Ve dediler ki: Ulus Baker

Eylem bandosu, kolektif protest müzik grubu Bandista, 2009 yılında çıkardığı De Te Fabula Narratur albümü için “Her Şeyin Şarkısı” isimli bir parça kaydetti.
“Her şey herkesleşiyordu,
Herkes her şeyleşiyordu,
Tarih durmadan yazılıyordu,
Birden olanlar oldu.
Bir kırmızı koltukta yatarken,
Ekranda Dziga Vertov dönerken,
Psinoza mavladı birden,
Şaşkınlık hasıl oldu!”
dizeleriyle başlayan şarkının künyesine şu not düşülmüştü: “Hocamız, ev arkadaşımız, bize müziği anlamayı öğreten insana dair bir kolaj.” Dziga Vertov, Ulus Baker’in üzerine birçok inceleme yaptığı bir yönetmen, Psinoza ise ikiz siyam kedilerinin ismiydi (ayırt edemediği için ikisine birden aynı ismi vermişti).
1960’ın 14 Temmuz günü dünyaya merhaba diyen Ulus Baker, 2007 yılında doğum gününe iki gün kala aramızdan ayrıldı. Dolayısıyla içinde bulunduğumuz haftayı Ulus Baker Haftası olarak tanımlamak çok da yanlış olmaz.
Şimdiye dek onun hakkında çok şey yazıldı -sosyal medyada onu karikatürize eden yazılara kadar- belki de söylenebilecek her şey söylendi. Bu yazılarda mitleştirildi, derbeder derviş kılığına sokuldu. Daha sonraları bu yazıların Ulus’u sevenlerin canını çok sıktığını söyleyecek olan yakın arkadaşı Tanıl Bora, vefatının ardından kaleme aldığı “Ulus, her neredeysen…” başlıklı yazısında onu bu sözlerle anlatmıştı:
“Kamusal bir figür olarak Ulus Baker... Kâmilen bir efsaneydi, değil mi? Medya-aşırı, alternatif bir şöhreti vardı onun. Namını işitenler, uzaktan bilenler için bir deli-dâhî imgesiydi... Onun hikâyeleri, anekdotları bire bin katılarak orada burada anlatılırdı. Zamanımızın (zamandışı) bir kahramanı...
En yakınındakiler için de efsane değil miydi biraz? Ulus'un aslında kim olduğunu, nereden gelip nereye gittiğini kim bilirdi, kim biliyor tam olarak? Sırlı biriydi Ulus. O esnadaki durumunun tam ne olduğuna dair rutin müphemliklerin berisinde, geçmişine dair, en yakınındakilere bile tastamam malûm olmayan muammaların brandası geriliydi.
Çok insanı etkiledi, kendine hayran ve âşık bıraktı Ulus. Çok insan bağlandı ona. Çok insan kendini ondan sorumlu hissetti, onun sorumluluğunu hissetti. Etrafında her zaman halka halka genişleyen bir gönüllüler çemberi oldu.
Ne çok insana öğretmenlik etti. Derli toplu bilgi edevatından ziyade, büyüleyici köşe bucakları, göz kamaştırıcı ters açıları (son zamanlarda görsel bilgiye yoğunlaşmıştı) öğretti, yan bakmayı öğretti.”
Ulus Baker, ODTÜ Sosyoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra; ODTÜ’de aynı bölümde ve GİSAM’da, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde dersler verdi. En çok ODTÜ ile özdeşleşti. Dersleri, yaşamı açıkça anlamak niyetiyle her tür düşünceye davet niteliğindeydi. GİSAM'da beraber çalıştığı Öğretim Üyesi Ersan Ocak, onun derslerini, "Hocalığın en büyük erdemlerinden birine sahipti: Sorulan her soruya eşit davranır, aynı samimiyetle cevap verirdi. Onun için öğrencinin sorduğu her soru kıymetliydi. Öğrencinin yanlış yapma hakkı vardı ve bu nedenle doğru soru, yanlış soru diye bir ayrım olamazdı. Öğrencilerine 'anladınız mı' diye sormaz, 'hissedebiliyor musunuz' diye yaklaşırdı..." cümleleriyle betimlemişti. Baker, yüzlerce öğrencisine, binlerce okuruna dokundu. Spinoza ve Deleuze’nin Türkiye’de tanınmasına, onların düşüncelerinin anlaşılmasına büyük katkısı oldu.
Yıllarca Ayrancı, Meneviş Sokak’ta ikamet etti. O Ankara’yı, Ankara onu yaşadı. Sosyal hayatı genel olarak Sakarya merkezliydi. Olgunlar’daki Fikrim Bar en uğrak mekanlarından biriydi. Burada müzik sosyolojisi üzerine sohbet etmeyi çok severdi.

Fikrim Bar'da 2005 yılında Can Dündar'ın çektiği bu fotoğrafta Ulus Baker, Neşet Ertaş, Nebil Özgentürk, Tayfun Atay, Bayram Bilge Tokel, Ali Rıza Dündar, Vedat Çuhadar, Erol Parlak, Hatice İkinci yer alıyor.
Baker'in "Müzik Üstüne" ve "Gilles Deleuze'ün Sinema ve Müzik Felsefesi" başlıklı yazıları, onu, Bandista gibi benim için de müziği anlamayı öğreten insan kıldı.
"Müzik öyle herhangi bir ders çerçevesinde kuşatabileceğimiz bir alan değil. Neredeyse insanların (ve belki de başka hayvanların) yaşamlarıyla en az dil kadar, hatta daha fazla bir ölçüde 'koşut' olan bir yaşantı. Müziğin çok geniş bir altyapısı, derinliği, tarihi ve coğrafyası, giderek fiziği, özellikle de biyolojisi vardır. Kimyayı saymadıysam kusuruma bakmayın ancak Mendeleyev'in ünlü elementler tablosu tam anlamıyla 'müzikal' uyum varsayımları üzerine inşa edilmişti. Yani kimyevi unsurlar bile tıpkı müzikte olduğu gibi birtakım uyumlar ve oranlar üzerinden birbirleriyle ilişkiye geçiyorlar..."
Dostlarından Harun Kemal Abuşoğlu, onu tanıdıkça artık başka türlü düşünmeye, hissetmeye başladığını belirtmiş; bir gün sohbet edip Bach dinledikleri sırada, Baker'in müziği tutkuyla anlatmaya başladığını, adeta sözlerle resim çizdiğini, Bach’ın müziğini sanki bir film izler gibi gözleriyle gördüğünü yazmıştı.
Bir başka arkadaşı Necmi Erdoğan'a göre Ulus Baker, "normal" değildi; ama onun o "tuhaf" konumu bizim normalliğimizin ne kadar kurgusal olduğunu da gösteriyordu. Zamanımız ile başka bir zamanın, üniversite ile üniversite dışı hayatın, hareketsizlikle salt yoğunluğun, zahiri olan ile salt içkinliğin eşiğinde duruyordu. Yayımladığı makale sayısı, akademik indeksli dergiler, doktora derecesi gibi kavramlar umurunda olmadı.
"Her şey herkesleşiyordu
Herkes her şeyleşiyordu
Tarih durmadan yazılıyordu
Ve dediler ki: Ulus Baker"
dizeleriyle sona eren, Bandista'nın -tam anlamıyla müzikal uyum varsayımları üzerine inşa edilmiş- “Her Şeyin Şarkısı” isimli parçası, tek tipleşen dünyada Baker'in özgün ve müstesna karakterine ışık tutuyor; tıpkı Ulus Baker'in tüm ulusun üzerine tuttuğu ışık gibi.
Bu topraklardan bir feylesof, Ulus Baker geçti.
Kaynaklar:
Ulus Baker, Beyin Ekran, Birikim Yayınları.
Murat Meriç, Buralı feylesof, pasaklı zeka küpü...
Necmi Erdoğan, Ulus'un Hayaleti.
Tanıl Bora, Ulus, her neredeysen...
Can Gündüz, Ulus Baker'le ev halleri.
Ersan Ocak, Ulus Baker İyi Bir Adamdı. Bildiği Gibi Yaşadı...
Harun Kemal Abuşoğlu, Ulus'un Bakışı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta 1940'lara uzanacağımız bir radyo programı sergisi ve açık hava sineması için sokağa çıkıyor, Ulus Baker'i hem ölüm yıldönümünde hem doğum gününde anıyoruz.
08 Tem 2024

YAZARLAR

Görkem Demir
Editor at Ankara Havası

Aposto Ankara
Her pazartesi saat 18.00'de Ankara'dan özenle seçilmiş etkinlikler, haberler ve hikayeler.
İLGİLİ OKUMALAR



