OHAL Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Şehirlerin Yeniden İnşası Düzenlenebilir mi?

Cumhurbaşkanı depremin ardından 11 ili kapsayan bölgede üç ay süreyle olağanüstü hâl ilan etmiş ve bu karar TBMM tarafından onaylanmıştır. Bu çerçevede de Cumhurbaşkanı pek çok OHAL Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarmıştır. 24 Şubat 2023 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 126 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi[1] olağanüstü hâl bölgesinde afetten etkilenenlerin geçici veya kesin iskân alanlarının nasıl belirleneceğini ve yerleşim yerlerinin nasıl inşa edileceğini düzenlemektedir. Bu Kararnameye göre, İmar Kanunu’nda öngörülen kurallara uyulmaksızın geçici ve kesin iskân alanları doğrudan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca tespit edilebilecektir. Bu alanlarda mera ya da orman bulunması halinde ilgili kanunlarda yer alan kısıtlamalara uyulmaksızın buralar yerleşime açılabilecektir. Tespit edilen alanlarda daha önce tanınmış maden ve turizm işletmeciliğine ilişkin haklar kendiliğinden sona erecek, kamu kurumlarına ait taşınmazlar doğrudan Bakanlık veya Toplu Konut İdaresi adına tescil edilecek, özel mülkiyetteki taşınmazlar acele kamulaştırmaya tabi tutulacaktır.
Burada tartışılması gereken temel mesele, bir OHAL Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle (OHALCBK) kalıcı iskân yerlerinin belirlenmesi ve inşasına ilişkin düzenleme yapılıp yapılamayacağıdır. Anayasanın 119/6. maddesine göre “olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda” OHAL CBK’sı çıkarılabilir. Ancak, depremde büyük ölçüde hasar gören Hatay gibi bir ilin yeni şehir planının İmar Kanunu’nda öngörülen süreçlere uyulmaksızın doğrudan bakanlıkça yapılıp yürürlüğe konulması ve bu plan çerçevesinde acilen inşaatlara başlanmasının “olağanüstü halin gerekli kıldığı” bir konu olduğunu söylemeye olanak bulunmamaktadır. Zira, OHAL CBK’ları ile olağanüstü halin süresini aşan kuralların da konulamaması gerekir. Ayrıca, bir şehrin nereye kurulacağının tespitinin yanı sıra şehrin planının nasıl olması gerektiği de demokratik ve katılımcı bir süreçle kararlaştırılması gereken bir konudur. Şehrin gelecek yüzyıllarını belirleyecek bir kararın yoğun bilimsel inceleme ve analizlere, çeşitli toplumsal kesimlerin ve çıkar gruplarının talep ve görüşlerine göre tartışma ve müzakere süreçleri sonunda kararlaştırılması gerekirken, planlar kamuoyuna açıklanmadan, hiçbir talep ve itiraz imkânı tanınmadan aceleyle inşaatlara başlanmasının geri dönülemez sonuçları olacağı açıktır.
Ayrıca Anayasaya aykırı bir şekilde orman ve mera alanlarının yapılaşmaya açılması da mümkün değildir. Diğer taraftan özel mülkiyetteki taşınmazlar acele kamulaştırmaya tabi tutulacak, kamulaştırma bedelleri konusunda çıkacak uyuşmazlıkların çözümü uzun yıllar alacaktır. Aynı şekilde iskân alanı olarak belirlenen yerlerde daha önce tanınmış olan bütün haklar kendiliğinden sona erecektir. Bütün bu düzenlemelerin mülkiyet hakkı ihlallerine neden olması kaçınılmazdır.
Ne var ki Anayasanın 148. maddesi OHAL CBK’larına karşı iptal davası açma yolunu kapatmıştır. Anayasa Mahkemesi daha önce 1991 yılında OHAL KHK’larına karşı açılan davalarda, bir OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi’nin olağanüstü halin gerekleri ile sınırlı olup olmadığını denetleyebileceğine karar vermişken, 2016 yılında bu içtihadından dönmüş ve adında OHAL geçen KHK’ları hiçbir şekilde denetleyemeyeceğine karar vermiştir. AYM aynı içtihada muhtemelen OHAL CBK’ları için de bağlı kalacaktır. Bu durumda ancak CBK’lar TBMM’de kabul edildikten sonra anayasallık denetimine tabi tutulabilecektir. Anayasaya göre OHAL CBK’larının TBMM’de en geç üç ay içinde görüşülmesi gerekmektedir. Bu süre içinde onaylandıktan sonra açılacak davalarda ise AYM’nin ne kadar sürede karar vereceğini öngörmek mümkün değildir. Olağanüstü hal CBK’larının denetimsizliği ağır insan hakları ihlallerine ve geri dönülemez toplumsal zararlara neden olacaktır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
OHAL Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Şehirlerin Yeniden İnşası Düzenlenebilir mi?, Seçim İttifakları Oluşuyor, Rekor Cari Açık ve TCMB Rezervi, Deprem Sonrası Sivil Toplum ve Artan Baskılar.
20 Mar 2023

YAZARLAR

Özgürlük Gündemi
Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR


