Tatlı İkilem

Manchester City, Julian Alvarez denkleme dahil olduğunda çok farklı bir takım.
Tatlı İkilem

Geçtiğimiz sezonu -büyük oranda- santrforsuz tamamladıktan sonra bu sezona iki net 9 numara transferiyle giren Manchester City’de menajer Pep Guardiola’nın başını ağrıtan tatlı bir ikilem var. Başarılı taktisyen, sezonun son bölümüne kadarki sürede çoğunlukla Erling Haaland’ı takımın birinci golcüsü olarak belirlese de dakika bulduğunda sergilediği performansla Haaland’ı aratmayan Julian Alvarez, Manchester City bünyesindeki tüm paydaşlarını aklını karıştırır vaziyette. Bu yazıda iki santrforun artılarını ve eksilerini masaya yatırarak hangisini, hangi maçlarda, nasıl kullanmanın daha doğru olabileceğini değerlendirmeye çalışacağız. Öncelikle geçen sezonki santrforsuz City takımıyla bu sezonki takım arasındaki farklara değinelim.

Günümüz futbolunda sahte dokuz diye bir tabir varsa bunu büyük oranda Pep Guardiola’ya borçluyuz. 2008’de Barcelona’nın başına geçtiğinde o dönem sağ kanat olarak kullanılan genç Lionel Messi’yi bu rolde kullanarak bir skor makinesine dönüştürmüş, bu sayede de -belki de- tarihin en iyi takımlarından birini ortaya çıkarmıştı. O takımın futbol dünyasına getirdiği en çarpıcı trendlerden biri santrforsuz oyun anlayışı ve sahte dokuz rolüydü. Kariyerinin devamında da zaman zaman bu rolü kullanmaya devam ettiğini gördüğümüz Guardiola, 2021’de Sergio Aguero’nun ayrılışından sonra 2021/22 sezonunun neredeyse tamamında sahte dokuzla oynamıştı. 

Oyun gücünden neredeyse hiçbir şey kaybetmeyen City, tıpkı önceki sezonlarda olduğu gibi yine maçların çoğunu kontrol altında tutuyor ve oynadığı futbolla keyif veriyordu. Fakat öndeki oyuncuların birbirine benzer profilde isimlerden oluşması ve hiçbirisinin net bir forvet olmaması, önemi büyüyen maçlarda tıkanıklığa sebebiyet veriyordu. Jack Grealish, Phil Foden ve Riyad Mahrez gibi hücumcuların tamamı, oyun karakterleri itibarıyla birer orta saha oyuncusu olarak özetlenebilirdi. Bu durum, Manchester City’nin pas oyununu güçlendirse de hücumda yırtıcılık eksikliğini ortaya çıkarttı. Futbolda oyun gücü ve kontrol tabii ki önemlidir. Ancak futbol aynı zamanda anların oyunudur. Anlarda yırtıcılığı ve keskinliğiyle ön plana çıkan futbolcular daha etkili olurlar. Nitekim bu tarz bir oyuncunun ne denli büyük bir ihtiyaç olduğunu, bu sezonki performansıyla Haaland kanıtlıyor. Peki Haaland, City'nin oyununu nasıl etkiliyor?

Haaland’ın Manchester City’nin oyununu nasıl değiştirdiğini Southampton deplasmanında oynadıkları maçta gösterdikleriyle değerlendirmeye çalışalım.

Forvet karakterli hücumcuların en önemli özelliklerinden birisi ceza sahası içi ve çevresinde nerede duracaklarını, nereye ne zaman koşu atacaklarını bilmeleri; yani pozisyon alma becerileridir. İlk pozisyonda Haaland’ın bu becerisini görüyoruz. Top sağ kanatta Riyad Mahrez’in ayağında; Kevin De Bruyne, Grealish ve Haaland ceza sahasına koşu atıyorlar. Fakat De Bruyne ve Grealish koşularına devam ederken Haaland birdenbire duruyor, küçük adımlarla arka direğe hareketleniyor ve arka direkte demarke vaziyette konumlanıyor.

Pozisyonun devamında top arka direğe gelmese de Haaland’ın kalabalık Southampton savunması içinde kendisini nasıl markajdan kurtardığını ve doğru noktada konumladığını görüyoruz.

Sıradaki pozisyonda ise orta ve alt sıra takımlara karşı uzun top kullandığını pek görmediğimiz City, Southampton’ın sıkı orta blok presini kısa pasla aşamayınca uzun topa başvuruyor ve Ruben Dias Haaland’a havadan dikine bir uzun top atıyor. Pas başarılı olmasa da Haaland’ın varlığının City’nin oyununu nasıl değiştirdiğini ve çeşitlendirdiğini görüyoruz.

Haaland’ın, City oyununa getirdiği değişikliklere ve yırtıcılığına örnek gösterebileceğimiz bu pozisyonda ise takım oyun kurmaya çalışırken Norveçli yıldızın merkezden dikine koşu attığını Soton savunmasını derinleştirdiğini görüyoruz.

Sıradaki görüntüdeyse maçın 30. dakikasından bir istatistik görüyoruz. O dakikaya kadar takım gol pozisyonuna girememiş ve Haaland da sadece üç kez topla buluşmuş ki görüldüğü üzere bu, maçtaki en düşük rakam.

Bu görüntüler ışığında Haaland'ın City hücumunu zenginleştirse de oyun yoğunluğunu zayıflattığını düşünebilirsiniz. Fakat ilginç kısım şu ki maç 4-1 Manchester City üstünlüğüyle sonuçlanıyor ve Haaland iki golle yıldızlaşıyor. Bu noktada bir kez daha futbolun anların oyunu olduğunu ve Norveçli yıldızın anlarda çok etkili olduğunu söylemek gerek -ki bu maçta attığı ikinci gol bunu çok net bir şekilde gösteriyor.

Şimdi bir de Julian Alvarez’in City oyununa nasıl etki ettiğine bakalım.

Görüntüler, Alvarez’in yıldızlaştığı Liverpool maçından. Ederson, Liverpool oyuncuları tarafından baskı altındayken kendini gösteren Alvarez’e yerden uzun bir pas atıyor. Alvarez, topu sırtı dönük aldıktan sonra De Bruyne’e pas atıyor ve dikine bir koşuya başlıyor. De Bruyne, koşu yapan Alvarez önüne bir pas atıyor fakat rakip savunmacılar topa daha yakın oldukları için top Alvarez’e gelmiyor. Yine de bu pozisyonda Alvarez’in ne kadar komple ve aynı zamanda yırtıcı bir oyuncu olduğunu görüyoruz. Pozisyonların hem hazırlanış hem de bitiriş aşamalarına dahil olabildiğini henüz bu pozisyonda gördüğümüz Arjantinli forvet, maçın kalanına da benzer aksiyonlarla damga vuracaktı zaten.

City’nin attığı ikinci golde ters kanata attığı pasla golü hazırlayan Alvarez, bu görüntülerde ise üçüncü golün hazırlanış ve bitiriş aşamasında etkili oluyor. Önce kendini gösterip rakip savunma önünde top alan Alvarez, Stones’la yaptığı ikili oyundan sonra topu yine sağ kanada atıyor ve ceza sahasına koşu yapıyor. Ardından ceza sahası içinde demarke vaziyette topla buluşan Arjantinli’nin şutu savunmadan sekiyor ve devamında İlkay Gündoğan topu ağlara gönderiyor.

Özetlemek gerekirse Alvarez ve Haaland’ın tarz itibarıyla birbirlerine benzediklerini söyleyebiliriz. İkisi de forvet karakterli, koşucu ve dinamik oyuncular. Haaland biraz daha aklı kalede olan bir santrforken Alvarez biraz daha hazırlayıcı bir santrfor gibi. Fakat bu noktada da çok keskin bir şekilde ayrılmıyorlar. Alvarez’in fiziği itibarıyla biraz daha çabuk olduğunu ve dar alandaki pas işlerinde daha etkili olduğunu söyleyebiliriz ki bu, onu Guardiola’nın pas oyununa daha uygun bir santrfor yapıyor. Ancak Haaland’ın geri kalan pek çok parametrede Alvarez’den daha kaliteli olması tabii ki Dünya Kupası şampiyonunun kulübede geçirdiği süreyi arttırıyor.

Peki City, bu iki yıldızın güçlerini nasıl birleştirebilir?

Bu soruya cevap vermek için çok fazla düşünmemize gerek yok. Zira City’nin 3-0 üstünlüğüyle sonuçlanan Bayern zaferinin son 20-25 dakikasında bu ikiliyi birlikte sahada gördük. Skor 1-0 iken Bayern’in aldığı riskler sonucu arkada bıraktığı alanları değerlendirmek adına yaptığını söyleyebileceğimiz Alvarez-De Bruyne değişikliği, sonucu City iki gol daha bulup sadece maçı değil belki de turu bitirmiş oldu.

Haaland ve Alvarez gibi iki koşucunun aynı anda sahada olması oyunun iki yönünde de dinamizmi artırdı. Sadece savunma arkasındaki alanları değerlendirmede değil, üçüncü bölgedeki preste de takıma oldukça fazla katkı sağladılar. Rolleri itibarıyla ise Haaland net santrfor rolündeyken Alvarez, Haaland’ın biraz arkasında ve daha çok sağında konumlandı. Tıpkı Liverpool maçında olduğu gibi orta sahada çok kez topla buluştuğuna ve üçüncü bölgede de gezdiğine şahit olduk -ki Haaland’ın attığı golde topu Haaland’a indirip asist yapan Stones’a ortayı açan isim Alvarez’di. Sağ kanata deplase olup sol ayağıyla isabetli bir orta açabilmesi, 22 yaşındaki Arjantinlinin orta saha özelliklerinin oldukça iyi olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.

Sonuç olarak Pep Guardiola’nın önündeki bu tatlı ikilemde kazanan tabii ki Haaland olacaktır. Fakat profili itibarıyla Alvarez’in, Haaland için ideal bir yedek olduğunu ve City oyununa Norveçliye kıyasla biraz daha yatkın olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle Şampiyonlar Ligi’nde ise bu ikilinin aynı anda sahada olması benzer güçteki takımlara karşı City’nin sonuç alma ihtimalini artıracaktır. Ki bunu da Bayern’e karşı gördük. Forvetsiz dönemlerde bile dominasyonunun bozulmasına izin vermeyen City'e karşı artık saha içinde daha dirençli olmanız gerekiyor. Tabii mümkünse.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

Julian Alvarez'in Farkı Ne?

Manchester City'nin santrforları üzerine kafa yoruyoruz.

15 Nis 2023

Julian Alvarez'in Farkı Ne?

YAZARLAR

Tarık Şarapçıoğlu

Yazar @ This Is England

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR