
🦸 Stan: Nilüfer Yüce
"Hayran olduğum şey," diye başlayan cümleyi nasıl devam ettirirsin? Küçükken hayran olduğun evrenler var mıydı?
Hayran olmayı, bir şeyi çok sevip obsesif bir şekilde onunla ilgili her şeyi araştırmayı ve bilmeyi çok severim. Ne yazık ki büyürken merak ettiğim şeyler gündelik hayatımda bana yardımcı olacak şeyler olmadı. İlkokul ve lisede çok kötü bir öğrenciydim fakat çok iyi şarkı ezberlerdim, hâlâ da ezberler ve o zamanki şarkıları hatırlarım.
Hatırlıyorum, bir gün annemle şehirlerarası bir araba yolculuğu yapıyoruz ve muhtemelen on belki yirminci şarkıyı ezbere söylüyorum—annem bana dönüp dedi ki "Bunları ezberleyeceğine bir iki formül ezberleseydin keşke." Kadın haklı!

👩🎤 Nilüfer, Aylak Kadıköy'de sahnede
Hayran olduğum şey cümlesine de şöyle başlarım: Hayran olduğum şey, genelde herkesin fark etmediği, detaylarda olan şeydir benim için. Tanınmayan sanatçıların işçiliklerindeki detaylara hayran olurum. Belki de babamdan gelen farkındalıkla kukla, kukla yapımına ve kuklayla ilgilenen insanlara hayran olurum. İşçiliğe hayran olurum. Alçakgönüllülüğe hayran olurum. Karşılıksız sevgiye, insanlara değer vermeye ve nazik davranmaya hayran olurum. İlişkilere, aşka hayran olurum. Benim aslında hayran olduğum şey the human condition, yani insanlık hâli.
Daha spesifik olacaksak bu aralar en büyük hayranı olduğum kişilerden biri komedyen Nikki Glaser. Kadının hem stand-up’ını hem de yeni programı Welcome Home Nikki Glaser’ı çok seviyorum ve onun yaptığı tarzda işler yapmak istiyorum. Sanırım en büyük hayranlığım komedyenlere karşı oluyor. Ben de stand-up yaptığım için başkasının benden çok farklı şeyleri sahnede yapıyor olması beni çok ciddi etkiliyor.

📼 Welcome Home Nikki Glaser
Rory Scovel buna bir örnek. Kendisini Atlanta’da canlı izleme şansım olmuştu. Adamın sahnede doğaçlamayla gerçekleştirdiği şeyler inanılmaz. Komedi dâhilerinden diyebiliriz kendisine.
Bir diğer hayranı olduğum insan Dilek Cindoğlu. Kendisi akademisyen profesör ve aynı zamanda bir single-mother olarak kızını yetiştirmiş bir anne. Hem iş hayatını hem de çocuğunun ergenlik yıllarını aynı anda yürütebilmiş olması beni onun bir süper kahraman olduğu şüphesine düşürüyor.
Haluk Yüce de hayranı olduğum bir diğer insan. Tiyatroyla başlayan serüveninden Karagöz ustalığında aldığı Hayali Yüce Ali ünvanıyla devam etmesi, sonradan kukla yüksek lisansı yapıp hâlâ devam eden Tiyatro Tempo’yu kurması ve oradaki başarıları, onun işe karşı olan sevgisine ve disiplinine hayran bırakıyor.

👑 Nilüfer'in Tiyatro Tempo'da gerçekleştirdiği gösterisinin afişi
Dilek ve Haluk, annem ve babam oluyor—bilmeyenler için söyleyeyim. Belki de annene ve babana hayran olmak biraz sıkıcı fakat onların kişilik özellikleri ve değerleriyle birlikte, yaşadıkları ayrılık ve boşanma sürecinin benim bugün olduğum kişinin oluşumunda çok büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Onlara karşı oluşan hayranlık ve saygımla başladı her şey gibi geliyor.
Buradan da sorunun ikinci kısmına geliyoruz… Hayal gücümün gelişmiş olmasına rağmen küçükken ve hâlâ da hayalini kurduğum şeyler, hikâyeler ve hayatlar hep gerçek dünyada geçti. Çizgi film hiç izlemedim mesela. Bu yüzden küçükken hayranı olduğum ve benimkinden farklı olan evren en fazla Hogwarts olabilir sanırım, ancak o da çok sonradan girdi hayatıma.
Dürüst olmak gerekirse küçükken hayranı olduğum evren, benim âşık olduğum ve aşık olduğum çocuğun da bana âşık olduğu bir evrendi. Durmadan o zaman hoşlandığım çocukla ilgili hayaller kurar, günlüğüme onunla ilgili ve bizimle ilgili yazardım. Belki de pek bir şey değişmedi. Hâlâ birisinden çok hoşlandığımda defterimin sayfaları o kişiyle doluyor ve yatmadan önce o kişiyi düşünüyorum… Aşka da hayran olabiliyor muyuz?
Hayran oldukları Nilüfer’i, Nilüfer’in hayatını ve Nilüfer’in üretimlerini nasıl etkiliyor?
Çok! Dediğim gibi bir şeye hayran olduğumda onunla ilgili her şeyi bilmek istiyorum. Mesela Nikki Glaser’la ilgili, artık onunla gerçekten tanışsam arkadaşı olmayacak kadar fazla detaylı bilgi biliyorum. Instagram’dan takip ediyorum; haftanın dört günü yayınladığı podcast’ini dinliyorum… Bu yüzden bir noktadan sonra hayranı olduğum kişiler benim hayatımın çok önemli bir parçası oluyor. İç dünyamı, nasıl düşündüğümü etkiliyor. Bunun sonucunda da üretimlerim de etkilenmiş oluyor şüphesiz.
Hayranı olduğum şeyleri ve kişileri incelerken onlardan yararlanabileceğim ve kendime uygulayabileceğim detayları öğrenebileceğim şekilde inceliyorum. Talk-show formatını yaratan komedyen Steve Allen’la ilgili bir kitap okuyorum şu anda ve yapacağım projede inanılmaz bir katkısı oldu bu kitabın.

🎙 Steve Allen, The Tonight Show'u sunarken
🧷 Kaynak: Shutter Stock
Yapacağımız projeye onun vizyonuyla Steve Allen Show yapılırken setteki insanların yaklaşımıyla yaklaşmak istiyorum. Bu yüzden de bir şeylerin hayranı olmak önemli bence. Sonuçta bizden önce bir sürü kişi yapmak istediğimiz şeyleri denedi. Onlardan öğrenebiliyorsak neden öğrenmeyelim ki? Belki de bir noktadan sonra hayranı olduğum kişiler benim akıl hocam gibi bir şey olmaya başlıyordur. Çünkü hiç tanışmamış olsam da bu insanların hayatımda ve üretimlerimde kayda değer etkileri var.
Hayran oldukların seninle sahneden bir şekilde buluşuyor mu? Performansını nasıl etkiliyor?
Mesele performansa gelince biraz daha bireysel gelişen bir şey olduğunu düşünüyorum. Tabii ki işini beğendiğim insanların sahne duruşu olsun, şakalarını yazışı olsun, genel olarak işlerini icra ediş şekilleri ilgimi çekiyor ve onlardan bir şeyler almak istiyorum. Fakat performans çok bireysel olduğu için—özellikle de stand-up’ta—sahneye çıka çıka bir şeyler oturuyor yerine.
Mesela aklımda hep sahnede daha çok yer kaplamak, daha büyük oynamak, farklı şeyler denemek ve eğlenmek var. Ancak bunları yapa yapa, kendim çalışa çalışa gerçekleştirebileceğimi düşünüyorum. Belki bir gün hayranı olduğum kişileri bir koruyucu melek gibi görüp sahnede benimle olmaları ve beni yönlendirmeleri için çağırdığım ayinlerle çok farklı yerlere gelebilirim… ama şu anda performansımı direkt etkilediğini düşünmüyorum.
📞 Alo, buyrun?
Direkt olmayan bir şekilde, işe yaklaşımımı ve bazı günler düşük hissettiğimde motivasyonumu pozitif bir şekilde etkilediklerinden kendilerini yok sayamayız tabii. Fakat stand-up sahnesinde bir komedyenin yaşadıkları ve yaptıkları çok kişisel bir yolculuk olduğundan net bir cevap veremiyorum sanırım.
İçinde yaşamak istediğin evren hangisi? Orası nasıl bir yer?
Sanırım en zor sorumuz bu. Aslında o kadar mutluyum ki bu soruya nasıl cevap verebilirim bilmiyorum. Çünkü fantastik bir evrende yaşamak istemezdim—buldum. Aynen bu evrende yaşamaya devam ediyorum, fakat Hermione’nin aynı anda iki yerde olmasını sağlayan Zaman Döndürücü saatine sahibim böylece hiçbir şeyi kaçırmıyorum. Bir de daha çok sahnelerimin olduğu, şimdi hayal edemeyeceğim projelerin bir parçası olduğum bir evrende olmayı da çok isterim, ancak yine olamayacak şeyler söylemiyorum sanırım.
Yani ben galiba bu evrende mutluyum… Bir de aşk olsa zaten küçükken hayalini kurduğum evrende yaşıyor olacağım.
Soruları cevaplayım derken bir Bumble bio’su mu yazdım yoksa?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Kendini-iyi-hisset-filmleri seçkisinde neler var? Nilüfer Yüce'nin hayran olduğu ne? Bu hafta ve 20 yıl önce bu aralar popüler kültürde neler oluyordu?
20 Tem 2022

YAZARLAR

Alara Demirel
ANGST editörü

Fanon
Fanzin kültürünü dijitale taşıyan Fanon, popüler kültürle ilişkili konuları her hafta çarşamba günü 18.00’de ele alıyor.
İLGİLİ OKUMALAR



