
Joëlle Jones’un yazıp çizdiği Future State: Wonder Woman serisinde tanıştığımız Yara Flor, bu sefer yeni Wonder Girl olarak karşımıza çıkıyor. Yara henüz Wonder Girl olduğunu bilmiyor. Biz de aslında Yara’nın kim olduğundan emin değiliz hala. Emin olduğumuz tek şey bu kitaba aşık olduğumuz. Joëlle Jones’un dehası, Jordie Bellaire’in renkleri ve uzun süredir en çok etkilendiğim lettering de eklenince aşık olmamak mümkün değil. Kitabımızın konusu ise şöyle; Yara, geçmişiyle ilgili cevaplar almak için doğduğu ülke Brezilya’ya gidiyor. Kehanetler ve doğaüstü varlıklarla dolu geçmişi ise onu uzun süredir Brezilya’da bekliyor. İlerleyen sayılarda kafamızdaki soruların bol bol cevaplanacağını düşünüyorum ve hemen bu güzelliği anlatmaya başlıyorum.
Sayı, Yara olduğunu tahmin ettiğimiz küçük bir kızın savaş anılarıyla açılıyor. Yetişkin Yara’yı ise Brezilya’ya gittiği uçağın içinde görüyoruz. Biz Themyscira, Olimpos Dağı ve Bana-Mighdall’e uğrarken Yara da Rio’da bir turist turuna katılıyor. Yolda karşılaştıkları bir trafik kazasıyla ilgilendikten sonra gezideki ilk durak olan Iguaçu şelalelerine geçiyoruz. Hanım kızımız burada Kevin adlı vloggera haddini bildirdikten sonra bir de ne görelim, sudan gelen bir kement (bu kementi Future State’te Yara kullanırken görmüştük) Yara’yı boynundan yakalayıp suya çekiyor. Güzelliğiyle aklımızı alan su altı panellerinden sonra Yara’yı su altına çeken deniz kızıyla tanışıyoruz. Biz Joëlle Jones’un çizgilerinin olağanüstülüğüyle büyülenirken sayımız da burada bitiyor. Daha çok Yara’nın dünyasını kurgulamaya odaklanmış bu ilk sayıda pek fazla aksiyonla karşılaşmıyoruz. Daha çok Wonder Girl’ümüzün geçmişinden karakterleri görüyoruz. Jones’un uzun bir seri kurguladığı çok belli. İkinci sayı için çok heyecanlıyım açıkçası.
Son zamanlarda bir kitabın üzerinde ismini görmeye en heyecanlandığım sanatçılardan Jones. Batman ve Catwoman serilerindeki işleriyle beni kendine aşık etmişti. Tarzı, karakter tasarımlar, sayfa tasarımlar, panelleri kullanışı, renk seçimleri ve geri kalan her şey harika. Gerçekten bu kitaba bakıp da vurulmamak elde değil. Jordie Bellaire’in renkleri ve Clayton Cowles’un harfleri kitabı başka bir seviyeye taşıyor. Lettering’den özellikle çok etkilendim. Gözümüzün önünde yıllarca hayatımızdan çıkmayacak bir kahraman yaratılıyor ve buna tüm dikkatimizi vermemek de bizim için çok büyük bir kayıp olabilir. Bu kitabı hemen alıp okumanız lazım, niye bu kadar etkilendiğimi anlayacaksınız çünkü.
Kapak: Joëlle Jones
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


