The Garden Apartment ile Sürdürülebilirlik Üzerine...

The Garden Apartment ile doğal malzemeleri keşfettikleri, deneysel tasarım birliktelikleri üzerine konuştuk.
The Garden Apartment ile Sürdürülebilirlik Üzerine...

Sürdürülebilirlik teması altında farklı tasarımları ve tasarımcıları incelediğimiz ilk sayımızda, “The Garden Apartment” adlı projeleriyle sizleri Miriam Josi (sol) ve Stella Lee Prowse (sağ) ile tanıştırmak istedim. Yıllardır süregelen ortak çalışmaları, birçok doğal malzemeyle gerçekleştirdikleri deneylerden oluşuyor.

Elif: The Garden Apartment’ı kısaca tanıtır mısınız?

The Garden Apartment: TheGarden Apartment deneysel bir tasarım stüdyosudur; sunî ve doğal çevremizle olan ilişkimizi ve atık ve değer algılarını araştıran, sürekli gelişen bir işbirliğinin sonucu. Çalışmalarımız, dokümantasyon, araştırma, malzeme keşfi, tasarım odaklı düşünce, pedagojik araçlar ve atölyeleri içermektedir. 

E: Birlikte tasarım yolculuğunuz nasıl başladı? İlk projeniz ve ilham kaynağınız neydi?

TGA: 2014 yılında New York'taki Parsons'ta Ürün Tasarımı okurken birlikte çalışmaya başladık. Tez projemiz, Bronx'taki yelken üreticilerinin endüstriyel atıklarını kullanarak kumaştan ürettiğimiz saksılardı. Ürünün piyasaya sürülmesine yardımcı olmak için bazı fonlar aldık ve Miriam Paris'e taşındıktan sonra bile devam ettiğimiz küçük bir işletme yarattık.

The Garden Apartment, iç mekanda yiyecek yetiştirme arzumuzdan doğdu. Fikir, dairenizde bir bahçe yaratabilmeniz için bir bahçeye ihtiyacınız olmadığıydı. 

Nomad

E: İlk projenizden bugüne, işbirliğiniz nasıl gelişti?

TGA: Bir süre sonra birbirimizden uzakta çalışmak zor oldu ve bireysel olarak kariyerlerimize odaklanmaya başladık. The Garden Apartment'ı da Paris'teki endüstriyel tasarım okulu, ENSCI - les Ateliers,“Doğadan Esinle Tasarım - Değişen Bir Dünyaya Hitap Etmek İçin Biyotaklit Biliminde Yüksek Lisans” adlı yeni bir Yüksek Lisans programı başlatacaklarını duyurana kadar askıya almıştık. Bu program, Parsons'ta biyotaklit hakkında aldığımız dersler sonrasında sadece işbirliğimizi sürdürmek için değil, daha da derine inmek için harika bir fırsat gibi göründü.

E: Bize atıklar, mantar ve organik bağlayıcılar ile ilgili son deneylerinizden bahseder misiniz?

TGA: Stella Paris'e taşındıktan ve ENSCI'da çalışmalarımıza başladıktan kısa bir süre sonra, Ecole De Condé'de deneysel pratiklerden oluşan, kendi yazdığımız müfredatımızı yüksek lisans seviyesinde ders olarak vermeye başladık. Dersimiz, temelinde boş bir tuvaldi ve yeni malzemeler üzerine hayallerimizdeki müfredatı yaratabilirdik. Miriam zaten Parsons Paris'te sürdürülebilirlik ve maddesellik hakkında miselyumu da incelediği iki ders veriyordu. Stella da bu sırada ekolojik zararların nasıl giderilebileceği ve iyileştirilebileceği hakkında araştırmalar yapıyordum. İkimizin vereceği bu dersi, bu maddelerin sadece bir araç değil, aynı zamanda doğadaki rollerini tanıtmaya yönelik bir fırsat olarak gördük.

Miselyuma gelince, miselyum, mantarların vejetatif kısmıdır ve organik atıklar üzerinde yetiştirilebilir. Kuruduktan sonra, maddeyi bir arada tutan doğal bir tutkal gibi davranır. Miselyumu bağlayıcı olarak kullanmanın avantajı, geri dönüştürülmüş organik atıkların bu dönüşümden sonra hala biyoçözünür olmalarını sağlaması. Böylelikle miselyum, kompozit malzemelerde kullanılan toksik tutkallar ve sıvı polimerlerin yerine, doğada çözünebilen doğal bir bağlayıcı üretme imkanı sunuyor.

Miselyumun ambalajlarda kullanılan polistiren için uygun bir alternatif olduğu kanıtlanmıştır. Bunun yanı sıra, malzemenin keşfedilmesi gereken bir sürü kullanım alanı hala mevcut. Rendelenmiş kağıt, fındık kabukları, talaş, pamuk artıkları gibi farklı substrat türlerini araştırıyoruz ve formu deneysel kalıp yapımı yoluyla manipüle ediyoruz.

Miselyum

E: Tasarım sürecinizle ilgili neler söyleyebilirsiniz?

TGA: İkimiz de geleneksel anlamda ürün tasarımcıları değiliz; ahşap atölyelerinden kaçınıyoruz ve üç boyutlu modellemeye de pek hakim değiliz. Tasarım sürecimiz oldukça düşük teknolojiyle, sezgisel ve kendiliğinden ilerliyor. Gözlem, tasarım sürecimizde de önemli bir rol oynamaktadır.

E: Sürdürülebilirlik hakkındaki düşünceleriniz neler? Deneylerinizin yanı sıra günlük yaşamınızda sürdürülebilir ne gibi alışkanlıklarınız var?

TGA: Sürdürülebilirlik hakkında çok konuşuyoruz, kendimize sürdürülebilirliğin yeterli olup olmadığını da soruyoruz. Sadece sürdürülebilir sistemler hakkında değil, yenilenebilen sistemler hakkında da düşünüyoruz.

Günlük yaşamımızdaki alışkanlıklar arasında çoğunlukla vintage giymek ve giysilerimizi onarmak yer alıyor, mahsülleri mevsimlerinde yemek, yerel satın almak, daha az et tüketmek, bisiklete binmek gibi… En yeni kazandığımız alışkanlığımız ise kompost yapımı. Paris’in bazı bölgelerinde yerel kompost kutuları kuruldu ve böylelikle bahçesi olmayanlar da artık kompost yapımına katkıda bulabiliyorlar:)

Adhoc
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

Tasarımda Sürdürebilirlik

Bu hafta ‘tasarımda sürdürülebilirlik’ konuşuyoruz.

11 Şub 2021

https://uauproject.com/portfolio/

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR