Aposto

Pazartesi, 5 Aralık 2022
Pazartesi, Aralık 5, 2022
Premium'a Yüksel

Tamino'dan yeni albüm: Sahar

Geçtiğimiz aylarda Türkiye'de de ağırladığımız Tamino'nun yeni albümünü inceledik.

Koskoca dört yıl sonra gelen albümün gelişini kutlamak için gün sayıyorduk a dostlar. Beklenen albüm dün Spotify'larımıza düştü. O düşüş gökten zembille düşüşe benzetilebilecekti zira ilk albüm Amir uhrevi bir anlatım, uhrevi bir müzikalite vadetmişti bizlere. Amir albümü ile acıdan yerlere attık kendimizi, konserlerde ayinde gibiydik; ah çocuğum, ah evladım, neler yaşadın sen de bu şarkıları yazabildin? dedik. Ve pandemi ile birlikte yeni albümü beklemeye koyulduk.

Upuzun bir aradan sonra; önce ud ile harmanlanmış, sözleri kalbimizi delip geçecek derecede derin, inanılmaz bir müzikalitesi olan First Disciple, sonra doğu-batı sentezi kaygısı duymayan fakat bizi nostaljik duygulara götüren Fascination ve ardından efsane bir kliple yine ağzımızı açık bırakan You Don’t Own Me ile albüme dair bazı işaretleri aldık. "Yine geliyor gelmekte olan" dedik, sabırsızlıkla bekledik. Ve dün nihayet Sahar isimli (bizim için Seher olan) yeni albüm müzik sahamıza bırakıldı. Biz de hemen koştuk dinlemeye.

The Longing ile açılışını yaptığı albüm, çok ama çok sakin akan bir nehrin çıkış noktası gibi hissettirdi bana. Sonuna kadar dinlemek için sabrettiğimi söyleyebilirim (her şeyi hızlı tükettiğimiz bir çağda, buna direndim tabi, belki de iş çıkışı eve yetişme telaşı esnasında dinlediğimden, kendi hızım ile şarkının yavaşlığı birbirine uyamadı sadece). Fakat sonra The Flame başladı. Çılgın bir şekilde gitarlarını benzettiğim tarzı aramaya koyuldum. Afrika tınılarına benzettiğimden Ballaké Sissoko ve Sona Jobarteh dinledim. Bir benzerlik var gibi derken, emin olamadım. Fakat her durumda In Flames'i çok sevdim (hareketli bir tarafı da var, yürüyüşüm ile eşgüdümü bu şarkıda sağlamış olabilirim). Sonra albüm öncesi bizimle ipucu olarak paylaşılan bir single olarak You Don’t Own Me ile devam ediyor albüm. Bu şarkı da sıklıkla piyano ile çalınan, arada ufak ufak duyduğumuz ud tınıları ile sakin huzurlu bir şarkı. Sözleriyle de (klibi ile de desteklenen) kısıtlanmışlıklarımıza vurgu yapıyor ve Ortadoğu gırtlağı ile bir ufak yakarış ile bitiyor. Ardından Fascination; bu şarkı da Tamino’nun bir diğer fantastik şarkısı. İkinci single olarak dinledik bu şarkıyı ve ilk dinlediğimde, “Doğu-batı sentezi yok, Tamino şarkılarını hep tekrarda dinliyorum, başka müzisyenlere de şans vermeliyim” diyerek, bir daha dinlemedim. Sonra tesadüf yeniden karşıma çıktı ve "Herhalde kaçış yok, mecbur tekrar butonuna basacağım" dedim ve tekrara bastım. Çünkü söz konusu Tamino ve “bazı şeyler kaçınılmaz”.

Albüm çıkmadan önce Tamino’nun Belçika’nın (Frankofon ülkelerde de ünlü olan) ünlü şarkıcısı Angèle ile düet yapacağını daha önce duymuştum; bu nedenle Sunflower şarkısını sabırsızlıkla beklediğimi söylemeliyim, zira Angèle de Belçika’nın sevdiğim müzisyenlerinden. Ve hatta iki şarkıcının bu düetinin, uzun yıllardır kavgalı olan Valon ve Flaman eyaletlerinin barışını da temsil eden bir tarafı var. Şarkı gerçekten çok güzel fakat bildiğimiz Tamino’nun başyapıtlarından biraz uzak bana göre. Şarkıyı bilmeden dinlesem, adamın sesi Tamino’ya ne kadar benziyor, diyebilirim ama bu Tamino, diyemem.

Kendi tarzına benzetemediğim bir diğer şarkı da Cinnamon oldu. Belçikalı grupları biliyorsanız, bu şarkı tam bir Belçika şarkısı. Only Our Love, bir diğer sakin sakin akan şarkı; çayınızı, kahvenizi alıp sakin sakin uzaklara bakabilirsiniz. Ve A Drop of Blood; First Disciple’dan sonra en sevdiğim ve Tamino budur, dediğim şarkısı A Drop of Blood oldu. İngilizce konuşan ve fakat Arapça hissettiren bir şarkı; yine tekrarda dinlerken içime gömüldüm, savruldum sanki çöllerde. Nasıl yazdın bu şarkıyı evladım, dedim yine. İyi ki yazdın. Amir albümünü unutmamamız için bir hatırlatma benim için A Drop of Blood. Sonra My Dearest Enemy ile kapanış; sonuna doğru falsettoları için dinlemeye değer bir diğer sakin şarkı.

Ve sevgili Taminoseverler; biraz hayal kırıklığı yaşadığımı itiraf etmeyi Tamino’ya borç biliyorum. Daha önce aklıma düşmüştü; bu çocuk şimdi bir ivme ile başarıyı yakaladı, çok seveni var, yine Amir gibi bir albüme imza atabilir mi, sorusunu sorduğumu hatırlıyorum. Ve düşündüğüm sanırım başımıza geldi. Karanlık şarkılara imza atarken, Ortadoğu ezgilerini de içinde barındırıyordu; şimdi çoğunlukla batı ezgilerinin baskın olduğu bir albüm var karşımızda. Yine güzel bir albüm evet fakat Tamino’yu Tamino yapan Amir albümüne benzediği kanısında değilim. Genç Tamino’cuğumuz hayatta edindiği deneyimleri müzikal yolculuğuna yansıtmaya devam edecek. Merakım gelecek yılların onu da bizi de nereye götüreceği üzerine. Fakat her durumda Tamino’ya sevgimiz baki!

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.

Hikâyeyi beğendiniz mi?

Arşive Ekle

Okuma listesine ekle

Paylaş

Nerede Yayımlandı?

📍 Doğu ile batının tam ortasında bir yerlerde

Yayın & Yazar

Avaz Avaz Dergi

Haftalık müzik haberleri, keşifler, röportajlar ve özel içerikler. Her cumartesi.

;