Toplu işten çıkarmaların ardından istifalar yüzde 50 artıyor

ABD'de işten çıkarmalar son yılların en yüksek seviyelerinde seyrederken teknolojiden imalata, finansal hizmetlerden perakendeye pek çok şirket, çalışan sayısında azalmaya gidiyor. Çalışanlarıyla yollarını ayıran markalar arasında Google, Amazon, Tesla, Walmart, Twitch, eBay, Macy's, Citigroup, Blackrock, Stellantis, Sony, Cisco, UPS, Levi's ve Nike gibi devler de dikkat çekiyor.
İşten çıkarma furyasında en dikkat çeken şirket olan Google, 2023 yılında 12 bin çalışanı ile vedalaşırken bu yıl da yeni işten çıkarma haberleri sürüyor. Bir başka örnek olarak 140 bin çalışanı olan Tesla, geçen ay çalışanlarının %10'unu işten çıkaracağını duyurmuştu.
Şirketler neden binlerce çalışanı işten çıkarıyor?
Çalışan sayısındaki kesintilerin çoğu, genel olarak iyi durumda olan şirketlerde yaşanıyor. Yine de liderler, Wall Street'i memnun etmek, verimliliği artırmak, yapay zeka gibi yeni maceralara odaklanmak gibi nedenlerle işten çıkarmaya gitme ihtiyacı hissedebiliyor. Business Insider'da yayımlanan bir makale, on binleri aşan toplu işten çıkarmaların işgücü piyasasına ve mevcut çalışanlara etkilerini masaya yatırdı.
Süreçle ilgili görüşlerini paylaşan işgücü piyasası uzmanları, yeni CV bulmakta zorlanmayacak önemli şirketlerde bile kesintilerin moralleri bozabileceği, üretkenliği kısıtlayabileceği, çalışanların aidiyeti hissini zedeleyebileceği ve bazı üst düzey yeteneklerin organizasyona katılmasını engelleyebileceğini savunuyor.
Verimlilik düşüyor, istifalar artıyor
Harvard Business School Yönetim Uygulamaları Bölümü Profesörü Sandra Sucher, hâlâ birlikte çalışan insanların hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam etmelerini beklemenin, ancak insan psikolojisiyle ilgili derin bir anlayış eksikliğinin sonucu olabileceğini söylüyor.
İşten çıkarmalar üzerine araştırma yapan Colorado Denver Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Wayne Cascio'ya göre ise liderler maliyetleri kısmak için işten çıkarmaları gerekli görse bile, kesinti yapan kuruluşlar darbe alıyor. Cascio şöyle diyor:
"Baltanın tekrar ne zaman düşeceğini merak ediyorsunuz. Özellikle şirketten net bir açıklama gelmeden işten çıkarmaların devam etmesi durumu kalan çalışanları etrafa bakmaya itiyor. İnternette gezinmek, CV'lerini güncellemek ve ağ oluşturmak için çok daha fazla zaman harcıyorlar ve bu da verimliliği düşürüyor ve bu durum gayet öngörülebilir."
Cascio'nun araştırmalarına göre, işten çıkarmaların ardından kendi istekleriyle işten ayrılanların oranı, bir sonraki yıl yaklaşık %50 artıyor. Çoğu zaman ayrılanların büyük kısmı, şirketlerin kritik pozisyonlarında bulunuyor.
Bu bulguyu destekleyen bir örnek yakın zamanda yaşandı. Yakın zamanda birçok üst düzey yöneticisini kaybeden Tesla'da son olarak ürün lansmanlarından sorumlu yönetici Rich Otto, geçen haftaki toplu kesintilerin ortasında istifa etti.
Markalar kurşun geçirmez değil
Büyük teknoloji şirketlerine atıfta bulunan Cascio, "Markalarının kurşun geçirmez olduğunu düşünüyorlar ancak çoğu için durum böyle değil" diyor.
İşten çıkarmaların en olumsuz yansımalarının üst düzey çalışanların işe alım süreçlerinde görüldüğünü savunan Cascio, birden fazla iş teklifi aldıklarında bu çalışanların işten çıkarma yapmamış bir şirketi tercih etme eğiliminde olduklarının altını çiziyor.
Çalışanlar 'Büyük İstifa' sürecinde kazandıkları gücü hâlâ hissediyor
Araştırma şirketi Gartner'ın İK uygulamalarından sorumlu yöneticisi Caroline Ogawa, çalışanların "Büyük İstifa" sürecinde kazandıkları gücü hâlâ hissettiklerini ve birçoğunun hâlâ nerede çalışacaklarıyla ilgili seçici olmaya devam ettiğini ifade ediyor. Ogawa, işten çıkarılan bir çalışanın yerini doldurmanın eskisi kadar kolay olmadığını beliriyor:
"Bir çalışan işten çıkarıldığında geride kalanlar genellikle eski meslektaşlarının işini üstlenmek zorunda kalıyorlar. Bu durum tükenmişliğe ve hatta kopuşa, ayrıca çalışanların kurum içindeki rollerini sorgulamalarına neden oluyor. Bu nedenle liderlerin işgücünü neden azalttıkları ve çalışanların işlerine nasıl yeniden devam edebilecekleri konusunda iletişim kurmaları çok önemli."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Çiğdem Öztabak, 60 yıldır renklerin evrensel dilini bize tercüme eden Pantone'un başkanı Elley Cheng'le buluştu. Cheng, renklerin ve markaların yaratıcı dünyasına ve geleceğine dair görüşlerini Aposto'yla paylaştı.
14 May 2024

YAZARLAR

Hüseyin Koyuncuoğlu
Ekonomi ve finans editörü

Pareto İçgörü
İş dünyasını ve piyasaları şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.
İLGİLİ OKUMALAR



