Sistemler nasıl dönüşür?

➰ Döngüsel bir sistem dönüşümünde dikkat edilmesi gerekenler
Sistemler nasıl dönüşür?

Döngüsel ekonominin küresel gündemdeki önemi arttıkça konseptin herkes tarafından kabul gören bir tanımı olması yönündeki beklentiler de artıyor. Döngüsel ekonomiyi sistemsel bir düşünce yapısı, iş yapış şeklimizi baştan aşağı değiştirecek bir çatı konsept olarak ele almamız gerekirken çok daha basite indirgenmiş tanımlamalar, döngüsel ekonominin potansiyelini gerçekleştirmesine engel oluyor.

Yalnızca “yenilikçi atık yönetim” stratejisi olarak ele alındıkça farklı paydaşların döngüsel ekonomiye dair hedefleri de bu çerçevede kısıtlanıyor. Önceki yazılarımızda da yer verdiğimiz gibi döngüsel ekonomiye geçiş süreci her paydaşın ve her sektörün kendi karakteristik özelliklerine göre en baştan belirlenecek farklı yol haritaları gerektiriyor. Yani bir diğer deyişle, döngüsel ekonomi konseptinin doğru şekilde anlamlandırılması ve kendi süreçlerimize entegre edilmesi kritik önem taşıyor. Bu da aslında döngüsel ekonominin neden tek ve kapsayıcı bir tanımı olmaması gerektiğini, neden tek bir çerçevede ele alınmaması gerektiğini açıklıyor.

Bu nedenle döngüsel ekonominin yalnızca tüm kaynakların verimli kullanılması amacıyla sistemsel bir dönüşüm gerektirdiğine yönelik bir tanıma sahip olması çok daha mantıklı. Her paydaşın kendi hayatında, iş yapış şeklinde veya düşünce sisteminde farklı kaynaklar ve yol haritaları var. Bu da her paydaşın kendi kaynaklarını en verimli şekilde kullanacağı yeni bir sisteme geçmesini gerektiriyor. Peki döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde sistemsel bir dönüşüm nasıl olabilir? Bu haftaki tartışma konumuz sistemsel dönüşüm için dikkat edilmesi gerekenler üzerinden şekilleniyor.

Bu hafta tartışmamıza The Impossibilities of the Circular Economy” kitabında yer alan “Circular Economy through a system change lens” makalesi eşlik ediyor.

Sistemsel dönüşüm için ne gerekiyor?

➰ Sistemi iyileştirmek değil, yeniden tasarlamak

Sistemsel dönüşüm hem makro hem de mikro seviyede ele alınması gereken zorlu ve uzun bir süreç. Şu anda içinde bulunduğumuz ve özellikle devletler ve özel sektör liderliğinde yürütülen sürdürülebilirlik çalışmaları mevcut yapıları baştan tasarlamak yerine o yapılar içindeki hatalı noktaları iyileştirme odağında ilerliyor. Yani bir diğer deyişle daha en başta, tasarım aşamasında çevresel ve sosyal refah odaklı tasarlanmamış olan sistemlerin yenilenmesi değil, iyileştirilmesi amaçlanıyor. Burada Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını çevresel ve sosyal çıktıların önceden belirlenmesi olarak ele almak mümkün olsa da yapılan çalışmalar bu SKA’lara ulaşmak için sistemsel bir dönüşümü değil, sistemin iyileştirilmesine odaklı yürütülüyor.

Döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde ele alınan sistemsel dönüşüm ise bunun tam tersi, önce çevresel ve sosyal çıktıların tanımlanmasını ve bu tanımlamalar odağında tüm yapıların baştan tasarlanmasını öneriyor. Yani yalnızca içinde bulunulan sektör özelinde üretim ve tüketim yapılarındaki hataları gidermek değil, tüm sistemin (küresel sistemler dahil) önceden belirlenmiş çevresel ve sosyal refah odaklı beklentilere yönelik kurgulanması bekleniyor. Bu nedenle döngüsel ekonomiye geçişte sistemsel bir dönüşüm amaçlıyorsak dikkat etmemiz gereken ilk kritik nokta sistemin iyileştirilmesine değil, sistemin en baştan yeniden tasarlanmasına ihtiyacımız olduğu olarak özetlenebilir.

➰ Tüm paydaşların görüş, öneri ve beklentilerini değerlendirmek

Yazılarımızı uzun zamandır takip eden okurlarımızın hatırlayacağı gibi bireyler, döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde her paydaş kadar önemli, ama bu paydaşa gerekli ilginin gösterilmiyor. Toplumsal ve ekonomik yapıların bireyler tarafından oluşturulduğu, yönlendirildiği ve şekillendirildiğini kabul ettiğimizde sistemsel dönüşüm için de kritik öneme sahip olan geri bildirim süreçlerinin önemini anlayabiliriz.

Döngüsel ekonomiye geçişte kritik öneme sahip olan geri bildirim süreçleri değişim sürecinde atılan her adımın aslında tüm paydaşlar tarafından gözden geçirilmesini ve hatalı, eksik veya geliştirmeye açık alanların paylaşılmasını amaçlar. Bu sayede sistemsel dönüşüm için daha ilk tasarım aşamasında belirlenmesi gereken çevresel ve sosyal çıktılar odağında atılan tüm adımların tüm paydaşlar tarafından incelenmesi mümkün olabilir. Bunun tam tersi durumda ise bugün içinde bulunduğumuz sürdürülebilirlik dönüşümünde karşılaştığımız temel sorunlar ortaya çıkar.

Özel sektörün veya devletlerin kendi başlarına aldıkları kararlar sonucu ortaya çıkan dönüşüm yol haritaları tüketicilerin yani bireylerin görüşleri alınmaksızın yürütülüyor. Bunun temel sebebi bir devletin veya şirketin dönüşüm sürecine toplumun da sorgusuz sualsiz uyum sağlayacağının düşünülmesi. Çeşitli regülasyonlar veya yeni iş modelleri ile bazı hatalı noktaları iyileştirmeyi amaçlayan devletler veya özel sektör toplumu oluşturan en temel paydaş olan bireylerin gerçekçi beklentilerini karşılayacak bir dönüşüm sürecine dahil olmadıkları müddetçe sistemsel bir dönüşümden bahsetmek de mümkün olmaz. Bu nedenle yalnızca bireylerle de kısıtlı olmayacak şekilde tüm paydaşların görüş, öneri ve beklentileri dönüşümün her aşamasında alınmalı ve değerlendirilmeli.

➰Bilimsel temelli, gerçekçi süreçler yürütmek

Döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde sistemi hem makro hem de mikro seviyede ele alırken dikkat edilmesi gereken belki de en önemli nokta bilimsel temelli, gerçekçi süreçler yürütmektir. Özellikle de konu döngüsel ekonomiye geçişin tasarlanması olduğunda geri dönüşüm odaklı bir sistem kurgulanması bilimden ve gerçeklerden tamamen uzak bir yaklaşımdır.

Geri dönüşüm, döngüsel ekonomi içinde en son tercih edilen adımdır. Konuyu detaylı olarak ele aldığımızda günümüz teknolojileri ile tamamen geri dönüşüme odaklı bir sistem kurgulanamayacağını görebiliriz. Bunun temel sebebi genel anlamda fizik, biraz daha özele indiğimizde ise termodinamik yasalarıdır. Bu yasaların teknik detaylarına girmeyeceğiz fakat özetlemek gerekirse geri dönüşüm sonsuza kadar devam etmesi mümkün olmayan, bu nedenle de bir noktada kaynakların verimsiz kullanıldığı bir süreçtir. Mevcut teknolojiler bugün “geri dönüştürülebilir” olarak adlandırılan birçok materyal ve malzemenin aslında en fazla %10-15 oranlarında geri dönüştürülebilmesine olanak tanır. Özellikle birçok farklı ham madde kullanılarak üretilen ürünlerin geri dönüşüm oranları oldukça az.

Durum böyleyken sıkça duyduğumuz geri dönüşüm odaklı dönüşüm stratejilerinin tamamı aslında bilimsel gerçeklerden uzak, gerçekçi olmayan yol haritaları. Tam da bu noktada döngüsel ekonominin doğru anlaşılması, çatı bir konsept olarak içinde barındırdığı farklı konseptlerin (biyomimikri, beşikten beşiğe, R-stratejileri vb.) öğrenilmesi ve bu kapsamda bir sistemsel dönüşüm tasarlanması çok daha önemli bir hâl alıyor.

➰ Değişime açık düşünce yapısı

Sistemsel dönüşümün en zorlu yanlarından biri de tüm sistemi hem makro hem de mikro seviyede dönüştürme gereksinimi. Bu da süreçte çok daha kompleks bir yapıya sahip olmasını gerektiriyor. Birçok farklı etkenin aynı anda düşünülmesi gereken bu süreç elbette tek bir çerçeveye sıkıştırılamayacak kadar geniş kapsamlı olacaktır. Bu nedenle sistemsel dönüşüm sürecinde ilk başta belirlenen tanımlamalar, yol haritaları ve aksiyon planları zaman içinde değişmek zorunda kalabilir.

Bu da aslında döngüsel ekonomiye geçiş sürecindeki belirsizliğin bir noktada doğru yolda olduğumuzu gösterdiğine işaret ediyor. Fakat bu belirsizlik elbette herkesin  bu dönüşüm sürecini kendi başına yürütmesine neden olmamalı. Bu nedenle bugün belirlenecek yol haritaları, tasarlanacak yeni yapılar belirsiz bir süre sonra değişime açık olacak şekilde şekillenmeli. En doğru, en optimum çözümleri veya yol haritalarını belirlemeye çalışmak yerine bugün için doğru kabul edilen bilimsel gerçekler ışığında belirlenecek yol haritaları hızlı aksiyon alınmasına da olanak tanıyacaktır. Mevcut sistemimizin özellikle çevresel ve sosyal etkileri göz önüne alındığında mükemmeli arıyor olmak bizleri tamamen yavaşlatacak ve hatta ana amacımızdan sapmamıza neden olacaktır.

Bu nedenle sistemsel dönüşüm için bugünün gerçekleriyle hızlıca aksiyon alınmalı fakat her an değişime açık, bildiğimiz doğruların hatalı olabileceğini devamlı sorgulayacağımız bir düşünce yapısında olmamız gerekiyor.

➰Siyasi gelişmelerden etkilenmeden çevresel ve sosyal refaha odaklanmak

Son olarak, aslında tüm maddeleri kapsarken kişi ve kurumlardan bağımsız bir şekilde amacımıza uygun bir dönüşüm süreci yürütme gerekliliği karşımıza çıkıyor. Bugün özellikle siyasi amaçlar doğrultusunda, siyasi seçim döngüleriyle kısıtlanan politikalar görmek mümkün. Siyasi yapıların işleyişinden bağımsız olarak ele alınması gereken çevresel ve sosyal etkilerimizin aslında tüm görüşlerden bağımsız bir şekilde incelenmesi gerekiyor.

Özellikle iklim krizi veya açlık gibi dünyanın tamamını ilgilendiren spesifik konularla mücadelenin belirli politik amaçlar için kullanılmadığı, gerçekten tüm görüşlerden bağımsız bir üst amaç olarak ele alındığı bir sistemsel dönüşüm gerekiyor. Burada akıllara Paris Anlaşması sonrası birçok ülkenin 20XX net sıfır hedeflerine benzer yol haritaları gelebilir. Bu yol haritalarını o ülkede bulunan tüm paydaşların görüşlerini alarak oluşturmak ve herhangi bir siyasi değişime rağmen tüm paydaşların iş birliği ile sürdürmek gerekiyor. Bu sayede yerel veya küresel siyasi gelişmelerden etkilenmeden yalnızca çevresel ve sosyal refah odaklı sistemsel bir dönüşüm mümkün olabilir.

🔎 Döngüsel Ekonomi 101 yorumu: Özetlemek gerekirse, sistemsel dönüşüm için tartışmaya açtığımız tüm bu konu başlıkları temelde döngüsel ekonominin gerçek potansiyelinin açığa çıkmasına olanak tanıyabilir. Merkezine inovasyonu alan yenilikçi bir sistem tasarımı sayesinde sosyal ihtiyaçları göz ardı etmeden temel bir amaç uğruna iş birliğinin artırılması ve değişimin sağlanması mümkün olabilir.

Döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde diğer paydaşların beklentileri, hedefleri veya attıkları adımlar toplumsal ve ekonomik yapıları oluşturan tüm paydaşlar tarafından bilimsel temeller ışığında sorgulanmalı, eksik/hatalı yanlar belirlenmeli ve gerekiyorsa ortak amaç doğrultusunda değişime zorlanmalıdır.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Döngüsel EkonomiDöngüsel Ekonomi

BÜLTEN SAYISI

Sistemler nasıl dönüşür?

🏗️ Sistemleri yeniden tasarlamak, tüm paydaşları kapsamak, bilimsel temelli süreçler, değişime açık, siyasetten bağımsız süreçler

15 Ara 2022

unsplash.com

YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi

Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!

İLGİLİ OKUMALAR