FED'in Planları, Avrupa'da Doğal Gaz Krizi, Asya Borsaları

Berna Önsel - İdil Su Kesken

Tutanaklarda Hangi Mesajlar Verildi? 

ABD Merkez Bankası'nın 26-27 Temmuz’da gerçekleştirdiği toplantıya ilişkin tutanaklar, ülkede enflasyon önemli ölçüde düşene kadar faiz artırımlarının devam edeceğini ve faiz artışlarının hızının gelen verilere bağlı olacağını ortaya koydu.

Politika faizinin 75 baz puan artışla %2,25-2,50 aralığına yükseltildiği son toplantının tutanakları, enflasyon önemli ölçüde düşene kadar faiz artırımlarının devam edeceğini gösterdi. Tutanaklarda, iş gücü piyasasının gücünün, ekonomik faaliyete ilişkin mevcut gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) verilerinin gösterdiğinden daha güçlü olabileceği ve bunun GSYH verisinde yukarı yönlü bir revizyon olasılığını artırdığı belirtildi. Fed yetkililerinin enflasyon baskılarının azaldığına dair bugüne kadar çok az kanıt olduğu konusunda hemfikir olduğuna işaret edilen tutanaklarda, arz kaynaklı endişelerin fiyat baskılarına katkıda bulunmaya devam ettiği belirtildi. Tutanaklarda, toplam talepteki yavaşlamanın enflasyon baskılarını azaltmada önemli bir rol oynayacağı vurgulandı. Faiz oranında süren artışların uygun olacağının öngörülmeye devam edildiği aktarılan tutanaklarda, "Enflasyonun Komite'nin hedefinin oldukça üzerinde kalmasıyla, yetkililer, Komite'nin maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerini yerine getirmek için kısıtlayıcı bir politika duruşuna geçmenin gerekli olduğu kanaatine vardılar." ifadesi yer aldı.

Hatırlatmamız gerekirse, ABD'de haziranda yüzde 9,1 ile 41 yılın zirvesine çıkan enflasyon, Fed'in üzerindeki baskıyı artırmıştı. Fed, haziran toplantısının ardından temmuz toplantısında da politika faizinde 75 baz puanlık artışa gitmiş ve federal fon oranını yüzde 2,25-2,50 aralığına yükseltmişti. ABD'de enflasyon, temmuz ayında ise benzin fiyatlarında son dönemde yaşanan düşüşün etkisiyle aylık bazda değişim göstermezken, yıllık bazda yüzde 8,5 ile beklentilerin altında artış kaydetmişti.

Yetkililer Neler Söyler?

Atlanta FED, sık aralıklarla ekonomik büyüme projeksiyonu çizdiği GDPNow göstergesinde üçüncü çeyrek büyüme tahminini düşürdü. 10 Ağustos tarihinde %2,5 olarak açıklanmış olan üçüncü çeyrek (Q3) büyüme tahmini, dün açıklanan projeksiyonda %1,8'e indirildi. Geçtiğimiz hafta açıklanan ve keskin biçimde gerileyen konut başlangıçlarını, yıllık bazda hafif gerileyen sanayi üretimi izledi ve bu iki veri, büyüme projeksiyonundaki tahmini düşüren ana etkenler oldu.

Atlanta FED’in GDPNow göstergesi, ekonomik büyüme göstergesi olarak önem arz ediyor.

Chicago Fed Başkanı Charles Evans, enflasyona ilişkin son verilerin Fed'in sıkılaşma politikasına başlamasından bu yana fiyat baskılarına ilişkin ilk olumlu okuma olduğunu kaydetti. Enflasyonun hâlâ kabul edilemez derecede yüksek olduğunu vurgulayan Evans, Fed'in şu anda yüzde 2,25-2,5 aralığında olan politika faizini bu yıl yüzde 3,25-3,5 aralığına ve gelecek yılın sonuna kadar yüzde 3,75-4 aralığına yükseltmesini beklediğini bildirdi. Evans, enflasyonun gelecek yıl yüzde 2,5'e yaklaşmasını beklediğini belirterek, ekonominin ise yakın zamanda önemli ölçüde yavaşlamasını beklemediğini ifade etti.

Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari de resesyona neden olsa bile faiz oranlarının daha fazla yükseltilmesi gerektiğini belirtti.

Geçtiğimiz hafta ABD'de enflasyon verilerinin beklentilerin altında gerçekleşmesiyle risk iştahı artarken, ABD Merkez Bankası yetkililerinin açıklamaları piyasalarda dalgalanmaya yol açtı. Hafta sonunda bir televizyon kanalında konuşan Richmond Fed Başkanı Thomas Barkin 1970'lerde yapılan hatalardan kaçınmaları gerektiğini belirterek, enflasyonun kontrol altına alınana kadar Fed'in faiz artırmaya devam etmesi gerektiğini söyledi.

Piyasalardaki fiyatlamalarda söz konusu açıklamalarla Fed'in eylül toplantısında atacağı adımın büyüklüğüne ilişkin belirsizlik arttı. Buna göre, Fed'in yüzde 54 ihtimalle 50 baz puan faiz artıracağı tahmin edilirken, 75 baz puanlık faiz artışı ihtimali ise yüzde 46 seviyesinde bulunuyor.

Avrupa, Tarihinin En Büyük Doğal Gaz Krizlerinden Birine Hazırlanıyor!

Bölgede enerji arz krizi başlıca risk unsuru olmayı sürdürüyor.

Avrupa’da doğal gaz fiyatları yükselmeye devam ediyor, fiyatlardaki yükselişin bölge ekonomisi üzerindeki etkisi gün geçtikçe artıyor. Avrupa, azalan Rus gazı arzı nedeniyle enerjide tüketim kesintisi kararları alırken, petrol ve kömür tedariklerinde yaşanan sıkıntılarla birlikte enerji güvenliği konusunda Euro Bölgesi’ni zorlu bir kış sezonu bekliyor.

Avrupa piyasaları, geçtiğimiz hafta alış ağırlıklı bir seyir izlerken, bu hafta Euro Bölgesi'nde çarşamba günü açıklanacak 2. çeyrek Gayrisafi Yurt içi (GSYH) verisi ön plandaydı.

Euro Bölgesi ekonomisi nisan-haziran döneminde %0,6 ile tahminlerin altında büyüdü. Açıklanan veri, Avrupa ekonomisinin görece güçlü seyrettiğine işaret ederken analistler enerji kıtlığının enflasyonu daha da yükselteceğine ve bölge ekonomisinin resesyona gireceğine dair endişeli. Analistlere göre bölge ekonomisinin iki çeyrek üst üste küçülme ihtimali çok muhtemel. Enflasyonun 2022'de ortalama %8 olarak Avrupa Merkez Bankası'nın yüzde 2'lik hedefinin oldukça üzerinde olması bekleniyor. Bugün, yetkililerden gelecek olan açıklamalar takip edilecek. ECB üyesi Schnabel dün yaptığı açıklamalarında teknik resesyonun mümkün olduğunu ve enflasyonun kısa vadede hızlanabileceğinin altını çizdi.

Asya borsalarında satış ağırlıklı bir seyir hâkim!

Çin'de açıklanan TÜFE artışının son iki yılın en yüksek seviyesine işaret etmesinin ardından Çin Merkez Bankası PBoC'den yapılan duyuruda, enflasyonun bankanın yüzde 3 hedefine çok yakın olduğu belirtilerek, büyük parasal genişlemelerin artık olasılık dışı göründüğü ifade edildi. Çin'de önemli bir üretim merkezinin Kovid-19 salgını nedeniyle karantinaya alınması ise Çin borsasında hafta başında risk iştahını düşürdü. Çin'de ekonominin yavaşladığına dair gittikçe artan işaretler resesyon endişesini besleyerek piyasalarda satış baskısını güçlendirirken, konut piyasasında süregelen kriz ve Kovid-19 kaynaklı kapanmalar ülkede belirsizlikleri artırmaya devam ediyor. Tayvan konusu üzerinden Çin ile ABD arasında yüksek seyreden tansiyon da gündemin odağındaki yerini koruyor. Söz konusu gelişmelerle Asya borsalarında satış ağırlıklı bir seyir izleniyor.

Hatırlatmamız gerekirse, ABD yönetimi, Çin ile gerilimin yüksek olduğu bu dönemde Pekin yönetimiyle egemenlik ihtilafı içindeki Tayvan ile yeni ticaret girişimi kapsamında resmi görüşmelere başlanacağını duyurdu.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

FED'in Planları, Yoğun Veri Haftası

Küresel piyasalarda yoğun veri gündemi, Fed'in tutanakları, Avrupa'da doğal gaz krizi ve Asya borsaları.

19 Ağu 2022

Gonglar Kimin İçin Çalıyor?

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR