurguyu yapmak istediğim husus, Arteta'nın oyun ve oyuncular üzerindeki sihirli değneği ve bunun sürekliliği. Granit Xhaka'nın -kendi standartlarında- gol tehdidi barındıran bir orta saha oyuncusuna, Ben White'ın çift yönlü bir sağ beke, Leandro Trossard'ın hazırlayıcı bir sahte 9'a, Bukayo Saka'nın Gareth Southgate'in ilk 11 tercihlerinden birine dönüşmesinin tamamında İspanyol menajerin parmağı var. Dolayısıyla Arteta, mayıs ayında şampiyonluğu ustasına kaybetse bile ilk 4 hedefiyle sezonu açan Arsenal'ı, birçoklarına göre takımın en büyük yıldızı Gabriel Jesus'tan uzun süre mahrum kalmasına rağmen son düzlüğe zirvede soktuğu için pastanın bol kremalı kısmını hak ediyor. Herkese (Todd Boehly'i kastediyorum) örnek teşkil edecek bir hikaye.

Diğer Adaylar: Thomas Frank, Marco Silva, Eddie Howe, Pep Guardiola, Erik ten Hag, Steeve Cooper.


Sezonun Oyuncusu: Erling Haaland (Manchester City)

Stadium Astro


Şampiyonlar Ligi'nde 6 maçta (403 dakika) 10 gol, Premier Lig'de 26 maçta 28 gol (son 7 maçta 3 gol). Şampiyonlar Ligi'nde 40 dakikada bir gol, Premier Lig'de 76 dakikada bir gol. Bu kadar fazla kez 'gol' yazmak bile zor. Üç sezon önce, Sheffield United'a karşı kötü bir geceyi geride bırakan Arsenal'ın yıldızı Pierre-Emerick Aubameyang, aşırıya kaçan eleştirilere karşı 'dünyanın en zor liginde' mücadele ettiklerini hatırlatarak hayranlardan biraz daha fazla kredi talep etmişti. Erling Haaland'ın Premier Lig'in en güçlü yapılarından birinde bu sertliği ve mücadeleyi Aubameyang'a ve diğer pek çok forvete göre daha az hissettiği bir gerçek. Ancak yine de bu durum, ulaştığı gol miktarını mantıklı bir zemine oturtmuyor. 22 yaşındaki yıldız; Kevin De Bruyne, Bernardo Silva ve Phil Foden'ın sezon başından beri en iyi görüntüsünde olmamasından dolayı doğal olarak takımın en tehditkar ismi haline geldi ve City'nin şu anda ligde ve Şampiyonlar Ligi'nde yarıştan kopmamasının en büyük nedeni. Pep Guardiola'nın sistemine henüz tam anlamıyla alışamadığı iddiası bir kenara dursun, böyle gol atmaya devam ettiği bir senaryoda kimse ondan daha fazlasını talep etmeyecektir, Pep Guardiola dahil. Tartışmasız sezonun oyuncusu.

Diğer Adaylar: Marcus Rashford, Harry Kane, Ivan Toney, Martin Odegaard.


Sezonun En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncusu: Kaoru Mitoma (Brighton & Hove Albion)

The Times


Herkes hayatını farklı yorumlayıp şekillendirir. Ortak paydada buluşulan nokta, bu serüvenin tahmin edilemez ve bir o kadar da şaşırtıcı olduğudur. Kaoru Mitoma da yaşamını, tipik bir futbolcuya göre ilginçleştiren figürlerden biri. 19 yaşındayken, sekiz yıldır altyapısında oynadığı J1 Ligi ekiplerinden Kawasaki Frontale'in önerdiği profesyonel kontratı 'fiziksel yetersizliğini' öne sürerek reddeden Mitoma, fiziksel gelişimini ve vücudunu daha yakından tanımak için Tsukuba Üniversitesi'nin beden eğitimi bölümüne kaydoldu. Devam eden eğitimi sırasında Mitoma, driplingini geliştirmek için tüm imkanlarını seferber etmeye hazırdı. Japon yayın kuruluşu NumberWeb'e göre Mitoma, diyet uygulamalarından büyülendiği 110m engelli koşucu, Tsukuba'nın doçentlerinden Satoru Tanigawa'yı koşu stiliyle ilgili ipuçları vermesi için aradı. Üniversitedeki mezuniyet tezini, driplinglerinin verimini arttırmak üzerine yaptığı bir çalışma şeklinde sunan Mitoma, bunun üzerinden 18 ay geçtikten sonra Brighton'a 3 milyon euro karşılığında imza attı. Bu sezon ilk sol kanat bek olarak sahneye çıkan ve Brentford deplasmanının ikinci yarısındaki etkileyici performansıyla kademeli olarak dakikalarını arttıran Mitoma, Leandro Trossard'ın ayrılığı sonrası artık Brighton'ın ilk 11 parçalarından biri. Asya'nın Heung-min Son'u takip eden en popüler figürlerinden olan Mitoma, %57.6'lık başarılı dripling oranıyla ligin bu alanda 3. sırasında yer alıyor. Kısa sürede mükemmel bir yükseliş hikayesi olduğuna dair şüphe yok.

Diğer Adaylar: Moises Caicedo, Gabriel Martinelli, David Raya, Fabian Schär, Tim Ream, Miguel Almiron, Solly March.


Altın 11:

Nick Pope (Newcastle United)

Newcastle United'a bu yaz katılan başarılı file bekçisi, Eddie Howe'ın İngiliz oyuncu ağırlıklı takımına kısa sürede uyum sağlayacağının sinyallerini yaz kampından vermeye başlamıştı. Gareth Southgate tarafından Katar kafilesine de eklenen Nick Pope'un İngiltere kalesini devralmasını bekleyenlerin sayısı da azımsanmayacak derecedeydi (ben dahil). Ligde rakiplerine en az gol şansı tanıyan ekibinin kalesinde, takım halinde yaptıkları üst düzey savunmanın güvenilir bir son durağı olarak bekleyen Pope, bu sezon kalesini en fazla gole kapatan da kaleci konumunda. %77.6'lık bir kurtarış oranıyla ligin bu alanda üçüncü sırasında yer alan Pope, krediyi her fırsatta Sven Botman ve Fabian Schär ikilisine verecek kadar da mütevazi bir kişiliğe de. Yine nokta atışı bir transfer, yine Newcastle.

Diğer Adaylar: Alisson Becker, David Raya, Aaron Ramsdale, Neto.


Ben White (Arsenal)

Ben White'ı Altın 11'in diğer üyelerinden ayıran çok temel bir durum var: kadroda aşina olduğu pozisyonun dışında oynayan tek isim White (Rashford'a sol kanat diyebiliriz diye düşünüyorum). Arsenal'ın genç savunmacısı, geçtiğimiz sezonki cüretkar yürüyüşte Gabriel Magalhaes'in partneri olarak sahneye çıkarken bu sezon o görevi William Saliba'ya emanet ederek oyununu ofansta da ilerletmiş bir sağ bek olarak forma giymeye başladı. White'ın geçtiğimiz sezonki istatistikleriyle bu sezonkiler, farklı pozisyonlarda oynadığı için değişkenlik gösteriyor. Örneğin; geçtiğimiz sezon stoper oynarken tutturduğu maç başına 1.34 olan pas arası yapma oranı, bu sezon 0.56'ya düşmüş durumda. Top uzaklaştırma oranı geçtiğimiz sezon 3.16'yken bu sezon 2.16'ya kadar gerilemiş vaziyette. Bununla birlikte, sağ bekte rakip yarı sahayı daha sık ziyaret ettiği için anahtar pas, asist sayısı, beklenen asist sayısı, başarılı orta (geçtiğimiz sezon orta denememiş) ve dripling sayısının arttığı görülüyor. Tüm veriler arasında ise bana en ilginç geleni, pas sayısı ve pas isabet oranındaki artış; 2021/22 sezonunda %53 topa sahip olma oranıyla oynayan Arsenal'ın bu sezon %60 ortalamayı görmesi, doğal olarak tüm oyuncuların miktarlarını hormonluyor. Ancak White'ın stoper oynarken, oyun kurulumu ve hazırlık pasları aşamasında tutturduğu %84.59'luk oranın daha hücumcu bir görüntüdeyken %86.04'e ulaşması, oyuncunun zayıf yönünü ne kadar geliştirmekte hevesli olduğunu gözler önüne seriyor. Sağ bek havuzunda problem yaşayan Southgate'e (!) şahane bir alternatif daha.

Diğer Adaylar: Kieran Trippier, Kenny Tete, Diogo Dalot, Emerson Royal.


Joachim Andersen (Crystal Palace)

Sizi ikna etmeme izin verin. Evet katılıyorum, William Saliba olağanüstü bir sezon geçiriyor (ki bence lige başladığı çizgide değil), Thiago Silva belli bir çizginin altına hiç düşmüyor (Chelsea'nin aksine), Newcastle United'ın iki stoperi de rahatlıkla yazılabilirdi ve mantıklı tercihler olurdu. Hepsine katılıyorum. Ancak ben, "bahsi geçen oyuncuyu denklemden çıkarttığımızda o takım ne kadar kan kaybeder?" sorusuna da yanıt aramayı üstüme vazife gördüğüm için Andersen'i burada bir adım öne çıkartıyorum. Andersen, genellikle fiziksel kapasitesi yüksek ve dirençli oyunculardan oluşturulan Crystal Palace'ın bir numaralı saha içi komutanı ve pas repertuarı bakımından değil Palace, ligin en kaliteli isimlerinden biri. Dün yolların ayrıldığı Patrick Vieira'nın çoğunlukla uzun toplara dayandırdığı Palace hücumlarının da sebebi (bence), Fransız menajerin oyun içi tercihlerinden çok Joachim Andersen'in bu konudaki marifetinden yararlanma isteği. Hatta Palace'ın Andersen'i bir nevi Tom Brady rolünde kullandığını söylesek abartmış olmayız (oluruz). Bununla birlikte Andersen, maç başı 6.9 top uzaklaştırmayla savunma anlamında da farkını hissettiren bir savunma oyuncusu. Palace asırlardır maç kazanamıyor olsa da oyum, Andersen'den yana.

Diğer Adaylar: William Saliba, Thiago Silva, Fabian Schär, Lewis Dunk.


Nathan Ake (Manchester City)

Phil Foden, Ruben Dias, Kyle Walker ve Riyah Mahrez'in önünde Manchester City'nin bu sezonki en çok süre bulan dokuzuncu oyuncusu olan Nathan Ake'yi, Luke Shaw bu kadar iyi bir sezon geçirmiyor olsaydı sol beke yazıp kadroya ekstra bir stoper düşünürdüm. Böylelikle Saliba konusunda gelecek tepkilerin de önüne geçerdim. Her neyse. Çıktığı 21 maçın 7'sinde sol bek oynayan Ake, birçok maçta da stoperde konumlanmasına rağmen sistem içerisinde yer değiştirerek formayı sık sık sol çizgiye ayak basarak terletti. Ake'nin bu sezon dikkatimi çeken iki istatistiği var; Premier Lig ortalamasının 1.82 olduğu bir denklemde ortalama altı boya sahip bir oyuncu olarak sol bekte oynarken çıktığı hava toplarının %96'sını kazanması (maç başı 2.13) ve üçüncü bölgede maç başına 16.77 tane pas yapması (isabet oranı 97.4). Kendi adına en iyi Manchester City sezonunu geçirdiği konusunda ekstra bir söylemde bulunmayacağım.

Diğer Adaylar: Lisandro Martinez, Sven Botman, Virgil van Dijk, Ben Mee.


Luke Shaw (Manchester United)

2023 model Manchester United, 'pozisyonunda dünyanın en iyisi' iddiasında bulunabileceğiniz oyunculardan kurulmuş bir kadro değil. Bunda hemfikir miyiz? Acaba yanlış düşünüyor olabilir miyiz? Çünkü Luke Shaw, özellikle Dünya Kupası sonrasındaki vites arttırışıyla United taraftarlarının büyük çoğunluğunun ve baştaki çıkarıma katılanların kafasını karıştırdı. Üstelik o da tıpkı Ake gibi, iki pozisyonu birden idare ettiği zamanlar geçirdi. Nottingham Forest maçında Erik ten Hag'ın, Lisandro Martinez ve Harry Maguire kulübede otururken Raphael Varane'ın partneri olarak belirlediği Shaw, Wolverhampton ve Manchester City maçlarındaki galibiyetlerde de savunma göbeğindeydi ve zaferlerde büyük rol oynadı. Üstelik stoperde oynamaya alışmamış biri olarak bir yandan da sol bek Tyrell Malacia'nın zaaflarını örtmek zorundaydı. Tüm bu sınavlardan başarıyla geçen İngiliz oyuncu, Manchester United beklentilerin üzerinde bir sezon geçirirken ilk 11'deki yeri tartışılmayan isimlerden biri ve kariyer gidişatı için bu çok mutluluk verici.

Diğer Adaylar: Andrew Robertson, Pervis Estupinan, Oleksandr Zinchenko, Rayan Ait Nouri.


Bukayo Saka (Arsenal)

Buraya Miguel Almiron veya Solly Marsch'ı yazmayı çok isterdim ancak Bukayo Saka sizi, tıpkı onu savunmak zorunda olan rakipler gibi, bir noktada çaresiz bırakabiliyor. Geçtiğimiz sezon Arsenal'ın ikame edilemezlerinden birine dönüşen Saka, sezonu büyük ihtimal double-double (10 gol 10 asist) ile tamamlayacak ve Arsenal şampiyon olursa 'Premier Lig'de Yılın Oyuncusu' ödülü için adından yüksek sesle söz ettirecek. Kendisinin bu sezonki inanılmaz performansından aşırı derecede etkilenen yalnızca ben değilim, siz değilsiniz. Geçtiğimiz hafta Ladbrok Fanzone'a konuşan The Invincibles üyelerinden Lauren, Saka'nın 2004 takımında 11 oynayabilecek tek güncel Arsenal oyuncusu olduğunu söyledi. Arsenal akademisinden yetişen bir oyuncu için büyük gurur nişanesi olsa gerek.

Diğer Adaylar: Miguel Almiron, Solly Marsch, Mo Salah, Raheem Sterling, James Maddison.


Joao Palhinha (Fulham)

Joachim Andersen başlığındakine benzer şekilde giriş yapmak istiyorum. Eylül ayında forma giymeye başlayan Casemiro, Orta Çağ'dan kalma Manchester United'a internetin gelişi gibiydi. Bruno Guimaraes, sezon başındaki performansını yeni yıla taşıyamasa da hala güçlü bu pozisyon için tercih edilebilecek bir aday. James Maddison, çamurla kaplanan Leicester'da bile ışıldamaya devam ediyor. Hepsini ve daha fazlasını, teker teker kabul ediyorum. Ancak Andersen-Palace ilişkisindeki gibi, Palhinha'nın ortalıkta olmadığı bir Fulham düşünüyorum ve -Marco Silva adına- uykularım kaçıyor. Üstelik bunu yalnızca tahayyül etmeye gerek yok, halihazırda iki haftadır şahit olunan bir gerçekten bahsediyorum. Premier Lig'de bu sezon en çok müdahale deneyen ve en çok başarılı müdahale yapan ikinci oyuncu olan Palhinha'nın esas alamet-i farikası, Fulham'ın hücumu ve savunması arasındaki köprü görevini çok verimli yapıyor olması. Ligin rakip yarı sahada en çok pas arası yapan üçüncü oyuncusunun dönüşünü en az Fulham'ın hücumcuları kadar, Palhinha'yı Altın 11'e yazanlar da bekliyor; çünkü ikna etmemiz gereken ciddi bir kitle var.

Diğer Adaylar: Casemiro, Rodri, Moises Caicedo, Ruben Neves, Tyler Adams. 


Martin Odegaard (Arsenal)

Uzun uzun yazmak istemiyorum. Yalnızca Kevin De Bruyne ile aralarındaki, rakamlara yansıyan farkları sunacağım. Odegaard'ın 26 maçtaki (tamamı ilk 11) 10 gol 6 asistine karşılık Kevin De Bruyne'nin 25 maçta (22'si ilk 11) 4 gol 12 asisti var (tebrikler Haaland). Gol+asist ve gol+asist beklentisinde (xG+xAG) aynı oranı tutturan iki oyuncu arasındaki en büyük fark -sanırım- alıştırdıkları standartlar (ki benzerini Palhinha'yla kıyaslarsak Rodri için de söyleyebiliriz): Odegaard kariyerinin en iyi sezonlarından birini geçiriyor ve Arsenal'ın lokomotifliğine soyunuyorken Kevin De Bruyne'nin en iyi 3 sezonundan birine yakın olduğunu düşünenlerin sayısı çok azdır diye tahmin ediyorum. Ki De Bruyne'nin bu durumda bile kilit pas, şans yaratma ve asist gibi alanlarda zirvede oturduğunu unutmayalım. Ancak dediğim gibi, standartlar.

Diğer Adaylar: Kevin De Bruyne, Bruno Guimaraes, Alexis Mac Allister, İlkay Gündoğan.


Marcus Rashford (Manchester United)

Bu sezon Erling Haaland'ın elinden 'Premier Lig'de Yılın Oyuncusu' ödülünü çalmak, 1 dakikada FBI'ın internet sitesini çökertmekten zor olsa da 'Sir Matt Busby Yılın Oyuncusu' ödülünde Rashford'ın pek rakibi olacağını sanmıyorum. Avrupa'nın beş büyük liginde en çok gol atan üçüncü oyuncu konumunda bulunan Rashford, Dünya Kupası arasından sonra ligde çıktığı 12 maçta 10 kez fileleri sarstı ve bu gollerin 6'sı Manchester United'ı öne geçiren vuruşlardı. Leicester City'e attığı golle Old Trafford'da arka arkaya yedinci lig maçında da gol atarak Wayne Rooney'nin 11 yıllık rekorunu egale eden Rashford'ın durmak bilmeksizin ilerleyişi, övgüleri Erik ten Hag'ın oyuncular üzerindeki etkisine toplasa da, United'ın hücum koçu Benni McCarthy'nin de saha içi ve dışındaki rolünü de es geçmemek gerek. Futbolculuğunu bir savunmacı olarak geçiren ten Hag da, McCarthy'nin hücumcular konusundaki tecrübesinin kulübedeki bir 'dengeleyici' olduğunu kabul ediyor.

Diğer Adaylar: Jack Grealish, Gabriel Martinelli, Phil Foden, Kaoru Mitoma, Harvey Barnes.


Harry Kane (Tottenham Hotspur)

Tottenham tarihinin en golcü oyuncusunu Altın 11'e yazarken, en yakın rakibi olarak gördüğüm Ivan Toney ile kıyaslamak istiyorum. Thomas Frank'e (ve istatistiklere) göre ligin en iyi penaltıcısını bir diğer 9 numarayla kıyaslarken penaltıları denklem dışına çıkartmak, Toney için dezavantaj yaratan ve bazıları tarafından haksızca görünen bir durum. Toney'nin şu an ligde penaltılar dışında 11 golü var ve bunlardan 3'ünün Illan Meslier'in uykusuz gözüktüğü bir günde Leeds'e karşı geldiğini hesaba katarsak, aslında Toney'nin gol sayılarının -az da olsa- illüzyon yarattığını düşünebiliriz (düşünmeye de biliriz). Bununla birlikte, "bitirici" profildeki Toney'nin "oyun kurucu" Kane'den daha fazla asist (4) ve başarılı pas yaptığı da değinilmeden geçilecek bir durum değil. Partnerlerine pozisyon hazırlama konusunda tarihin gördüğü en özel oyunculardan biri olan Kane'in 27 maç sonundaki toplam asist beklentisinin yalnızca 4.5'te kalması Son, Kulusevski ve Richarlison'un performansıyla birlikte Antonio Conte'yi de eleştiri oklarının hedefine getiriyor. Yine de Tottenham'ın Şampiyonlar Ligi potasında barınabilmesi ve Kane'in kendi kariyeri açısından en özel rekoru egale etmesi, yıldız oyuncuyu benim nazarımda bir adım öne çıkartıyor. Futbola bahis katmayı sevmeyen de biri olarak oyum Kane'den yana.

Diğer Adaylar: Ivan Toney, Leandro Trossard, Gabriel Jesus, Wilfried Zaha.


Erling Haaland (Manchester City)

Haaland'a ekstra ne ekleyebilirim bilmiyorum. Norveçli tankın ilk sezonunda ligin dengelerini -uzun süre düzeltilemeyecek şekilde- sarstığı bariz ortadayken City ile çarpışmaya hazırlanan diğer 19 takım, Haaland'ı durdurmanın formülünü bulmak için haftalarca düşünmek zorunda (veya Luke Shaw'dan bir seminer talep edebilirler). Haaland'ı DC evreninden Superman'e, geri kalan 532 Premier Lig oyuncusunu da Marvel evreninden kahramanlara benzetiyorum. Umarım farkı anlatabilmişimdir.

Diğer Adaylar: Aleksandar Mitrovic, Darwin Nunez, Rodrigo, Ollie Watkins, Brennan Johnson.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

Altın 11'inizi Oluşturun!

Sezonun menajeri ve oyuncusunu seçiyor, kadrosunu oluşturuyoruz.

18 Mar 2023

Altın 11'inizi Oluşturun!

YAZARLAR

Umut Öztürk

Premiercast.

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR