Özel sektör döngüsel ekonomiden ne anlıyor?

Şirketlerin döngüsel ekonomi tanımları, sorumluluk çerçeveleri ve sürdürülebilirlik bağlamı.
Özel sektör döngüsel ekonomiden ne anlıyor?

Döngüsel ekonomiye geçişte en güncel tartışmalardan biri kimlerin bu dönüşüm sürecinde sorumluluk alması gerektiği ile ilgili. Küresel eylem planları genellikle topu özel sektöre atıyor olsa da devletlerin, bireylerin, akademinin ve STK’ların da eşit derecede sorumluluk alması gerektiği bir gerçek. Yine de özel sektöre yüklenen bu sorumluluk döngüsel ekonominin özellikle kurumsal sosyal sorumluluk stratejileri içindeki önemini de artırıyor. Fakat bu artan önem elbette çeşitli sorunlar da yaratıyor.

Döngüsel ekonominin sınırlarının net bir çerçeveye sahip olmaması – ki Döngüsel Ekonomi 101 olarak en iyi özelliklerinden birinin bu olduğunu düşünüyoruz – her şirketin kendine göre döngüsel ekonomi çerçevesi çizmesine neden oluyor. Bu da elbette döngüsel ekonominin yanlış anlaşılmasına, sadece atık yönetimi stratejisi olarak görülmesine ve dolayısıyla da dönüşüm sürecinin yavaşlamasına neden oluyor.

Bu sorundan yola çıkan akademisyenler özel sektörde döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlik arasındaki ilişki temasını odağa alarak bir araştırma gerçekleştiriyor. İtalya ve Hollanda’da döngüsel ekonomi alanında öncü konumda olan şirketlerle yaptıkları bir araştırma sonucunda da “What Is the Relation between Circular Economy and Sustainability? Answers from Frontrunner Companies Engaged with Circular Economy Practices” adlı makaleyi yayımlıyorlar.

Makalenin tamamına elbette odaklanmayacağız fakat Döngüsel Ekonomi 101 olarak döngüsel ekonominin doğru anlaşılması adına bugüne kadarki tüm yazılarımızda dikkat çektiğimiz bazı konuları bu araştırma ile tekrar ele almamız, özel sektörün dönüşüm sürecindeki doğru ve yanlışları tartışmaya açmamız gerektiğine inanıyoruz.

Gelin özel sektör döngüsel ekonomiyi nasıl tanımlıyor, sürdürülebilirlikle nasıl ilişkilendiriyor ve ne kadar önem veriyor hep birlikte inceleyelim.

➡️ Döngüsel ekonomi nedir?

Araştırmada şirketlere sorulan sorulardan ilki döngüsel ekonominin tanımı ile ilgili. Şirketlerin büyük çoğunluğunun kendi şirketlerine uygun döngüsel ekonomi tanımı yaptıkları görülürken, yalnızca birkaç tanesi Ellen MacArthur Foundation veya Avrupa Komisyonu tarafından yapılan tanımlara yakın tanımlar yapıyor.

Döngüsel ekonominin karakteristik özellikleri sorulduğunda ise “Atık oluşumunu önleyecek şekilde ürün tasarımı yapmak” en çok söylenen özellik olarak karşımıza çıkıyor. Fakat burada başka bir sıkıntı var. Döngüsel ekonominin en temel prensiplerinden olan Ürün olarak hizmet/Product as a Service” özelliği şirketler tarafından en az söylenen özellik. Ürün sahipliğini tüketiciden alıp üreticiye vermeyi öngören, bu sayede ürünlerin çok daha uzun süre kullanımda kalmasını sağlayacak bakım, onarım gibi süreçlerin yürütülmesini amaçlayan bu özellik şirketlerin çok da önem vermediği bir özellik.

Kaynak: https://link.springer.com/content/pdf/10.1007/s43615-021-00064-7.pdf syf:740


🔍 Döngüsel Ekonomi 101'in yorumu: Döngüsel ekonominin net bir tanımı olmasa da kavramı sadece atık yönetimi ya da döngüyü kapatmak için geri dönüşüm veya 10 R Stratejisi ile sınırlandırmak hatalı. Döngüsel ekonomi lineer ekonominin tam tersi olan bir düşünce sistemi, bir iş yapış sistemi olarak ele alınmalı.

Bu sayede sadece atığı doğru yönetmeyi değil atık oluşumunu önlemeyi, bunu önlemek için tasarım süreçlerini değiştirmeyi, bunu değiştirmek için düşünce yapısını değiştirmeyi, bu düşünce yapısını değiştirmek için eğitim sistemini değiştirmeyi… diye uzayan bir zincirleme değişim gerektirir. Yani döngüsel ekonomi toplumsal bir sistem değişikliği gerektiren bir düşünce yapısı. Şirketlerin kendi uygulamalarına göre yaptıkları tanımlar döngüsel ekonominin potansiyelini sınırlandırmakla birlikte yalnızca lineer ekonomi, dolayısıyla mevcutta yaşanılan sorunların üzerine yama yapmaktan farksız olacaktır.


İndirgeyici tanımlar

Şirketlerin dörtte biri döngüsel ekonomiyi tanımlarken toplumsal bir düşünce yapısı değişimi gerektiğine de vurgu yapıyor. Yalnızca birkaç tane ufak çaplı girişimin döngüsel ekonomiyi “doğaya saygı duymayı teşvik eden” bir düşünce sistemi olarak tanımladığı da araştırmacılar tarafından belirtiliyor.

Ayrıca yine döngüsel ekonomi tanımı yaparken şirketlerin üçte birinin döngüsel ekonomiyi “çatı konsept” olarak tanımlamaları dikkat çekiyor. Çatı konsept olarak bünyesinde farklı farklı konseptlere de yer veren döngüsel ekonomi (biyomimikri, beşikten beşiğe (cradle to cradle), R stratejileri gibi) şirketlerin bir kısmı için duruma göre değişen bir tanıma sahip olabilir.

🔍 Döngüsel Ekonomi 101'in yorumu: Şirketler döngüsel ekonomiyi nerede, nasıl kullanıyorsa ona göre tanımlarının değiştiğini görmek mümkün. Bu, bazıları için döngüsel ekonominin esnek yapısı sayesinde her konuya uyum sağlayabileceği gibi pozitif bir anlamın ortaya çıkmasına olanak tanıyor. Diğer taraftan döngüsel ekonomiyi duruma göre tanımlamak bizim de en çok eleştirdiğimiz tek bir basit stratejiye indirgenmesi sorununa yol açıyor. Sadece atık yönetimi olmadığı gibi sadece kaynakların verimli kullanılması olarak indirgenmiş bir tanımla döngüsel ekonominin bütünsel anlamını yitirdiği görüşündeyiz.


"Daha az tüketim" kimin sorumluluğu?

Araştırmanın devamında dikkat çekilen bir diğer konu ise döngüsel ekonominin en önemli özelliklerinden birinin yeterlilik olarak tanımlanması. Şirketlerin yarısından fazlası döngüsel ekonominin yeteri kadar tüketim, verimli kaynak kullanımı özelliklerinin çok önemli olduğunu belirtse de tüm katılımcılar “daha az tüketmenin” kimin sorumluluğunda olduğunu bilmediğini belirtiyor.

Şirketler daha az tüketmeye teşvik etmenin kendi sorumlulukları olmadığını, sadece tüketicilerden gelen talebe yanıt vermekten sorumlu olduklarını belirtiyor. Bir diğer deyişle daha az tüketme sorumluluğu tamamen tüketiciye bırakılıyor.

Direkt olarak firmadan müşteriye ticaret (B2C/Business to Consumer) yapan firmalar sorumluluğu tüketiciye bırakırken, firmadan firmaya (B2B/Business to Business) ticaret yapan firmalar kimin sorumlu olduğu konusuna çok fazla etkileri olmadığını belirtiyor. Daha az tüketme konusu bağlamında son dikkat çeken not ise “az ile yetinmenin” döngüsel ekonomi ile ilgisiz olduğunu, tüketicilere "daha az tüketin” demek yerine onlara “sorumlu tüketim” bilincinin aşılanması gerektiğini savunuyor.

➡️ Döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlik

Araştırmaya katılan şirketlerin büyük bir çoğunluğu döngüsel ekonominin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşmak için birçok araçtan biri olduğunu belirtiyor. Döngüsel ekonominin en güçlü olduğu alanın çevresel konular olması dikkat çekerken daha sonra sırayla sosyal ve ekonomik alanlardaki etkisi vurgulanıyor. Fakat dikkat çeken en önemli konu ise tüm katılımcıların döngüsel ekonominin uygulanması sayesinde sosyal eşitlik açısından herhangi bir iyileşme olmadığı konusunda hemfikir olması.

Sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonominin iç içe geçmiş kavramlar olduğu konusunda hemfikir olan katılımcılar, döngüsel ekonomiyi sürdürülebilirlikten ayıran en önemli eksiğin sosyal konulara direkt etki etmediği görüşünde. Çevresel ve ekonomik konularda amaçlara ulaşmak için döngüsel ekonominin en güçlü araç olduğunu düşünen katılımcılar, bu aracın sosyal konulara direkt bir katkı sunmadığını öne sürüyor.

Tüm bunlara ek olarak katılımcıların hepsinin anlaştığı bir diğer konu ise "döngüsel ekonominin mi yoksa sürdürülebilirliğin mi daha genel, daha kapsayıcı bir konsept olduğunu söyleyemeyecekleri" konusu. İkisinin de çok geniş konseptler olması ve iç içe geçmiş olmaları dolayısıyla net bir ayrım yapılamayacağı ve zamanın aradaki farkı netleştireceğine inanılıyor.

Son olarak da katılımcılardan bazıları sürdürülebilirliği “daha az olmalı” terimi ile bağdaştırırken döngüsel ekonomiyi başka alternatif ne olabilir? Bu mümkün mü?” gibi daha pozitif, daha yenilikçi sorularla bağdaştırıyor. Sürdürülebilirliğin daha havada kalan bir konsept olduğu düşünülürken, döngüsel ekonominin daha mantıklı, daha elle tutulur, daha bilimsel temellere dayanan bir konsept olduğu da katılımcıların önemle vurguladıkları noktalar arasında.

Kaynak: https://link.springer.com/content/pdf/10.1007/s43615-021-00064-7.pdf syf:743


Sonuç olarak, döngüsel ekonomi hakkında Döngüsel Ekonomi 101 olarak bizim de her zaman dikkat çektiğimiz yanlış anlamlandırma sorunu sadece ülkemizde değil, bugün dünyada döngüsel ekonomi alanında lider ülkelerde de görülüyor.

Döngüsel ekonominin doğru anlaşılması ve sadece çevresel veya ekonomik konularla bağdaştırılmaması için, atılacak her adımın sosyal konularda da fazlasıyla pozitif bir etki yaratacağını daha önceki yazılarımızda tartıştık, tartışmaya da devam ediyoruz.

Sürdürülebilirlik mi daha kapsayıcı yoksa döngüsel ekonomi mi daha uygulanabilir? Kimsenin net bir cevabı olmasa da yapmamız gereken şey çok basit. Döngüsel ekonomiyi en geniş konsepti ile okuyup, öğrenip, uygulamaya geçirmek. Toplumsal değişim hem çevre hem sosyal hem de ekonomik alanlarda yapılacak bütünsel reformlarla mümkün olabilir. Bunun temelinde de her bireyin bilinçlenmesi yatar.

Ne dersiniz, bu araştırma Türkiye’de yapılsa sonuçlar nasıl olurdu?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Döngüsel EkonomiDöngüsel Ekonomi

BÜLTEN SAYISI

Özel sektör döngüsel ekonomiden ne anlıyor?

Şirketlerin döngüsel ekonomi tanımları, sorumluluk çerçeveleri ve sürdürülebilirlik bağlamını tartışıyoruz.

07 Tem 2022

unsplash.com

YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi

Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!

İLGİLİ OKUMALAR