Veri-sizsiniz: 2 Nisan boykotunun etkisi ve veri yokluğu meselesi

Yeni teknolojilerin hayatımıza hızla girdiği, tüketimin her sektörde zirveye ulaştığı ve hızın bir zorunluluğa dönüştüğü dijitalleşme çağında veri, iş dünyasından akademiye, günlük yaşantıdan toplumsal kararlara kadar her alanda büyük önem taşıyor. Veri kaynaklarının ve bu verileri analiz eden kurumların çeşitliliği de toplumun sağlıklı bir bakış açısı geliştirebilmesi için hayati değerde.
Gelişmiş ülkelerde görmeye alışık olduğumuz model, kamuya bağlı istatistik departmanlarının yanı sıra üniversitelerin, sivil toplum ve meslek örgütlerinin de hizmet ettikleri alanların ihtiyaçlarına düzenli ve nitelikli veriyle karşılık vermesidir. Türkiye'de ise Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) başta olmak üzere ilgili bakanlıklar, kamuya bağlı kurumlar devlet adına veri kaynaklarını temsil eder; sanayi ve ticaret odaları, mesleki veya sektörel birlikler, dernekler, ticari hayata dair veri sağlayıcıları olarak karşımıza çıkar.
Bunların yanı sıra üniversiteler ve üniversitelere bağlı oluşumlar ve sivil toplum kuruluşlarının araştırmaları da farklı konulara ilişkin veriye dayalı bilgi edinebileceğimiz adresler arasında yer alır.
Türkiye’de veri üretimi
Verilerin çeşitliliği, kapsamı, yöntemi, şeffaflığı ve güvenilirliği tartışılabilir. Ancak Türkiye, veri kaynakları açısından dünya genelinden çok da olumsuz ayrışmıyor. TÜİK, TCMB ve ilgili bakanlıklar; ekonomi ve piyasalar başta olmak üzere birçok alanda düzenli veri yayımlıyor. Bu veriler, Türkiye’deki bilgi ihtiyacını büyük ölçüde karşılıyor. Ancak ABD ve Avrupa Birliği’nde olduğu gibi akademi, özel sektör ve sivil toplumun da veri üretimine aktif şekilde katıldığı, kamu kurumlarından bağımsız ve istikrarlı kaynaklar sunduğu bir yapı Türkiye'de henüz tam anlamıyla yok. Bu nedenle güvenilir ve bağımsız alternatif verilerin varlığı hâlâ tartışmalı.
- Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin ihracat verileri, Türkiye Bankalar Birliği, ODMD ve OSD gibi otomotiv sektörü derneklerinin raporları, TÜRK-İŞ’in açlık ve yoksulluk sınırı araştırması ile İstanbul Sanayi Odası’nın İhracat İklim Endeksi gibi çalışmalar, Türkiye'de yıllardır referans kabul edilen veri setlerine örnek olarak gösterilebilir.
Bu güçlü örneklere rağmen 80 milyonluk nüfusu, 35 milyonluk işgücü ve 1,3 trilyon dolarlık ekonomisi olan bir ülkede, üretilen verilerin niceliği ve niteliği üzerine daha fazla düşünmek gerekiyor.
2 Nisan’ın etkilerini anlayamamak
Bir ülkede farklı kurum ve aktörler tarafından üretilen verilerin, toplumsal taleplere ve gelişmelere daha net ve kapsamlı yanıt verebilmesi gerekir. Türkiye'nin bu konudaki eksikliğinin son örneğini 2 Nisan boykotunun etkilerini anlamaya çalışırken yaşadık.
- Merkez Bankası, kartlı ödeme istatistiklerini yalnızca haftalık ve gün kırılımı olmadan paylaştığı için boykotun etkisini net biçimde göremedik. Bankalar ve ödeme şirketleri ise ellerindeki anlık verilere rağmen bu bilgileri kamuya açık ve ayrıntılı şekilde sunamadığı için belirsizliği artırdı.
Sonuç olarak, 2 Nisan boykotunun etkisi tam olarak anlaşılamadığı gibi bir bilgi karmaşası da yaşandı. Oysa bu süreç, herkesin çıkarabileceği önemli dersler barındırıyordu. Boykotun etkisini sıcağı sıcağına değerlendirmek istediğimiz ilk günlerde, elimizde olması gereken net veriler yerine, ortalamalara ve varsayımlara dayalı tahminlerle yetinmek zorunda kaldık. Bu da hem yöntem hem de teknoloji açısından güçlü olduğumuz bir alanda ciddi bir boşluk olduğunu gösterdi.
2 Nisan haftasının kartlı ödemeler raporu
2 Nisan’a dair elimizdeki en somut veri, TCMB’nin bir hafta geriden yayımladığı Banka Kartı ve Kredi Kartı Harcamaları istatistikleri oldu. Bu verilere göre, 2 Nisan’ı da kapsayan ve 4 Nisan Cuma günü sona eren haftada kartlı harcamalar, bir önceki haftaya göre %24 azalarak 320,9 milyar liraya düştü. Söz konusu haftada günlük ortalama harcama 45,7 milyar lira iken önceki hafta yani 28 Mart’ta toplam harcama 422,6 milyar lira olarak kaydedilmişti.
Kartlı harcama tutarları (Kaynak: TCMB)
Öte yandan: Anadolu Ajansı, 2 Nisan boykotunun ertesi günü yayımladığı ve Teyit Hattı tarafından da doğrulanan haberinde, 2 Nisan'da kartlı harcamaların bir önceki güne göre iki katına çıktığını aktardı. Haberde yer alan "28 milyar liralık tutar, yalnızca farklı kredi kartı ve POS cihazları arasındaki işlemleri kapsıyor. Toplam işlem hacmi ise bunun yaklaşık iki katı" ifadelerine dayanarak, o gün yapılan harcamanın en az 56 milyar lira olduğu varsayıldı.
TCMB'nin verilerine dönelim... Buna göre 4 Nisan haftasında işlem adedi de önceki haftaya göre %14,7 azaldı. 28 Mart haftasında 354,4 milyon olan işlem sayısı, 302,3 milyona geriledi. Bu düşüşle birlikte 4 Nisan haftası, 2025’in ilk 14 haftası içinde işlem adedi bakımından en düşük hafta oldu.
- Harcama tutarları açısından bakıldığında ise bu hafta, 305,7 milyar liralık harcamanın yapıldığı 10 Ocak ve 315,9 milyar liralık harcamanın kaydedildiği 24 Ocak’tan sonra yılın en düşük üçüncü haftası olarak kayıtlara geçti.
Kartlı harcama işlem adetleri (Kaynak: TCMB)
Vergiler ve BES ödemeleri hariç harcamalar nasıl değişti?
2 Nisan boykotunun daha net anlaşılabilmesi açısından vergiler, kamu ödemeleri ve Bireysel Emeklilik Sistemi harcamaları düşüldüğünde, 4 Nisan haftasında harcama tutarlarındaki değişim %21,8 oldu.
Bu ödemeler hariç 28 Mart haftasında 383,6 milyar lira olan kartlı harcamalar, 4 Nisan haftasında 299,8 milyar lira olarak açıklandı. İşlem adetlerinde vergiler ve BES harcamaları düşüldüğünde ise bir önceki haftada 34,76 milyon adet olan kartlı ödeme işlem adetleri 298,3 milyon adede geldi.
En sert düşüş eğitim-kırtasiye sektöründe
Veriler, harcama yapılan sektörlere göre incelendiğinde, en sert haftalık düşüş eğitim ve kırtasiye harcamalarında görüldü. Kırtasiye harcamaları, bir önceki haftaya göre, %64,7'lik düşüş kaydederken 2025 yılındaki 14 haftalık kırtasiye harcamalarının ortalama değeri olan 12 milyar liranın da %55 altında geldi.
Kaynak: TCMB
Kırtasiye harcamaları dışında 2 Nisan boykotuyla ilişkilendirebileceğimiz gıda, giyim-aksesuar, market-AVM ve yemek harcamaları içerisinde oran bakımından en güçlü değişim %26,3 azalan giyim ve aksesuar harcamaları oldu.
- Market ve AVM harcamaları %18, gıda harcamaları %13,6 gerilerken yemek harcamaları ise %22,4 artış kaydetti.
Geçen hafta düşüş görülen gıda, giyim-aksesuar, market-AVM gruplarının üçünde de bu yılın en güçlü düşüşü kaydedildi. Yemek harcamaları ise seçtiğimiz diğer üç grubun aksine yılın en yüksek artışını yaşadı.
Seçilen 4 gruba göre harcama tutarları (Kaynak: TCMB)
Toplum Çalışmaları Enstitüsü boykot etkisini analiz etti
Toplum Çalışmaları Enstitüsü, 2 Nisan'daki genel boykot çağrısının toplum üzerindeki etkileri üzerine bir araştırma yaptı. Hazırlanan "Boykot Etki Analizi" raporunda, boykotun ekonomik ve sosyal yansımaları incelendi.
- Araştırma kapsamında İstanbul ve Ankara’da seçilmiş alışveriş merkezleri (AVM), esnaf ve tüketici davranışları analiz edildi. Google Haritalar'ın (Google Maps) sağladığı "yoğunluk saatleri" (popular times) verileri ile boykotun AVM'lerdeki etkisi incelenirken 3 Nisan'da da Ankara’da toplam 384 esnaf ve işletme çalışanıyla yüz yüze anketler yapıldı.
Araştırmaya göre boykot günü olan 2 Nisan’a kıyasla, 3 Nisan’da AVM’lerdeki yoğunlukta çok daha yüksek oranlı artışlar meydana geldi. Örneğin Şişli City’s Nişantaşı'nda boykottan sonraki gün yoğunluk oranı 29 puan artış gösterirken Sarıyer İstinye Park'ta bu oran 14,55 puan ve Beşiktaş Akmerkez'de ise 13,77 puan olarak ölçüldü. Buna karşın AK Parti'nin güçlü olduğu ilçelerde bulunan AVM’lerde bu artışlar çok daha sınırlı kaldı.

Esnaf, boykotu nasıl yorumladı?
Ankete katılan işletmelere veya çalışanlarına “Boykot eylemini doğru buluyor musunuz?” sorusu yöneltildi. Esnafın %43,3’ü boykotu doğru bulmazken, %47’si ise desteklediğini ifade etti.

Sonuç olarak: Ekonomi başta olmak üzere toplumsal analizlerde sayıların gücüyle anlamlı sonuçlar vermesini bekleriz. Ancak veriler söz konusu olduğunda uygulanan yöntemler, örnek kümesinin seçimi, şeffaflık, dönemsellik gibi birçok parametre devreye giriyor.
O nedenle, esasında en kıymetli veri sizsiniz. Tıpkı enflasyon tartışmalarında olduğu gibi herkesin enflasyonu farklı, boykotun etkilerinin okuması da yine bakış açınız, davranışlarınız, kararlarınız, hisleriniz ve gözlemlerinizle anlayabileceğiniz türden...
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
2 Nisan boykotunun etkilerini anlamak merakla beklenen Merkez Bankası'nın kartlı harcama istatistikleri açıklandı. İsmet Kağan Yıldırım, Trump'ın gümrük tarifeleri politikasını, küresel değerlerde yaşanan dönüşümle birlikte ele aldı.
15 Nis 2025

YAZARLAR

Hüseyin Koyuncuoğlu
Ekonomi ve finans editörü.

Pareto İçgörü
İş dünyasını ve piyasaları şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.
İLGİLİ OKUMALAR



