Türkiye'nin yeni yerel yönetim haritası: Sandıktan çıkan tablo nasıl tersine döndü?

31 Mart 2024’te ortaya çıkan yerel yönetim haritası, iki yıl içinde parti transferleri, kayyum atamaları, görevden uzaklaştırmalar ve belediye meclislerindeki başkanvekili seçimleriyle büyük ölçüde değişti. İstanbul’da AK Parti yeniden sayısal üstünlüğü ele geçirirken, Türkiye genelinde en az 85 belediye başkanı veya başkanvekili AK Parti’ye katıldı; DEM Parti’nin altı il belediyesi kayyuma geçti, CHP ise hem iktidara yönelen transferler hem de Yeni Parti’ye geçişlerle belediye ağında ciddi bir çözülme yaşadı.
Türkiye'nin yeni yerel yönetim haritası: Sandıktan çıkan tablo nasıl tersine döndü?

Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ve Şile Belediye Başkanvekili Sacit Terzi’nin CHP’den ayrılarak AK Parti’ye katılması, İstanbul’daki yerel yönetim dengesini AK Parti lehine çevirdi. Son geçişlerin ardından AK Parti’nin yönettiği ilçe sayısı 19’a yükselirken CHP’nin elinde 18 belediye kaldı; Esenyurt ve Şişli ise kayyumlar tarafından yönetiliyor. 

Böylece CHP’nin 31 Mart 2024 seçimlerinde 26 ilçeyle kurduğu üstünlük, tutuklamalar, görevden uzaklaştırmalar, başkanvekili seçimleri ve parti değişiklikleri sonucunda yaklaşık iki yılda ortadan kalktı.

İstanbul’da üstünlük adım adım nasıl el değiştirdi?

CHP’nin 26 belediyeden 18’e gerilemesi sekiz ilçede yaşanan farklı gelişmelerin sonucu oldu. Bu gelişmelerin sonucunda CHP, sekiz ilçedeki yönetim kontrolünü kaybetti: İki ilçe kayyum yönetimine geçti; üç ilçede belediye meclisleri veya sonradan parti değiştiren başkanvekilleri aracılığıyla AK Parti yönetimi oluştu; üç ilçe ise 1 Ağustos’taki son geçişlerle AK Parti’ye katıldı.

  • Esenyurt: Belediye Başkanı Ahmet Özer, Ekim 2024’te terör soruşturması kapsamında tutuklandı ve görevden uzaklaştırıldı. Belediyeye kayyum olarak İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy atandı.
  • Şişli: Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın tutuklanıp görevden uzaklaştırılmasının ardından ilçe kayyum yönetimine geçti. Bu iki belediye bugün ne CHP’nin ne de AK Parti’nin yönettiği ilçeler arasında sayılıyor.
  • Beykoz: Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in tutuklanmasının ardından CHP’li meclis üyesi Özlem Vural Gürzel başkanvekili seçildi. Gürzel daha sonra CHP’den istifa ederek AK Parti’ye katıldı. Yani Beykoz’da parti değiştiren kişi, 2024’te seçilen belediye başkanı değil, onun yerine belediye meclisince seçilen başkanvekiliydi. Gürzel geçişini, merkezî hükümetin desteğiyle ilçenin ulaşım ve imar sorunlarına daha etkili çözümler üretme gerekçesiyle savundu.
  • Gaziosmanpaşa: CHP’li Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin tutuklanıp görevden uzaklaştırılması üzerine belediye meclisinde başkanvekili seçimi yapıldı. Meclis çoğunluğunun desteğini alan AK Partili Eray Karadeniz belediyeyi yönetmeye başladı.
  • Bayrampaşa: Belediye Başkanı Hasan Mutlu’nun tutuklanmasının ardından yapılan ilk başkanvekili seçimini CHP kazanmıştı. AK Parti’nin usule ilişkin itirazının ardından seçim yenilendi ve bu kez AK Partili İbrahim Akın başkanvekili seçildi.
  • Tuzla ve Çekmeköy: Belediye başkanları Eren Ali Bingöl ve Orhan Çerkez doğrudan parti değiştirerek AK Parti’ye geçti.
  • Şile: Tutuklanan Belediye Başkanı Özgür Kabadayı’nın yerine seçilen Başkanvekili Sacit Terzi, CHP’den ayrılıp AK Parti’ye katıldı.

Belediye başkanları ayrılık kararını nasıl savundu?

İstanbul’da CHP’den ayrılarak AK Parti’ye geçen belediye yöneticileri, kararlarını ağırlıklı olarak "hizmet üretme güçlüğü, parti içinde yalnız bırakılma ve merkezî yönetimle daha yakın çalışabilme" gerekçeleriyle açıkladı. Ancak gerekçelerin ayrıntıları ve kamuoyuna açıklanma biçimleri birbirinden farklıydı.

Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, ilçedeki imar ve mülkiyet sorunlarını gerekçe gösterdi. İBB Teftiş Kurulu raporunun ardından yaklaşık 16 bin konutun altyapı hizmetlerinin kesilmesi ve 50 bin kişinin barınma sorunu yaşaması riski bulunduğunu savunan Bingöl, mevcut siyasi zeminde çözüm üretemediğini söyledi. “Karar verici iradeyle aynı zeminde çalışmanın” Tuzla’nın yararına olacağını belirten Bingöl, parti sadakatini vatandaşların barınma hakkının önüne koyamayacağını ifade etti.

Şile Belediye Başkanvekili Sacit Terzi, yaklaşık 40 yıl siyaset yaptığı CHP’den ayrılırken kararının kişisel bir kırgınlıktan veya beklentiden kaynaklanmadığını söyledi. Uzun süren bir değerlendirme ve “vicdani muhasebe” sonucunda CHP çatısı altında Şile’ye yeterince faydalı hizmet sunamayacağı kanaatine vardığını belirten Terzi, siyaseti çatışma değil uzlaşma ve eser üretme alanı olarak gördüğünü vurguladı.

Beykoz Belediye Başkanvekili Özlem Vural Gürzel, CHP içinde baskı gördüğünü ve yalnız bırakıldığını öne sürdü. Gürzel, parti içinde siyasi hesapların ve kapalı kapılar ardındaki pazarlıkların belediye hizmetlerinin önüne geçtiğini savunarak AK Parti’ye katıldıktan sonra merkezî yönetimin desteği sayesinde ulaşım, imar ve kentsel dönüşüm alanlarında daha etkili çalışabildiğini söyledi. "Atatürkçü kimliğinin değişmediğini" belirten Gürzel, parti değişikliğini ideolojik bir kopuştan çok Beykoz’a hizmet edebilmek için alınmış bir karar olarak anlattı.

Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ise diğer isimlerin aksine, CHP’den ayrılmasının ve AK Parti’ye katılmasının gerekçelerini ayrıntılı biçimde kamuoyuna açıklamadı. Geçiş öncesinde CHP ve Ekrem İmamoğlu’yla ilgili bazı sosyal medya paylaşımlarını sildiği ileri sürüldü; ancak Çerkez’den, kararın parti içi anlaşmazlıklardan mı, belediye hizmetleriyle ilgili sorunlardan mı yoksa başka bir siyasi tercihten mi kaynaklandığını açıklayan kapsamlı bir değerlendirme gelmedi.

Parti değişikliği kararlarına tepkiler ne oldu?

CHP yönetimi ise bu açıklamaların gerçek tabloyu yansıtmadığını, muhalefet belediye başkanlarının soruşturma ve tutuklanma baskısı altında “ya hapis ya AK Parti” tercihiyle karşı karşıya bırakıldığını öne sürdü. 

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, özellikle Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün parti değiştirmesinin özgür bir siyasi tercihten ibaret olmadığını savundu. Özel, Bingöl’ün soruşturma ve tutuklanma korkusuyla psikolojik baskı altına alındığını ileri sürerek, “Uykuları kaçan, küçük çocuğu olan, yeni evli Tuzla Belediye Başkanı’nın kimyasını bozdular” dedi. Bingöl’ün daha sonra imar sorunlarını gerekçe göstererek geçişine “kılıf” bulduğunu savunan Özel, kendisinin daha önce kamu yararını gözeten farklı bir çözüm önerdiğini söyledi.

Özel’in anlattığına göre çözüm, geçmiş dönemde ödenmeyen yükümlülüklerin müteahhitlerden tahsil edilmesi, merkezî yönetimin de hukuki ve idari sorunun giderilmesine katkı sunmasıydı. Bingöl’ün bu yolu izlemek yerine AK Parti’ye geçmesini “suçüstü durumu” olarak nitelendirdi. Ayrıca Bingöl’ün kendisine daha önce yaşadığı baskıyı ağlayarak anlattığını iddia etti.

  • Muhalefetin itirazı şu noktada yoğunlaşıyor: Bir belediye başkanı hakkında soruşturma açılması, görevden uzaklaştırılması ve belediye meclisindeki dengeler kullanılarak yönetimin başka bir partiye geçmesi, hukuken mümkün olsa bile sandıkta ortaya çıkan siyasi iradeyi değiştiriyor.

AK Parti cephesi ise belediyelerdeki yolsuzluk veya terör suçlamalarının seçim sonuçları gerekçe gösterilerek soruşturma dışı bırakılamayacağını belirtiyor; parti değiştiren yöneticilerin de görevlerini sürdürme ve siyasi tercihte bulunma hakları olduğunu savunuyor. Parti ayrıca CHP içinde yönetim krizi yaşandığını, yerel yöneticilerin hizmet üretemedikleri veya kendi partilerinden destek alamadıkları için AK Parti’ye yöneldiğini savunuyor.

İller düzeyinde yerel yönetim tablosu nasıl değişti?

31 Mart 2024 seçimlerinde CHP, yüzde 37,8 oyla Türkiye genelinde birinci parti olmuş; 14 büyükşehir, 21 il merkezi ve 337 ilçe belediyesi kazanmıştı. AK Parti ise yüzde 35,5 oyla 12 büyükşehir, 12 il merkezi ve 356 ilçede seçimi önde tamamlamıştı. Aradan geçen iki yılda yeni bir yerel seçim yapılmadı ancak parti değiştiren başkanlar, kayyum atamaları, görevden uzaklaştırmalar ve belediye meclislerindeki başkanvekili seçimleri sandık gecesi ortaya çıkan haritayı önemli ölçüde değiştirdi.

2024 yerel seçimlerinden bu yana Türkiye’de en az 17 büyükşehir veya il belediyesinde başkan, parti aidiyeti ya da yönetim biçimi değişti. Bu belediyelerin üçü başkanların parti değiştirmesiyle AK Parti’ye geçti, altısına kayyum atandı, yedisinde seçilmiş başkan görevden uzaklaştırılarak yerine belediye meclisinden bir başkanvekili getirildi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ise başkanın Yeniden Refah Partisi’nden ayrılmasıyla bağımsız yönetime geçti.

  • CHP’nin 35 olan il düzeyindeki belediye sayısı 32’ye, DEM Parti’ninki ise 10’dan 4’e geriledi.

AK Parti, 2024 seçimlerinde kendisinin kazanmadığı üç il düzeyindeki belediyeyi transfer yoluyla bünyesine kattı. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal CHP’den, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı ise İYİ Parti’den ayrılarak AK Parti’ye geçti. Böylece AK Parti’nin yönettiği büyükşehir ve il merkezi belediyesi sayısı seçim gecesindeki 24’ten 27’ye çıktı.

En kapsamlı idari değişiklik ise DEM Parti’nin kazandığı altı ilde yaşandı. Mardin, Van, Batman, Hakkâri, Siirt ve Tunceli belediye başkanları görevden uzaklaştırıldı; belediyelerin yönetimi İçişleri Bakanlığı'nın görevlendirdiği valilere bırakıldı. 

  • İlçe düzeyinde kayyuma devredilen yönetimler arasında ise İstanbul’dan Esenyurt ve Şişli ile Halfeti, Akdeniz, Ovacık, Kağızman ve Bahçesaray yer alıyor.

CHP’nin kazandığı yedi büyükşehir veya il merkezinde de seçilmiş başkanlar soruşturmalar kapsamında görevlerinden uzaklaştırıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım bu isimler arasında yer aldı. Bu belediyelerde yönetim belediye meclislerinin seçtiği başkanvekillerine geçti ve siyasi kontrol CHP’de kaldı.

Şanlıurfa'da ise Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, 2024’te belediyeyi Yeniden Refah Partisi adına kazandıktan sonra partisinden istifa ederek görevini bağımsız sürdürmeye başladı. Böylece başkan değişmedi ancak belediyenin seçimdeki parti aidiyeti sona erdi.

AK Parti, seçimden sonra kaç belediye başkanı transfer etti?

AK Parti’ye yönelik geçişler, yerel haritadaki en geniş ve en düzenli hareket oldu. Mayıs 2026’da yayımlanan toplu dökümlerde, 31 Mart seçimlerinden sonra farklı partilerden veya bağımsızlardan 79 belediye başkanının AK Parti’ye katıldığı bildirildi. 

  • Bu geçişlerin en büyük bölümü Yeniden Refah Partisi’nden geldi; onu CHP, bağımsızlar ve İYİ Parti izledi.

Haziran sonunda Keçiören, Keşan ve Nevşehir belediye başkanlarının katılımıyla toplamın 82’ye çıktığı bildirildi. Ardından 1 Ağustos’ta Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ve Şile Belediye Başkanvekili Sacit Terzi de AK Parti’ye geçti. Bu duyurular birlikte değerlendirildiğinde, seçimden sonra AK Parti’ye katılan belediye başkanı ve başkanvekili sayısı en az 85’e ulaştı. 

Bu toplamın içinde büyükşehir, il, ilçe ve belde belediyeleri birlikte yer alıyor. Bazı örneklerde ise partiye katılan kişiler, 2024’te seçilmiş başkanlar değil, seçilmiş başkan görevden uzaklaştırıldıktan sonra belediye meclisince belirlenen başkanvekilleri.

Yeni Parti’nin kurulması tabloyu nasıl değiştirdi?

Temmuz 2026’da Özgür Özel ve beraberindeki milletvekillerinin CHP’den ayrılarak Yeni Parti’yi kurması, belediye haritasında iktidara geçişten farklı bir hareket yarattı. Bu kez belediyeler iktidar blokuna değil, muhalefet içindeki yeni bir partiye yöneldi.

Yeni Parti’nin 27 Temmuz’da yayımladığı ilk listede 44 belediye başkanı veya başkanvekili bulunuyordu. Ancak listenin yayımlanmasından bir gün sonra Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal dahil bazı isimler, CHP’de kalacağını açıkladı.

Öte yandan ilk listenin ardından CHP'den Yeni Parti'ye geçeceğini duyuran yeni isimler de oldu: 

  • Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, CHP’den istifa ettiğini ve siyasi yaşamını Yeni Parti’de sürdüreceğini kendi açıklamasıyla duyurdu. 
  • Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, 20 belediye meclisi üyesiyle birlikte CHP’den istifa etti. Türkel, açıklamasında Yeni Parti’nin çevrim içi üyelik sisteminin açılmasını beklediklerini ve ardından topluca üye olacaklarını söyledi.
  • Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, CHP’den istifa ettiğini ve Yeni Parti’ye katılacağını duyurdu. Şahin’in açıklamasının yayımlandığı sırada geçiş işlemlerinin ilerleyen günlerde tamamlanacağı belirtiliyordu.
  • Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, tutuklu bulunan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet'in Özgür Özel’e gönderdiği mektupta Yeni Parti ile birlikte hareket edeceğini bildirdiğini söyledi.

Sonraki günlerde Denizli, Ankara, Samsun ve başka illerde belediye başkanları, meclis üyeleri ve parti örgütlerinden toplu istifa açıklamaları geldi. Yeni Parti yöneticileri 200’ün üzerinde, Özgür Özel ise 230 belediye başkanının Yeni Parti'ye katılmak üzere CHP’den ayrıldığını söyledi.

En fazla hangi parti aşındı?

Oransal bakımdan en ağır kayıplardan biri Yeniden Refah Partisi’nde yaşandı. Parti, 31 Mart 2024’te bir büyükşehir, bir il merkezi, 39 ilçe ve çok sayıda belde belediyesi kazanmıştı. Ancak seçimden sonraki iki yılda özellikle Konya, Erzurum, Samsun, Adana ve Ağrı’daki başkanlarının önemli bir bölümü AK Parti’ye katıldı. 

  • Mayıs 2026’da yayımlanan dökümlere göre AK Parti’ye geçen 79 belediye başkanının 33’ünün Yeniden Refah kökenli olduğu görülüyordu. 

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın partisinden ayrılarak bağımsız kalması da eklendiğinde, Yeniden Refah’ın sandıkta elde ettiği yerel yönetim gücü hem transferlerle hem de bağımsızlaşmayla ciddi biçimde küçüldü.

CHP’deki aşınma ise sayıca daha geniş, ancak siyasi yönü bakımından daha karmaşık oldu. Mayıs ayına kadarki dökümlerde 17 CHP’li belediye başkanının AK Parti’ye geçtiği görülürken, daha sonraki katılımlar bu sayıyı artırdı. Buna belediye başkanlarının tutuklanması, görevden uzaklaştırılması, kayyum atamaları ve bazı belediye meclislerinde yönetimin AK Parti’ye geçmesi de eklendi. 

Temmuz 2026’da Yeni Parti’nin kurulmasının ardından başlayan ayrılıklar ise CHP’nin kaybını başka bir boyuta taşıdı: Bu belediyeler iktidar blokuna geçmedi, fakat CHP’nin kurumsal yönetiminden çıkarak muhalefet içindeki yeni bir merkeze yöneldi.

DEM Parti’nin kaybı transferlerden çok kayyum atamaları üzerinden yaşandı. Parti, 2024’te 10 büyükşehir ve il belediyesi kazanmıştı; Haziran 2026 itibarıyla Hakkâri, Mardin, Batman, Tunceli, Van ve Siirt’te seçilmiş başkanların yerini mülki idare amirleri aldı. Böylece DEM Parti’nin il düzeyindeki 10 belediyesinden altısı kayyum yönetimine geçti ve partinin fiilen yönettiği il sayısı dörde geriledi.

İYİ Parti’nin 2024’teki belediye ağı daha küçüktü, ancak bu ağ da parti değişikliklerinden belirgin biçimde etkilendi. Bursa’nın Karacabey ve Yenişehir, Erzurum’un Horasan, Bingöl’ün Yedisu, Isparta’nın Yalvaç ve Samsun’un Yakakent ilçelerinde İYİ Parti’den seçilen başkanlar AK Parti’ye katıldı. Nevşehir Belediye Başkanı'nın geçişi ise partinin kazandığı tek il belediyesini de AK Parti’ye taşıdı. Bu nedenle İYİ Parti’nin kaybı toplam sayı bakımından CHP veya Yeniden Refah kadar büyük olmasa da, başlangıçtaki sınırlı belediye varlığına oranlandığında dikkat çekici oldu.

Bağımsız belediye başkanları ise AK Parti’ye yönelik transferlerin önemli bir kaynağını oluşturdu. Mayıs 2026’ya kadarki listelerde 16 bağımsız belediye başkanının AK Parti’ye katıldığı görülüyordu. Bunların bir bölümü seçime bağımsız girmiş, bir bölümü ise önce seçildiği partiden ayrılarak bağımsız kalmıştı.

DEVA Partisi, Demokrat Parti ve Saadet Partisi gibi daha küçük partilerden de AK Parti’ye geçişler yaşandı. Mayıs ayındaki toplu dökümlerde bu üç partiden toplam beş belediye başkanının AK Parti’ye katıldığı belirtiliyordu. Sayıları sınırlı olsa da bu geçişler, iktidar partisinin yalnızca CHP ve Yeniden Refah’tan değil, yerel siyasetin hemen bütün küçük aktörlerinden başkan topladığını gösterdi.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

Canlı Gündem

Anbean ekonomi, iş dünyası, teknoloji, politika ve kültür-sanat gündeminin en önemli maddeleri. Kısa, yalın, öz bir şekilde.