
Yıllardan 2006. İlk kez bir film festivaline gidiyorum, !f İstanbul. Çok farklı biriyim, kendimi tanımıyorum. AFM Fitaş'ta, bir müzikal uyarlaması izliyorum. Tam bir 'festival filmi' değil belki ama benim ilk festival filmim oluyor: Rent. Yıllar boyu şarkılarını tekrar tekrar dinliyor, bazılarını ezberliyorum. O müzikalin yaratıcısı Jonathan Larson'ı ise ne hikmetse hiç tanımıyor, hayatını, varsa başka müzikallerini, yaşıyorsa şu an ne yaptığını merak etmiyorum. Yaşamıyor.
"tick, tick...BOOM!'u izledim ve izlediğimden beri iyi değilim." yazıyorum izledikten iki gün sonra. Her şeyin başladığı 30/90 şarkısı, sahip olduğumu hiç bilmediğim ya da geç kalmışlığının farkına dahi varmadığım 30 yaş krizime bir güzelleme gibi çöküyor çünkü daha ilk dakikalarında filmin. Dank ediyor: İki ay içinde 35'ime giriyorum. 35/22. Sonra 'bohem' bir şarkı çalmaya başlıyor, Boho Days, ve bana tuhaf bir şekilde Rent'i hatırlatıyor. Sonra anlıyorum ki bir tuhaflık yok. Taşlar yerine oturuyor: İzlediğim filmin kahramanı, Rent'in yaratıcısı Jonathan Larson. 35'inde ölecek Jonathan Larson. Andrew Garfield, muhteşem bir performansla canlandırıyor onu - ve çok iyi şarkı söylüyor.
Bir dolu göz yaşı sonra, sona yaklaşırken artık Louder Than Words, soruyor: "Kafesler mi kanatlar mı, hangisini tercih edersin? Kuşlara sor."
Öyle yani, "tick, tick...BOOM!'u izledim ve izlediğimden beri iyi değilim."
★★★★★
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Geç kalmış 30 yaş krizleri, Cemre İliksiz'in favori filmi, Sinematek/Sinema Evi, ilk Oscar tahminleri ve havlayan köpekler.
12 Ara 2021

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.
İLGİLİ OKUMALAR



