Suriye'den Kayseri'ye, ‘Esed’den ‘Esad’a 13 yıl

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Suriye resmî haber ajansı SANA’nın haberine göre Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, 26 Haziran’da Rusya’nın Suriye Özel Temsilcisi Aleksander Lavrentiev ile Şam’da yaptığı görüşme sırasında Türkiye ile ilişkileri normalleştirmek için girişimlere açık olduğunu söyledi.
Habere göre Esad, “Suriye, Suriye-Türkiye ilişkilerine yönelik tüm girişimlere, Suriye Devleti’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı temelinde ve terörizmin her türlüsüne karşı mücadele çerçevesinde açıktır” dedi.
28 Haziran’da Cuma namazı sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Esad'ın "normalleşme" açıklaması soruldu. Erdoğan, şöyle cevap verdi:
“Suriye ile yeniden diplomatik ilişkileri kurmamak için bir sebep yok. Suriye'nin iç işlerine karışmak gibi bir niyetimiz yok. Biliyorsunuz ailece görüşmeye varana kadar sayın Esed’le geçmişte nasıl yaptıksa yeniden yapmamamız için bir sebep yok.”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel de, gerektiği takdirde Esad ile konuşup arabuluculuk yapabileceğini açıkladı.
Esad'ın olası bir normalleşme süreci için öne sürdüğü "İçişlerimize karışmayın" şartı, Türkiye açısından iki adım gerektiriyor:
- Türkiye’nin ÖSO (yeni adıyla Millî Ordu) başta olmak üzere muhalif gruplara verdiği desteği kesmesi ve Suriye’nin kuzeyinden tamamen çekilmesi.
Kayseri'de yaşananlar
Suriye ile Türkiye'nin yeniden diplomatik bağlar kurabileceğinin konuşulduğu günlerde, Kayseri’de Suriye uyruklu olduğu açıklanan bir kişi, küçük yaştaki bir kız çocuğunu taciz ettiği iddiasıyla tutuklandı. İddianın kent sakinleri arasında yayılması, Suriyeli göçmenlere yönelik öfkeyi körükledi ve yüzlerce Kayserili sokaklara çıktı.
Eskişehir Bağları gibi Suriyelilerin yoğunlukta olduğu bilinen bölgelerde, işyerleri ve araçlar ateşe verildi ya da zarar gördü. Sosyal medyaya yansıyan videolarda, göçmen karşıtı ve milliyetçi sloganlar atan kalabalık grupların, ellerinde sopalarla yürüdükleri görüldü.
- Açıklama: Bölgeye gelen Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, yaptığı açıklamada, “Mağdur şahıs Türk değil. Şu anda şüpheli şahıs gözaltında” diye konuştu, sokağa inen mahalleliye evlerine dönmeleri çağrısında bulundu.
14 emniyet mensubu ve 1 itfaiye erinin yaralandığı olayların ardından, 474 kişi gözaltına alındı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Yasa dışı yollara başvurularak gerçekleştirilen provokatif eylemler" olarak nitelendirdiği olaylarda gözaltına alınanların göçmen kaçakçılığı, yaralama, uyuşturucu, yağma, hırsızlık, mala zarar verme, cinsel taciz, dolandırıcılık, parada sahtecilik, tehdit, hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma gibi çeşitli suçlardan adli kaydı olduğunun tespit edildiğini açıkladı.
Olaylar farklı illere de yayıldı. Hatay, Gaziantep, Kayseri, Konya, Bursa ve İstanbul Sultanbeyli'de de gece boyu Suriyelilere ait bazı işyerleri hedef alındı.
Hükümet yetkilileri, bu olayları "provokasyon" olarak niteledi.
Suriye'de yaşananlar
Türkiye'de Suriyeliler'i hedef alan eylemler yayılırken, sosyal medyada Kuzey Suriye'de Türk bayraklarının yakıldığı ve Türk araçlarının hedef alındığı görüntüler paylaşılmaya başlandı.
Gazeteci Hediye Levent'in aktardığına göre:
"Suriye’nin kuzeyinde, Afrin ve El Bab başta olmak üzere Türkiye’nin desteklediği grupların bölgelerinde Türk bayrakları indirildi ve tahrip edildi, zırhlı araçlara ve Türkiye’den mal taşıyan tırlara saldırılar yapıldı, hatta birkaç yerde TSK ile o bölgedeki silahlı gruplar arasında küçük çaplı çatışmalar çıktı."
- Okuma önerisi: "Suriye'nin kuzeyindeki Türkiye karşıtı eylemlerle ilgili neler biliniyor?" -BBC Türkçe
Daha önce de yaşanmıştı
2022 yılının Ağustos ayında, dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Suriyeli mevkidaşı ile ayaküstü görüşmüş ve ardından “Rejim ve muhalif grupları barıştıracağız” açıklamasında bulunmuştu.
O dönemde de, Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’nin desteklediği ÖSO kontrolündeki birçok kentte Türkiye karşıtı protestolar düzenlendi. Göstericiler "Ne uzlaşı ne teslimiyet, rejimi devireceğiz” şeklinde sloganlar attı ve Türk bayraklarını ateşe verdi.
İki yıl arayla gelen normalleşme söylemlerinin ardından ÖSO kontrolündeki bölgelerde yaşanan olaylar ve Türk bayrağının hedef alınmasının önemli sebepleri var. Bu sebepler, Suriye'nin normalleşme koşullarıyla doğrudan ilgili: Türkiye'nin bu gruplara desteği kesmesi ve bölgeyi terketmesi.
- Eğer Suriye ile Türkiye arasında diplomatik ilişkiler kurulur ve Ankara bu talepleri yerine getirilirse, ÖSO (Millî Ordu) gibi Türkiye'nin desteklediği muhalif grupların başlarına ne geleceği belirsiz.
Ayrıca, bu örgüt mensuplarının süregelen çatışmalardan bir çıkarı olduğunu da anlatıyor Hediye Levent:
"Diğer taraftan Suriye’nin kuzeyinde, Türkiye’nin desteklediği silahlı grupların bünyesindeki on binlerce adamın bir şekilde nemalandığı, dahil olduğu kaçakçılık hatları başta olmak üzere çeşitli yollardan akan, o bölgeye göre ciddi miktarlarda para dönüyor. Ayrıca ayaklanma öncesinde toplumsal statüsü olmayan, toplum içinde sözü geçmeyen kişilerin ellerindeki silahlar, altlarındaki arabalar ve emirlerindeki silahlı adamlar sayesinde edindiği güç var."
- Bir adım sonrası: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan'ın başkenti Astana'da dün Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüştü. Erdoğan, Suriye konusunda Türkiye'nin çözüm için işbirliğine hazır olduğunu söyledi.
- Okuma önerisi: "Suriye'nin kuzeyinde neler oluyor?" -Evrensel, Hediye Levent
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Sinan Ateş cinayeti davasında duruşmanın dördüncü celsesi görüldü. Duruşmada Ateş'in eşi ve ailesi ifade verdi. İsrail'de Ultra Ortodoks Yahudilere askerlik muafiyetinin kalkması Netanyahu hükümetini nasıl etkileyecek?
04 Tem 2024

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR
Demokrasi krizleri ilk bakışta afetlerle ilgisiz görünebilir. Oysa afet yönetimi literatürü tam tersini söylüyor. Türkiye'de de mutlak butlan kararıyla birlikte, belediye başkanlarının tutuklanmasıyla derinleşen siyasi gerilim sürecine bir kurumsal belirsizlik daha eklendi. Türkiye’nin deprem gerçeği ise durduğu yerde duruyor.

CHP Genel Başkanlığı'ndan uzaklaştırılan Özgür Özel'in 83 milletvekilinin katıldığı son grup toplantısında yeni parti hazırlıklarını duyurmasının ardından partide art arda istifalar yaşandı. CHP'den istifa eden üyeler, neden istifa ettiklerini ve bundan sonra nasıl bir yol izleyeceklerini Aposto'ya anlattı.

Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?







