Siyasette yeni bir seçenek var mı?

5 Kasım - Philips
Philips ile birlikte

Maksimum lezzet, minimum yağ: Philips Airfryer XXL Smart Sensing Sevilen yemeklerin daha sağlıklı alternatiflerini sunarak kısa sürede kalbimizi kazanan airfryer ’lar, Philips uzmanlığıyla evlerimize konuk oluyor. Nedir? Çok kısa bir sürede ve çok az yağ kullanarak hem lezzetli hem de sağlıklı öğünler hazırlama imkânı sağlayan Philips Airfryer XXL Smart Sensing , airfryer hafifliği ve pratikliğiyle tanışmak isteyen herkesi Philips satış noktalarına bekliyor. Neler var? Philips Airfryer XXL Smart Sensing ’e özgü olan Fat Removal teknolojisi, yiyecekleri kolaylıkla fazla yağdan arındırmayı sağlıyor. Philips Airfryer XXL Smart Sensing ’e dâhil olarak gelen aile boyu pişirme tavası ve 9’lu muffin kabı, büyük porsiyonları da tek seferde pişirme imkânı sunarak kalabalık yemeklerin kurtarıcısı oluyor. Çıkarılabilen tüm parçalar hem Airfryer QuickClean sepeti sayesinde hem de bulaşık makinesinde yıkanarak kolaylıkla temizlenebiliyor. Kullanım kolaylığı ve fonksiyonlarıyla tüm mutfakların gözdesi olmaya aday Philips Airfryer XXL Smart Sensing ’i daha yakından incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Prof. Dr. Bekir Berat Özipek

“Ben doğduğumda dünya çok daha basit bir yerdi. Sadece hırsızlar ve polisler vardı.” Matthew Waughn’in bu cümlelerle başlayan “Bir Dilim Suç” filmi, iyi ile kötünün net biçimde ayrıldığı bir dönemden söz eder.

Böyle bir dönemi ben de hatırlıyorum.

Türkiye siyaseti, 2000’li yılların başında büyük bir kırılma yaşadı.

Demokrat Partili yıllar ve Özal ANAP’ının ardından, Cumhuriyet tarihi boyunca yaşanan demokratikleşme anlamındaki üçüncü büyük kırılma dönemiydi bu.

Bu kırılmada bir yanda demokratik görünümlü oligarşik düzen vardı, diğer yanda çevreden gelen ve o oligarşinin mağdur ettiği kitlelere dayanarak onu demokrasiye doğru dönüştürmeye çalışan Ak Parti hükümetleri.

Adaletin gereğinin ne olduğuna ve siyasette bir demokratın nerede durması gerektiğine dair sorulara cevap vermek kolaydı. Görüntü netti ve "başka sorumuz yoktu".

Bugün, realiteyi hakkıyla okumayı makul insanlar için zorlaştıran, siyah ile beyazın o kadar net ayrılmadığı bir dönemdeyiz.

Bugünkü siyasi manzara veya demokrat seçmenin ikilemi

Eskiden Sessiz Devrim kitabında yazan, daha doğrusu o kitabı yazdıran, sahiden de Cumhuriyet tarihi boyunca yapılmamış reformları yapan bir parti vardı ve bu büyük sevabının karşısında ancak ihmal edilebilir günahları vardı. Bugün ise doğrularla yanlışların iç içe girdiği bir tablo var ve hükümet tam da o Sessiz Devrim’de kendi yaptığı özgürleştirici icraatları aşındıran icraatlarıyla gündemde. İktisadi durumdan şikayetçi olmayan yok.

Ama bütün hatalarına rağmen onu yeniden iktidara getirebilecek oyu alabilir; çünkü alternatifi, yani odağında CHP ile İYİ Parti'nin olduğu ittifak güven vermiyor ve demokrasi adına bir heyecan uyandırmıyor.

İktidardan şikayetçi olup onun alternatifi olan muhalefetten korkmak anlaşılabilir bir durum ve bütün o “ben değiştim” mesajlarına rağmen CHP-İYİ Parti blokundan korkmak için haklı sebepleri var geniş kitlelerin. Toplumun geniş bir kesimi, her şeye rağmen, bu iktidar döneminde elde ettiği kazanımların tehdit altında olduğu kaygısını taşıyor.

İktidar karşıtlığında liderleri ve partileri aynı hizaya getirmek seçmenin de bunu onaylayacağı anlamına gelmiyor. Ama onayladı varsayalım, bir an için Osmanlı son döneminden bugüne taşınan “kahrolsun istibdat, çok yaşa hürriyet” sloganı tuttu diyelim, temel siyasi konularda mutabakat olmadan kazanılacak bir zaferin ülkeye hayır getirmeyeceğini Abdülhamit karşıtlığında buluşanların ittifakından biliyoruz.

Bugün altılı masa etrafında bir araya getirilmeye çalışılan muhalefetin hükümet sistemini konuştuğu kadar temel bazı konularda içeriğe girmemesinin, farklı tabanlarda ortak bir imaj oluşturma hedefi açısından bir anlamı var. HDP ile masada görüntü vermeden onun desteğini istemek, temel siyasi konularda ve haklar alanında ne yapılacağına dair açıklama yapmaktan kaçınmak ve genel bir demokrasi retoriğiyle durumu idare etmeye çalışmak, “O gitsin biz bir iktidara gelelim o zaman kozlarımızı paylaşırızın" ötesinde, yapıcı bir mutabakata dair güven vermiyor. “Güçlendirilmiş parlamentarizm” de bu anlamdaki bir mutabakatı yansıtmıyor. Sığınmacıyı ötekileştirmeden medet uman ve öyle olmadığını bildiği halde “onlara her şey bedava” veya “emekliler, size verilecek maaş zammını Tayyip Suriyelilere veriyor” diye kışkırtan bir siyasetin adalet vadetmediğini anlamak için derin bir feraset gerekmiyor.

Siyasetin önünde yeni bir yol var mı?

“Türk sağı demokratikleşmedeki tarihi rolünü hatırlamalı ve yeniden üstlenmelidir” diye yazmıştı 1980’lerde Kazım Berzeg. O günlerde Berzeg’in işaret ettiği şey gerçekleşmiş ve önce Özal ANAP’ı sonra da Ak Parti ile Türkiye sağı iki farklı dönemde Kemalist oligarşiden demokrasiye doğru iki büyük hamleyi gerçekleştiren siyasi aktörler üretmişti.

Bugün de dengeleri değiştirecek en önemli etki, yine Türkiye’nin kadim özgürleştirici geleneğinden gelebilir. Bu anlamda birinci alternatif, Ak Parti’nin kendisini toparlayıp, eski fabrika ayarlarına dönmesi; ikinci alternatif ise demokrat tabanın yeni bir siyasi aktör üreterek veya mevcutlardan birini güçlendirerek bayrağı ona devretmesi olabilir. Ak Parti sorunun farkında ama onu değiştirecek hamleyi yapamıyor; DEVA ve Gelecek ise alternatif bir siyaset inşa ederek bu misyonun taşıyıcısı olmak yerine CHP başta olmak üzere demokratikleşme mücadelesinin onlara karşı yapıldığı eski düzenin partilerinin yanında durarak siyaset yapmayı tercih ettiği ölçüde bu misyonun taşıyıcısı olamıyor.

Siyahla beyaz arasındaki eski netliğin kaybolduğu, Tek Parti döneminin bütün anti-demokratik klişeleri ve seremonileriyle yeniden gündeme geldiği bir zamandayız. Demokratik ideallerin utangaç bir siyasi dille konuşulduğu bir ortamda herkes fazlasıyla reel politikçi görünüyor.

Siyasetin mevcut tablosu değişmezse, Türkiye’de demokrasinin taşıyıcısı olan seçmen sandığa mevcutlar arasında bir tercihte bulunmak için gidecek; neşeyle ve yeni bir siyaset adına ümitle değil.


Not: Serbest Kürsü'de yer alan tüm görüşler yazarlara ait olup, Aposto'nun editoryal bakış açısını yansıtmamaktadır.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

📰 Deprem paniği, eylemcilere hapis

İzmir'de 4.9 büyüklüğünde meydana gelen deprem halkta büyük panik yarattı. İnci Küpeli Kız tablosuna saldıran eylemciler hapisle cezalandırıldı. HBO'nun Last of Us dizisinin yayın tarihi belli oldu.

05 Kas 2022

Philips ile birlikte
20th Century Fox

YAZARLAR

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta