SIRADIŞI

SIRADIŞI

Karla kaplı bir dağın tepesinden ayaklarınıza taktığınız kayak takımıyla kendinizi bırakıvermek yeterince heyecan verici bir aktivite gibi duruyor, değil mi? Birçokları için cevap, “evet” olabilir. Ama 1960’ların daha fazla özgürlük adına yanıp tutuşan gençleri için bu yeterli değildi. Sıkı kuralları olan bir sporla uğraşmak sıkıcı geliyordu.

Bilindiği üzere 60’lar, savaş sonrası neslin dünyayı daha farklı gördüğü ve onu değiştirmek adına daha fazla özgürlük talep ettiği bir dönemdi. Dünya değişirken spor da ona ayak uydurmalıydı tabii. Renkli, parlak kıyafetler ile akrobatik hareketleri hatta müziği ve dansı kayak sporuna dahil eden serbest stil kayağın doğuşu işte bu günlere dayanıyor.

Kış sporu dendiğinde akla ilk gelenlerden kayakta, sporun değişimine öncülük eden isim ise Alp disiplininde 1952 Kış Olimpiyat Oyunları altınına sahip Stein Eriksen oldu. Karizması, yakışıklılığıyla birçoklarına göre kayak dünyasının ilk süperstarıydı. Norveçli kayakçı Oslo’da aldığı altın madalya sonrası ABD’ye yerleşti ve burada kayak eğitmenliği yapmaya başladı. 

İşte bu dönemde kayak takımlarıyla yaptığı akrobatik hareketler yeni bir spor dalının doğuşunu sağladı. Öyle ki bu sayede sporun içine sanat ile sporcuların sonsuz hayal gücü ve yetenekleri dahil oldu. Bir miktar asi, başına buyruk, ne yapacağı belli olmayan insanlar her zaman ilgi çeker değil mi? İşte, serbest stil kayakçılar da çokça izleyicinin ilgisini çekti.

Ancak bu güzellik içinde riskler de barındırıyordu. Serbest stil kayağa aynı zamanda “hot-dogging” denmesinin sebebi, başkalarını etkilemek adına yapılan gösterişli ve bir o kadar tehlikeli olan hareketlerdi tabii ki. O zamanın ekipmanlarıyla havada atılan parendeler, ters hareketler, dönüşler kötü sonuçlar doğurabiliyordu. Ciddi yaralanmalar, sakatlıklar bu sporun sponsorluk bulmasına ve bir olimpik spor olmasına engeldi.

Bu engellere karşın hem sporcuların hem de izleyicilerin serbest stil kayağa olan ilgisi devam etti. Nihayet Calgary 1988’de serbest stil kayak, olimpik takvimine (gösteri sporu olarak) dahil oldu. Öncesinde zaten ulusal ve uluslararası federasyonlar tarafından tanınmış ve dünya şampiyonaları düzenlenmeye başlanmıştı. Serbest stil kayak o dönem mogul, aerials ve ballet olmak üzere üç disiplinden oluşuyordu. Calgary’de bu üç disiplinde de oyunlar gerçekleştirildi.

Albertville 1992’ye gelindiğinde serbest stil kayak mogul disiplini ile resmi olarak oyunlara dahil edildi. Onu, 1994’te aerials kategorisi takip etti. Kayağı, müzik ve dansla birleştiren ballet disiplini ise hiçbir zaman oyunlara dahil olamadı. 

1960’larda spora biraz daha heyecan ve özgürlük katmak adına yapılan hamlelere benzer şekilde bugünlerde de yeni nesil izleyiciler ve spora katılanlar adına farklı arayışlar var. Bu amaçla, son dönemlerde eklenen ski cross, halfpipe, slopestyle ve Beijing 2022’de oyunlara yeni dahil olacak big air disiplinleri ile serbest stil kayağın içeriği daha da genişletildi.

Karla kaplı tepelerden hızla kayarak inen sporcuları izlemek güzel ama bunu bir de akrobatik hareketlerle süsleyenleri izlemek daha da heyecanlı, öyle değil mi?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

❄️ Kış Hikâyeleri #1

Curling, Serbest Stil Kayak, Buz Hokeyi, Buz Pateni

25 Oca 2022

Serbest Atış

YAZARLAR

Eren Büyükyavuz

Yazar - Punto

İLGİLİ OKUMALAR