Talking Points: 4. Hafta

Premier League'de bu hafta sonunun 'eğlence' parantezinde ilk 3 haftanın gerisinde kaldığı pek çok kişi tarafından kabul edilen bir durum. Ancak bu tarihten itibaren bazı takımlar için artık kesin yargılarda bulunabilecek olmamız 4. haftayı epey özel kılıyor. Örneğin Bournemouth'un ligin can simidi olacağı, Newcastle'ın Bruno Guimaraes ve Callum Wilson'dan yoksunken hücumunun büyük oranda kontak kapatacağı, Everton'ın deplasmanda maç kazanmak için çok ekstra performanslara ihtiyaç duyacağı ve Man City'ye karşı 2-0 öne geçmenin pek bir anlam ifade etmeyeceği artık netleşen olgular. Aynı zamanda Arsenal için psikolojik anlamda daha güçlü bir sezonun seyredeceği, Cristiano Ronaldo'nun Erik ten Hag'ın başlangıç planına dahil olamayacağı ve Connor Gallagher'ın forma için bir süre bekleyeceği gibi konuların da ipucunu yakalamış olabiliriz. İşte Ağustos ayının son haftasından çıkan başlıklar:
Bambaşka bir Emirates
Arsenal’ın Bournemouth ve Fulham galibiyetleri arasında skordan bağımsız gelişen pek çok farklı anlam yatıyor. Yakın geçmişte performans dalgalanmaları başlayınca paniklemesine ve hata yapmasına alışık olduğumuz Arsenal, Aralık 2013’ten bu yana ilk kez bir Premier League maçının ikinci yarısında ilk golü yediği bir günden zaferle ayrılmayı başardı ve bu onlar için büyük bir mesaj. Mikel Arteta’ya menajerlik kariyerinin 100. Premier League maçında galibiyeti getiren faktörlerin başında, benim de içinde bulunduğum birçoklarına göre Emirates’i dolduran 60.000’i aşkın taraftar geliyor. Mikel Arteta, kazanan bir kültür oluşturmanın köprüsünün stadyum sakinleri olduğunu farkında olacak ki maçtan sonra Emirates’e hakkını vermeden sözlerini tamamlamıyor.
“Bir hata yaptık ancak bence en iyi şey takımın ve Gabi’nin (Gabriel) zorlukların üstesinden gelmek için verdikleri tepkiydi. Açıkçası kendi stadyumunuzda böyle bir karaktere ve desteğe sahipseniz bunu yapmak çok kolay.”
Ligin Dibine Alışılmadık Bir Yüz
Transferin sessiz takımı Leicester için işler genel hatlarıyla kötü gitmeye devam ediyor. Finansal olarak ferah günlerden geçmeyen ve geride kalan sezonu kendi seviyesinin altında tamamlayan kadronun üzerine bir ekleme yapamayan Foxes, bu haftayı da 62 dakika 10 kişiyle mücadele eden Chelsea’ye 2-1 mağlup olarak tamamladı; üstelik Raheem Sterling'in Chelsea’ye galibiyeti getiren golleri bir kişi eksik mücadele ettikleri dakikalarda kaydetmesi, Leicester perspektifinden sonucu daha da kabul edilemez kılıyor. Sezon öncesi basın toplantılarında eldeki kadronun geçtiğimiz sezonkinden geride olduğunu itiraf eden Brendan Rodgers’ın ekibi şu anda küme düşme hattında yer alıyor ve bu onların lige yeni çıktıkları 2014’ten beri uğramadığı bir durak. Wesley Fofana için Chelsea ile rekor bir ücrete anlaşan Leicester’ın transferine kapanmasına saatler kala bir hamle yapmasına kesin gözüyle bakılıyor. Ancak eğer bu süreç de Rodgers’ın istediği gibi sonuçlanmazsa, farklı bir deyimle halihazırda döküklerle ayakta duran binaya restorasyon yapılmazsa, Manchester United ve Brighton maçları inşası birkaç sezon süren Leicester’ı tamamen kum haline dönüştürebilir.

Görsel: Leicester Mercury
Yükselen Bernardo Silva
4. hafta mücadelesinde şampiyon tamamladığı 2021/22 sezonunda ligde gol atamadığı tek takım olan Crystal Palace’la karşılaşan Manchester City, ilk yarısını 2-0 geride tamamladığı maçı çok güçlü bir ikinci yarıyla süsleyerek 4-2 kazanmayı başardı. 90 dakikanın en öne çıkan ismi 3 gol atan yıldız 9 numara Erling Haaland olsa da geri dönüşün perde arkasındaki bir ismi kesinlikle es geçmemek gerekiyor: Bernardo Silva. Sezon başında adı transfer söylentilerinden bağımsız anılmayan Bernardo, lige de ilk 11’deki yerini kaptırarak başlamıştı. Ancak geçtiğimiz hafta sonu Newcastle United’a karşı, yine ikinci yarıda verilen güçlü cevabın kilit isimlerinden biri olmayı başaran Portekizli, Etihad’da da takımın çok ihtiyacı olduğu bir dakikada kıvılcımı tek başına yaratmayı başardı. Attığın golün haricinde City’yi öne geçiren mükemmel takım oyununda da -hanesine asist yazılmasa da- pozisyonun mimarı olduğunu unutmamalı. Pep Guardiola onun takım için yeri doldurulamaz olduğunun altını çizdi ve Palace maçının ardından transfer söylentilerine de son noktayı koydu. Bernardo’nun bu şekilde ivmelenmesi City adına sezonun bu noktasında çok değerli.
3’lü Sistem Çözüm Mü?
West Ham United menajeri David Moyes’un Villa Park’ta oynadığı kumar kısmi ölçüde sonuç getirdi ve West Ham bu sezonun ilk galibiyetiyle 4. hafta itibariyle tanıştı. İskoç menajer, A planından feragat edip doğru parçaların eklenmesi halinde 3’lü sisteme dönebileceğinin sinyalini çok önceden vermişti ve kamuoyu baskısı altındaki Aston Villa, bunu denemek için uygun bir rakipti. Savunma göbeğinde Aaron Cresswell, Kurt Zouma ve Thilo Kehrer’i konumlandıran Moyes, savunma orjinli iki oyuncu Emerson Palmieri ve Ben Johnson’ı da kanat beklere yerleştirdi. Tecrübeli menajer 5 defansif yönlü oyuncuyla, savunma güvenliğini ön planda tutan bir anlayışla Villa hücumlarını kısıtlasa bile skor bulmak için çok geçerli bir plana sahip değilmiş gibi gözüktü. İlk yarıda yalnızca 1 şut deneyen West Ham, ikinci yarıya Benrahma-Emerson değişikliğiyle başlayarak klasik sistemine dönünce maça yeniden ortak oldu ve maç kazandıracak skoru da elde etti. Ancak son 15 lig maçında yalnızca 3 galibiyet almayı başaran Villa’ya karşı ilk denemeye cesaret ettiği bu diziliş, Pazar günkü ilk yarıdan sonra bir daha denkleme dahil olur mu emin değilim. Çünkü daha yüksek profilli bir rakip bu kadar kötü bir ilk yarı karşısında Villa kadar cömert davranmayabilir. Yine de West Ham deplasmanda gelen bir üç puanla nefes aldığı için çok mutludur.
Dinlenme Zamanı
Geçtiğimiz sezonun gol kralı olan Heung-Min Son’un bu sezon da Tottenham’a katacağı çok fazla şey olacağından şüphe yok ancak kendisinin kulübeyle tanışma vakti gelmiş olabilir. 4. hafta itibariyle henüz rakip fileleri saramayan yıldız oyuncu, 12 yıl sonra en iyi lig başlangıcını Tottenham’ın şu anda en formda isimlerinden biri değil ve minik bir ‘gol atamama’ baskısı içerisine girmiş gibi gözüküyor. Tottenham formasını sırtına geçirdiği ilk günden bu yana oyunlara kulübeden dahil olan Richarlison’un da City Ground’da Harry Kane’e yaptığı asistle maçın fişini çekmiş olması, Brezilyalı’nın bu hafta içindeki West Ham United müsabakasında ilk 11’de olma ihtimalini arttırıyor. Tottenham menajeri Antonio Conte de Koreli’nin üzerindeki yüke dikkat çekip pes etmemesi gerektiğini söylüyor.
"Şu anda belki gol atamadığı çok canı sıkılıyor. Ama bu şekilde devam etmeli ve kendine güvenmeli çünkü her maçta gol atma şansı var ve sakin kalması gerekiyor. Takım arkadaşları ve ben ona güveniyoruz.”
Yola Devam
Üst düzey ligde 9 maç arka arkaya kaybetmeyerek kulüp rekoru kıran Graham Potter ve Brighton lige damga vurmaya devam ediyor. Haftanın en merakla beklenen maçlarından birinde, Amex’te sezonun flaş takımı Leeds United’ı ağırlayan Brighton rakibi karşısında 3 puanı Pascal Gross’un ayağından golle cebine koyarken haftayı Şampiyonlar Ligi potasında tamamlamayı başardı, hatta Man City’nin öne geçmediği 6 dakika boyunca zirvenin de tadına bakmaktan geri kalmadı. Pervis Estupinan’ın da kadroya dahil olmasıyla birlikte ezbere sayabileceğimiz 11’ini oluşturmanın adımlarını atan Brighton’ın alışma sürecini bu kadar yüksek bir puan ortalamasıyla tamamlaması, Seagulls’ın bir sonraki hedefi olan Avrupa Kupası için de umutlarını arttırıyor. Leeds United’ı kimse onlar kadar çaresiz göstermemişlerdi ve Jesse Marsch maçtan sonra takımının maç planına sadık kalmadığını beyan etti. Bunun sebebi bana kalırsa Leeds’in disiplinsizliğinden ziyade Brighton’ın rakiplere kontrol kaybettiren oyun dominasyonu. Marsch’ın da yakında bunu anlayacağını ön görüyorum.
Hareketli Saatler
Liverpool'a karşı aldığı 9-0'lık hezimetle Premier League'in olumsuz bir rekoruna ortak olan Bournemouth'tan skora yönelik ilk reaksiyon yalnızca 3 gün sonra geldi ve geçtiğimiz sezon takımı doğrudan Premier League'e yükselten İngiliz menajer Scott Parker ile yollar ayrıldı. Parker, 2004'ten bu yana Ağustos ayında görevine son verilen ilk menajer olurken ayrılığın dinamiklerinde 9-0'lık skordan fazlası saklı: Maxim Demin'ın resmi siteden yaptığı açıklamada altını çizdiği, 'kulüp olarak ilerleyebilmek için tek bir strateji etrafında toplanmalıyız' cümlesi menajer ile yönetim arasında esen soğuk rüzgarların da bir itirafı. Nottingham Forest'ın 150 milyon euro net harcama yaptığı sezonda Bournemouth'un Marcus Tavernier ve Marcos Senesi dışında bonservis ödeyerek hamle yapmaması, menajerin şiddetle şikayetçi olduğu bir durumdu. Bournemouth yeni patronu için fazla zaman kaybetmeye tahammülü olmayan bir takım olarak, yeni menajerin takımın yeterliliği konusunda itirazı olmayacağından emin olmalı.

Görsel: ESPN
Haftanın 11'i:
David Raya (Brentford)
Diogo Dalot (Manchester United)
Trent Alexander-Arnold (Liverpool)
Thiago Silva (Chelsea)
Armel Bella-Kotchap (Southampton)
Martin Odegaard (Arsenal)
Luis Diaz (Liverpool)
Bernardo Silva (Manchester City)
Raheem Sterling (Tottenham)
Roberto Firmino (Liverpool)
Erling Haaland (Manchester City)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Umut Öztürk
Premiercast.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR




