Tereyağlı Ekmek, Yanında Tadımlık Yaşam Felsefesi

Elimizdekilerin değerini, alıştığımız basit şeylerin güzelliğini unutmamamız lazım.
Tereyağlı Ekmek, Yanında Tadımlık Yaşam Felsefesi

Basit şeylerin güzelliğini unutmak çok kolay. Ben her ay, kızarmış ekmek üzerine tereyağ sürmenin ne kadar lezzetli bir şey olduğunu tekrardan hatırlar, bir hafta boyunca kahvaltıda hep onu yerim. Ardından, o sıcacık kızarmış ekmek üzerinde yağın eriyerek parlamasına doyar, başka kahvaltı seçeneklerine geçerim. Bir süre sonra hatırlar, geri dönerim. 

Birçok şeyin böyle unutulup hatırlandığını düşünüyorum. Lisede, ilkokulun saflığını, üniversitede ise lisedeki dolap muhabbetlerini özlediğimi hatırlıyorum. Pandemi ile beraber, arkadaşlarıma sıkıca sarılmayı, tıklım tıklım bir barda bağıra bağıra dans etmeyi nasıl cepte gördüğümü düşünüyorum. 

Bir kağıt kesiği gibi aslında; o kadar basit bir şeyin sana yaşattığı acı ile parmağının kesik olmadığı, parmağının umrunda bile olmadığı saniyelere ufak bir özlem duyarsın. Bazı şeylerin değerini, yokluğunda anlarsın ( giderek Issız Adam’a bağladım, o son sahneyi izleyip ağlayacağım birazdan). 

20lerinde olmanın sağladığı basitliklerden birinin de her şeyi deneme cesareti olduğunu düşünüyorum. Yaşamanın, dolu dolu yaşamanın, bir yaşı yok. Olmamalı da. Ama doğruyu söylemek gerekirse, bu dönemler maceranın, keşfetmenin, denemenin, yanılmanın, hata yapmanın ve öğrenmenin en iyi vaktiymiş gibi geliyor. Bu yaşları, tereyağlı ekmek misali unutmadan, dolu dolu geçirmek istiyorum — pandemi olsun, olmasın. Pandemide, birçok insan gibi 1 sene bile olsa, 20lerimi harcıyormuş gibi hissettim uzun bir süre. Ama farkettim ki, ideal senaryo olmasa da, evde olmak kısıtlayıcı olmak zorunda değil. Jean-Paul Sartre, "existence precedes essence" yani varoluş, özden önce gelir demiş. Hayatın anlamı belirli değildir, birey olarak özümüzü bulmak, kendimizi tanımlamak bizim elimizde. Bir yere kadar “yaşamak” bizim elimizde. Bir yere kadarın altını çiziyorum, elimizde olmayanlar, kısıtlamalar ve zorluklar var. O kadar da toz pembe değil her şey. Ama mesela 20lik pandemide doğdu ve şu an yapmayı en çok zevk aldığım şeylerden biri. 

Küçüklükten beri bu dolu dolu yaşama ideolojisine tutunurum. Üniversitede birçok farklı şey denedim, çok farklı ( ve bazen tuhaf) işte çalıştım ve şehrin bana sunduğu her olanağı, sipariş ettiğiniz yemeğin masanıza geldiğini görünce yaşadığınız heyecan gibi bir heyecan ile değerlendirmeye çalıştım. Grammy törenlerinde çalışırken, Elton John’a çarpmışlığım bile var, ama o başka bir bültenin hikayesi… 

Kısaca, "ıssız adamlık yapmayın. Elimizdekilerin değerini, alıştığımız basit şeylerin güzelliğini unutmamamız lazım. Eee nihayetinde gençlik geçici. Zevkini çıkarmak lazım ki geri dönüp baktığımızda ‘ooh ne güzel yapmışım’ diyebilelim. En azından benim kendim için hayalim bunu diyebilmek. Şimdi gidip ekmek kızartacağım, canım çekti… 


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

20'lik20'lik

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Keşfetme, Karavanlar & 1Kitap.1Mekan

20lik bülten hazır!

08 Nis 2021

İlayza Küçükşahin

YAZARLAR

Yasmin Güleç

Anthony Bourdain'in #1 numaralı hayranı olmak dışında zamanımı genelde yazarak, yürüyerek, kahve içerek ve derin politik tartışmalara girerek harcıyorum.

20'lik

20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.

İLGİLİ OKUMALAR