Tarihi kaynaklarda Ankara kelimesinin kökeni

Yunan gezgin ve coğrafyacı Pausanias, Galatlar'ın Anadolu’daki zamanlarından bahsederken, Ankara’dan "Ankyra" şeklinde söz etmiş ve kenti Frigya kralı Gordios'un oğlu Midas’ın kurduğunu anlatmıştır. Midas, bir demir çapa parçası (Yunanca anker) bulup, bulduğu yere "Anker" ismini vermiştir. Pausanias, milattan sonra ikinci yüzyılda, bu çapanın Jüpiter Tapınağı’nda (Silifke bölgesi) muhafaza edildiğini yazmıştır.
Ankara şehrinin adını bir gemi çapasına atfetmek suretiyle Bizanslı Etienne -Afrodisiaslı tarihçi Apollonius’a mal ederek- Galatlar’ın Asya'ya geldiği zaman savaşta ele geçirdiği çapaları zafer ganimeti gibi yanlarına alarak kente bu hadiseye bağlı bir isim verdiğini yazmıştır (çapa anlamına gelen Ankyra). Bu efsanenin gerçekliği doğru olsun ya da olmasın, Roma egemenliği devrinde bile, gemi çapasının Ankara şehri arması olarak kullanıldığı bazı sikke ve madalyalar bulunmaktadır.
Büyük bölümünün bağlarla kaplı olması ve bol üzüm yetiştirilmesi nedeniyle kentin eski adlarından bazıları bu bitkiyle ilgilidir. Farsça üzüm anlamına gelen "Ungür'' ve koruk anlamına gelen "Angarya” kelimeleri örnek olarak gösterilebilir. Eski Arap coğrafyacıları ve tarihçileri, Ankara'nın eski Yunan telaffuzu olan Angira'yı kayda geçirmişlerdir. Moğol istilasından önce, Ali İbnü'l-Esîr’de de Anguriye ismi görülmektedir. Türkçeleşmiş olan Ungüri, sonra da Ungüriye olmuştur. 1640'lı yıllarda şehri ziyaret eden Evliya Çelebi de seyahatnamesinde Ankara'dan Ungüriye olarak bahsetmiştir.
Ankara'nın ismini Hitit şehri olan Ankuva'dan aldığına dair bazı eski görüşler de mevcuttur ancak modern bilgilere göre Ankuva şehrinin Yozgat'taki Alişarhöyük ya da Çorum'daki Alacahöyük çevresinde bulunduğu görüşü ağırlık kazanmıştır (Ronald Gorny, Maciej Popko).
Tarihçi ve filozof Poseidonius "Bozburun’a yakın bir yerde, Sokrates'in zikrettiği Helenopolis civarında Angaras şehri vardı," şeklinde bir kullanımda bulunmuştur (Wilhelm Tomaschek).
Ankara zaman içerisinde bazı sıfatlarla da çağrılmıştır. Neokoros bunlardan biridir. Roma imparatoru Valerian’ın madalyasındaki yazıya göre Ankara'ya bu isim verilmiştir. Eski Yunan'da Neokoros tabiri, tapınak bekçisi anlamına gelmekte olup eyaletteki tüm tapınaklardan sorumlu din adamları bu isimle çağrılmıştır. Bilahare, imparatorun ilahlaştırılması adına tapınak inşa etmek isteyen şehirlere de bizzat imparator tarafından Neokoros unvanı verilmiştir. Caracalla ve Gallienus dönemlerinde kent iki kez bu sıfata layık görülmüştür (Tournefort).
Galatya bir Roma eyaleti olduktan sonra Ankyra, imparator Augustus zamanında saygıdeğer anlamına gelen Sebaste unvanı ile onurlandırılmıştır.
Dönemin sikkelerinde ve Augustus Tapınağı'ndaki yazılarda görüldüğü üzere Nero, Ankyra'ya Metropolis unvanı vermiştir.
Kaynaklar:
Avram Galanti - Ankara Tarihi
M. Nazmi Özalp - Bir Başkentin Anatomisi: 1950’lerde Ankara
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Yaza merhaba dediğimiz haftada sezonun son oyunlarını takip ediyor, yaz konserleriyle açık havanın tadını çıkarıyor, odağımızı sergilere kaydırıyoruz.
27 May 2024

YAZARLAR

Görkem Demir
Editor at Ankara Havası

Aposto Ankara
Her pazartesi saat 18.00'de Ankara'dan özenle seçilmiş etkinlikler, haberler ve hikayeler.
İLGİLİ OKUMALAR



