Talking Points: 10. Hafta

Liverpool'un Emirates planı, Casemiro'nun siftahı, Eberechi Eze'nin damgası ve Aston Villa.
Talking Points: 10. Hafta

Çift Forvetli Plan Tutmadı

Liverpool, kendi adına sezonun kaderini değiştirebilecek büyüklükteki maçta lider Arsenal'a karşı 3-2 mağlup olurken Jürgen Klopp'a göre bu skor onları zirve yarışından tamamen koparttı. 

Bu sezonun ilk düdüğünden bu yana oyun yoğunluğunu rakibe dikte etme konusunda istikrarsız bir grafik çizen Liverpool, Anfield'daki 3-3'lük Brighton beraberliğinin ardından Şampiyonlar Ligi'ndeki Rangers eşleşmesinde sahaya 4-4-2 veya 4-2-4 olarak yorumlanabilecek olan çift forvetli dizilişle çıkarken skoru almayı başardı. Emirates ziyareti öncesi Klopp'un sürpriz yumurtadan çıkan bu sistem yerine takımın alışık olduğu, 4-3-3 formasyonunu tekrar A planı hâline getireceği düşünülürken Alman menajer, Rangers maçındaki kurgunun aslında Arsenal'a karşı bir deneme olduğunu kanıtlayacaktı. Günün sonunda Mikel Arteta'nın öğrencileri 'kendi oyununu' oynayarak ezeli rakibini mağlup etmeyi başarırken eleştiri okları da Klopp ve öğrencilerine yöneldi. 

Görsel: This Is Anfield


Geçtiğimiz sezon, bugünkü formunun sinyallerini zaman zaman veren Arsenal'ı tüm çarpışmalarda mağlup etmeyi başaran Liverpool, bunların tamamında topu domine eden ve oyununu kabul ettiren taraf olmuştu. Bu hafta sonu oynanan maçta da topa daha fazla sahip taraf olan misafir ekip için en temel farklılık, bunun Arsenal'ın tercihi sonucu ortaya çıkan bir istatistik olmasından kaynaklanıyordu. Savunma bilgisi ve fiziksel mücadele anlamında idealden uzak gözüken Thiago Alcantara-Jordan Henderson ikilisiyle Martin Odegaard'ı sınırlandırmayı başaramayan Liverpool, golü de Odegaard'ın hazırladığı bir geçiş hücumunda kalesinde gördü. Thomas Partey'nin topla buluşmasını Diogo Jota ve Darwin Nunez'den kurduğu ikili markaj hattıyla engellemeye çalışan Klopp'un, bu hamlesi de başarılı olmuş gözükmüyor: Partey, Arsenal'ın tempoyu belirlediği dakikalarda çok temel bir rol oynadı.

Liverpool'un orta sahadan bir kişi eksilmesinin en fazla zafiyet gösterdiği nokta ise topla üretim aşamasında gerçekleşti. Maça ileri uçtaki Darwin Nunez'in arkasında başlayan ancak Luis Diaz sakatlandıktan sonra sol çizgiye geçen Jota, Liverpool'un 3. bölgedeki tıkanıklığının sebeplerinden biriydi. Roberto Firmino'ya yaptığı asistle skoru değiştiren Portekizli'nin maç genelinde etkisiz kalması, gününde olan Darwin Nunez'in de uzun toplar haricinde topla buluşmasını engelledi. Liverpool'un 0.77'lik gol beklentisinde (Understats'a göre) kalmasının nedeni, Arsenal'ın başarılı savunma planının yanında Liverpool'un oyun kurmadaki problemleriydi. Virgil van Dijk ve Trent Alexander-Arnold'ın uzun toplarıyla hücum varyasyonları deneyen Liverpool, İngiliz sağ bek sakatlığı nedeniyle oyundan alınınca bu alanda da etkisiz kaldı. Ayrıca hücum hattında Firmino dışında hazırlayıcı bir profil bulunmaması, Mo Salah'ın da en etkisiz Arsenal maçlarından birin oynamasına sebebiyet verdi.

Arsenal'ın puan farkını 14'e çıkarttığı maçın ardından yaptığı açıklamada yenilen gollerin formasyonlarından dolayı kaynaklanmadığını söyleyen Klopp, 4-4-2'nin devam etmesinin de Trent'in sakatlığı sonrası zor olduğunu açıkladı. Ibrox'ta Liverpool'u tekrar 4-3-3 şeklinde izlememiz sürpriz olmaz. 

Eberechi Eze Farkı

Son galibiyetini ağustos ayında almış iki takımın Selhurst Park'taki karşılaşmasında ibreyi Crystal Palace lehine çeviren unsur, Eberechi Eze başta olmak üzere, Crystal Palace'ın hücum hattındaki bireysel yeteneklerin toplamı oldu.

Maçın ilk bölümünü fiziksel eforuyla domine eden ve aynı süre zarfında skoru da bulan Leeds United, ilk yarının ortalarına doğru tempo düşürünce Palace'ın usta ayaklarına teslim olmak durumunda kaldı. Oyun kontrolünü henüz kaybetmediği ve farkı 2'ye çıkartmak için Patrick Bamford ayağından fırsatlar yakaladığı dakikalarda  Patrick Vieira'nın takımına kendi yarı sahasından bir serbest vuruş imkanı tanıyan Leeds, basit hatanın cezasını kalesinde gol olarak gördü ve işler bu dakikadan sonra rayından çıktı. Son haftaların formda ismi Odsonne Edouard'ın eşitliği sağlayan kafa golü, aynı zamanda Palace'ın ilk yarıdaki tek şut denemesiydi.

İkinci yarıda, bilhassa Tyrick Mitchell ve Luka Milivojevic'in oyuna dahil olduktan sonraki dakikalarda rakibini sindirerek öne geçmek için denemelerde bulunan Palace, muhtaç olduğu kaliteli vuruşu ise Eberecehi Eze'nin ayağından buldu. Premier League arenasındaki son golünü tam 18 ay önce atan Eze, iç sahada kaybedilen Chelsea maçında da takımın göze çarpan isimlerindendi ve bu gol onun dönüşünün gerçek bir sembolü oldu. Geçtiğimiz sezonun büyük bir kısmını sakatlığından dolayı kaçıran Eze, Wilfried Zaha'nın suskun gözüktüğü bir günde sahneyi devralarak Palace için ne denli büyük bir kahramana dönüşebileceğinin mesajını verdi. Patrick Vieira da Eze'nin çok daha fazla katabilecek artısı olduğunun altını çizdi.

Beraberliğin adil bir sonuç olacağı maçta Leeds'i mağlup durumdan dönerek yenen Palace için de bu 3 puan, çıkışı tetikleyecek ana faktör olabilir. Vieira döneminde daima pozitif futbol oynamaya gayret eden ve performansının karşılığını -çoğu zaman- puan durumuyla destekleyemeyen Palace'ın önünde şimdi Leicester, Wolverhampton, Everton ve Southampton gibi nazaran kolay rakipler var ve bu viraja moralli girmek onlar adına çok değerli olacak.

Kepa Yeniden Doğdu

Eylül ayında Evening Standard'a verdiği röportajda Graham Potter'ın metotlarından ve oyuncu ilişkilerinden övgülü sözlerle bahseden Chelsea'nin tartışılan eldiveni Kepa Arrizabalaga, Wolverhampton maçıyla birlikte kaleyi Edouard Mendy'den tamamen devralmış gözüküyor.

Pahalıya patlayacak bir hata olmadan kalenin gole kapatıldığı bir 90 dakika. Bu, West Ham United karşısında sakatlanmadan önce birinci kaleci konumundaki Mendy'nin kurdurduğu cümlelerden biri değildi ve onun bazı maçlardaki bireysel hataları belki de Thomas Tuchel'in koltuğunu kaybetmesine mâl oldu. Ancak Chelsea, Graham Potter'ın gelişiyle yeni, beyaz bir sayfa açarken Christian Pulisic, Mason Mount, Trevoh Chalobah gibi düşük performans sergileyen oyuncular da bundan yararlanmak istiyor. Bu liste daha da uzatılabilecekken yakaladığı şansı en verimli kullanan isim konusunda pek tartışma yok. 

Potter'ın ilk maçı olan Şampiyonlar Ligi'ndeki RB Salzburg mücadelesinde İngiliz menajerin gözüne giren Kepa, milli ara sonrasındaki Crystal Palace, AC Milan ve Wolverhampton maçlarında da -Mendy fit duruma gelmesine rağmen- kaleyi terk etmedi. AC Milan ve Wolves karşısında kalesini gole de kapatmayı başarabilen Kepa'nın en sivrilen özelliği olan pas kalitesi de Potter'ın sisteminin çok ihtiyaç duyduğu bir özellik: Brighton'da kaleyi bir anda Maty Ryan'dan alıp Robert Sanchez'e devretmesinin de temelinde bu var.

Palace maçının ardından Football London'ın sorularını yanıtlarken Kepa'dan "adım atacak ve performans verecek oyunculara ihtiyacımız var" yorumunu yapan Potter, hafta içindeki Milan maçında da İspanyol eldivene görev verecek. Kaledeki rekabetten Chelsea'nin kazançlı çıkacağı bariz ve Kepa eğer formunu uzun vadeye yayabilirse Potter için rüya senaryolardan biri gerçekleşir.

Casemiro'nun Siftahı

"Çok fazla top kazanarak galibiyete dev bir etkide bulundu ve topla buluşmak için daima doğru pozisyonlardaydı. Bağlantıları kurma ve golü hazırlama da çok önemliydi." Erik ten Hag'ın ağzından dökülen bu sözler, Premier League'deki ilk başlangıcını Goodison Park'ta yapan Casemiro'nun Everton'a karşı başarılı bir akşamı geride bıraktığını doğrular nitelikte, üstelik belli riskler de barındırıyorken.

Görsel: Sky Sports


Manchester City hezimetinde formasını Scott McTominay'e bırakan ve lig temposuna henüz ayak uydurma fırsatı yakalayamayan Casemiro'yu, 30 yaşını geçmiş diğer bir isim olan Christian Eriksen ile beraber Everton'ın fiziksel kapasitesi güçlü Idrissa Gueye - Alex Iwobi - Amadou Onana üçlüsüne karşı sahaya atmak çok cesurca bir hareket olsa gerek. Ancak tecrübeli oyuncu, Manchester United ceza sahasında 95. dakikada Amadou Onana'yı bloklamak için en güçlü sıçrayışı yapan veya James Garner oyuna girdikten sonra peşinden ayrılmayan isim olarak ilk 11'deki yeri hak ettiğini gösterdi. Carrington'daki gizli kaynaklara göre Brezilyalı şimdiden takım liderlerinden biri mertebesine ulaştı ve kadro üzerinde sessiz bir hegemonya kurdu. De Gea'nın kalesinde gördüğü golde bireysel hatası olsa da, Cristiano Ronaldo'ya rekoru kırdırtan golü hazırlamasının ardından tüm takımın önce Casemiro'ya koşmasında da bu liderliğin payı var.

Newcastle United maçında Scott McTominay'in cezalı olması, Erik ten Hag'ın Everton karşısında geri dönüşe imza atan takımın orta sahasını değiştirmeyeceği sonucuna vardırıyor. Casemiro, formayı bir daha bırakmamak için elinden gelenin fazlasını yapmaya hazır.

Haftanın 11'i:

Hugo Lloris (Tottenham)


Cesar Azpilicueta (Chelsea)

Scott McKenna (Nottingham Forest)

Kalidou Koulibaly (Chelsea)

Joao Cancelo (Manchester City)


Eberechi Eze (Crystal Palace)

Burno Guimaraes (Newcastle United)

Phil Foden (Manchester City)

Lucas Paqueta (West Ham United)


Bukayo Saka (Arsenal)

Gabriel Martinelli (Arsenal)

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

Mwepu'nun Vedası

Talking Points: Liverpool'un Tutmayan Planı, Eberechi Eze'nin Farkı

11 Eki 2022

Mwepu'nun Vedası

YAZARLAR

Umut Öztürk

Premiercast.

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR