Takımlar Değerlendirmesi

Yukarıdaki veriler ışığında ilk 6 takımı değerlendirelim.

Bu kadar belirsizlik varken, yine de bizim için bazı takımların bıraktığı ipuçlarını takip edeceğim. Bu ipuçları dayanıklılık, sürüş dinamiği, lastik kullanımı ve tur derecelerindeki istikrar.

Şimdi en iyi 3 takımın en hızlı turlarındaki resmi olmayan telemetri verileri üzerinden bu takımları değerlendirelim.

Kırmızı renk: Ferrari

Mavi renk: Red Bull

Yeşil renk: Mercedes


1) Ferrari:

Ferrari, agresif sidepod tasarımıyla pistin en iyi görüntüsünü çizdi. Hem Ferrari hem de Haas mühendisleri geniş sidepod’un arka lastiklerdeki kirli havayı yönetmek açısından daha iyi olduğunu ifade etti. Binotto ve Steiner, “Mercedes’in dar sidepod tasarımını biz de düşündük. Ama bizim tasarımımız rüzgâr tünelinde daha iyi sonuç verdi.” dediler.

Telemetri verilerinde Ferrari’nin en belirgin özelliği viraj girişlerindeki dengesi ve viraj çıkışlarından sonraki ivmelenmesiydi. Viraj hızı yüksek olmamasına rağmen girişlerdeki denge, daha çok fren dengesiyle açıklanabilir. Özellikle 8, 9, 10, 12 ve 13 numaralı virajların girişlerinde Ferrari’nin dengesi çok iyi. Ayrıca bu virajların çıkışlarında 8, 9, 10, 11, 12 ve 13 (çıkışlara 11. virajı da ekleyebiliriz) aracın çekişi (ivmelenme) çok iyi.

Ferrari’nin düzlüklerde zayıf görünmesini ağır yakıta ve/veya düşük motor moduna bağlayabiliriz. Buna rağmen viraj çıkışlarında en iyi ivmelenmeye sahip olmaları da yine dengeli olmalarının ve arka süspansiyonların başarısı.

Tüm bu nedenlerle Ferrari bence avantajlı.


2) Red Bull:

Red Bull son gün getirdiği güncellemelerle şeytanın bacağını kırdı. Mercedes mühendisleri telemetri verilerinde Red Bull’un tur başına 0,5 saniyeden fazla kazandığını belirtti. Helmut Marko da bunu doğruladı.

Red Bull’u ikinci sıraya yazma nedenim düzlüklerdeki üstünlükleri. Düzlüklerde üstün olmaları hafif yakıtla ve/veya yüksek motor moduyla açıklanabilir. Ben bu durumda tercihimi yüksek motor modundan yana kullanıyorum. Çünkü söylentilere göre Red Bull alt ağırlık limitinin yaklaşık 15-20 kg üstünde. Red Bull’un Ferrari’den 10, Mercedes’ten 12 kg daha ağır olduğu konuşuluyor. Bu durumda Red Bull testlerde rakipleriyle benzer yakıt yükü kullansa bile daha ağır bir araba. Yüksek ağırlığa rağmen elde edilen yüksek hızlar, motoru açtıklarının bir göstergesi.

Fakat Red Bull’un güçlü yanları var. Hızlı virajlarda ve yüksek hızdaki yön değişimlerinde en hızlı araba Red Bull. Hızlı virajlarda en hızlı olmaları yüksek yere basma kuvveti ürettiklerini gösteriyor. Yüksek hızdaki yön değişimlerinde en hızlı olmaları da dinamik dengenin etkisi. Yani aracın ağırlık dağılımını iyi yöneten bir süspansiyon sisteminin göstergesi.

Red Bull sezona ikinci iyi araba olarak başlayabilir.

3) Mercedes:

Mercedes’i üçüncü sıraya yazmak biraz iddialı. McLaren ile benzer performans gösterdiler. Ama hazırda güncellemeleri olduğu ve herkesten çok sandbagging yaptıkları için şimdilik üçüncü sırada olduklarını söyleyebiliriz.

Ağır yakıt yükü ve düşük motor modu düzlük performanslarından belli. Arabanın en güçlü yanı yavaş virajlardaki performansı. Yavaş virajların hemen hemen hepsinde en yüksek apeks hızına sahip araba Mercedes’ti. Fakat ivmelenmede çok zayıf kalıyorlar. Bunu yüksek yakıt yükü ve/veya düşük motor moduyla açıklamak mümkün.

Ama porpoising sorununu göz önünde bulundurduğumda, zayıf ivmelenmeyi yüksek sürüş yüksekliği ve sert süspansiyonlarla bağdaştırmak daha mantıklı geliyor. Eğer porpoising sorununu çözerlerse büyük potansiyelleri olduğunu düşünmek mantıklı geliyor.

Bu önermemin nedeni şu: Geçtiğimiz sezonlarda kirli hava ve yüksek sürüklenme pahasına yere basma kuvveti üretmek istenirdi. O nedenle barge board, ön kanat, arabanın tabanı pek çok süslü kanatçıklara sahipti.

Bu sezonki arabalar yere basma kuvvetini büyük oranda tabandan üretecekler. O nedenle arabanın üstünden akan havayı mümkün mertebe outwash etkisiyle (arabadan uzaklaştırmak) arabadan uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Amaç, düşük sürüklenme. Mercedes’in dar yapısı o nedenle cazip geliyor. Ama emin değilim.

Orta Grup:

İlk 3 takımı inceledikten sonra orta gruba odaklanmak istiyorum. Burada da favori olarak görünen 3 takımın resmi olmayan telemetri verileri üzerinden hareket edelim. Fakat bir noktayı özellikle belirtmek isterim: Bu grupta takımların yakıt yükleri ve lastik seçimleri daha etkiliydi. Takımlar en iyi turlarını farklı lastiklerle yaptı.

Turuncu renk: McLaren

Mavi renk: Alpine

Yeşil renk: Aston Martin

4) McLaren:

McLaren ön frenlerini soğutmakta sorun yaşıyor. Ön fren problemleri nedeniyle değerli test zamanı kaybettiler. Bunun ilk yarışlara yansıması olacaktır.

Onun dışında Ferrari için kurduğumuz cümleleri McLaren için de kurabiliriz. Motoru biraz kıstıkları düzlüklerden belli. Ama viraj performansı olarak orta gruptaki şimdilik en iyi araba. Viraj çıkışlarındaki çekiş göze çarpan unsurlardan. Motoru Alpine kadar açmamalarına rağmen bu çekişi yakalamaları süspansiyon başarısı olarak değerlendirilebilir. Porpoising sorununu da en az yaşayan takımlardan olmaları, taban ve süspansiyonla ilgili tezimizi destekler nitelikte.

5-6-7 numaralı virajlardaki yüksek hızlı yön değişimlerindeki başarı, arabanın dengesinin de diğerlerinden iyi olduğunun göstergesi. Normalde saf performansa bakarak McLaren’ı Mercedes’in önüne yazmak gerekir. Ama değerli test zamanı kaybettikleri için veri toplayamadılar. Ayrıca Mercedes’in hazır güncellemeleri var. Bu nedenle mesafeli yaklaşmak lazım.

5) Alpine:

Alpine, motorda tüm riskleri aldı. Ayrık turbo konseptine geçerek Mercedes’in yıllardır uyguladığı felsefeye dönüş yaptılar. Geçen sene devreye aldıkları sıvı-hava ara soğutucuda da ısrar ettiler. Motorda bu sezon dayanıklılık problemleri yaşayabileceklerini düşünüyorum. Yeni konsept nedeniyle bebeklik hataları mutlaka olacaktır.

Saf tur derecelerine bakarsak Alpine’i en üst sıraya (Ferrari’nin de önüne) yazmak lazım. Çünkü haftanın en iyi derecesini sert lastiklerle elde ettiler. Sert lastiklerle elde ettikleri derece neredeyse Red Bull seviyesinde. Ama bu dereceleri üst motor modu ile (ve hatta hafif yakıt ile) elde ettiklerini düzlük hızlarına bakarak söyleyebiliriz.

Alpine ile ilgili gözlemlerinden biri ilk sektörde, birinci viraj çıkışında en iyi ivmelenen araba olması. Fakat bunu turun devamında yakalayamıyor. Bu durum, arabanın arka lastikleri fazla hırpaladığı şeklinde yorumlanabilir. Bu nedenle de çekiş yakalayamıyor olabilirler.

Bu araba tam bir kapalı kutu.

6) Aston Martin:

Aston Martin, yüksek burun tasarımıyla dikkat çekiyor. Yüksek burun tasarımının amacı, arabanın altına mümkün olduğunca çok hava yönlendirmek. Çünkü az önce de belirttiğim gibi, yere basma kuvvetinin çoğu tabandan üretiliyor.

Fakat bu burun tasarımı yüksek yakıt yüklerinde genelde önden kaymaya neden oldu. Ön kanadın altına giren yüksek hacimdeki hava, çoğunlukla ideal çizgiyi kaçırmalarına neden oldu.

Telemetride, özellikle yavaş virajlarda iyi görünüyorlar. Fakat arabayla iyi bir tur yakalamak çok zor. İyi bir tur yakalandığında potansiyeli var. Onun dışında bu arabanın güçlü yanı yarış temposu. Tek tur denemelerinde Alpine’in oldukça gerisinde olsalar da yarış denemelerinde daha iyi bir görüntü çizdiler. Tur dereceleri istikrarlıydı.

Aston Martin ile ilgili umut verici bir başka gelişme getirilecek güncellemeler. İlk yarışta sahneye çıkacak arabanın testlerdeki arabadan çok daha farklı görüneceği belirtildi. Getirilen iyileştirmeler çalışırsa umut var.

Eğer güncellemelerden beklenen sonuç alınamazsa AT, Haas, Williams ve Alfa Romeo’nun da gerisinde kalabilirler. Testlerdeki kötü derecelere rağmen rahat olmaları potansiyele inandıklarını gösteriyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

Formula 1 - Bahreyn Testlerinin Değerlendirmesi

Bahreyn testlerinin geç bir değerlendirmesi.

18 Mar 2022

Formula 1 - Bahreyn Testlerinin Değerlendirmesi

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR