
Ortaokul ve lise yıllarını sabahın köründe okula giderken serviste Havayı Koklayan Adam, namıdiğer Bünyamin Sürmeli dinleyerek geçiren kaç kişiyiz? Bay Sürmeli’ye inanılmaz bir yakınlık hissediyorum, sokakta görsem sarılacağım neredeyse. Kaç senem gözlerimi ovuştura ovuştura bindiğim sabah seferlerinde onun sesini dinleyerek geçti.
Geçtiğimiz sabah arabada radyoyu dinlerken kendisi bahar günlerinin ne kadar özel olduğundan bahsediyordu — iklim değişikliği nedeniyle bahar günlerinin giderek azalma riski var. Bunu düşünürken içim bir burkulmadı değil. Bu kime mantıklı gelecek bilmiyorum ama mevsimlerden bahar ve haftanın günlerinden perşembe bana aynı duyguları hissettiriyor. O duygu da genellikle mutluluk, heyecan, umut gibi iç açıcı şeyler oluyor. Bülteni perşembe gününde yollamaya karar vermemin nedeni de oydu.
Bünyamin Bey’i, aslında bence artık bu yakınlığımız var, Bünyamin’i dinledikten sonra da biraz yürüdüm. Çiçek, böcek, köpek, güneş derken de bu kapanmanın nasıl doğanın umrunda olmadığını düşündüm. Pandeminin ilk aylarında kuşların cıvıltısı artmış, sokak köpekleri yolları kendinin bellemiş, doğa bir canlanmıştı sanki. Bu bana iki şeyi hatırlatıyor:
- Doğa karşısında aslında çok güçsüzüz. Kontrolümüz altında olduğunu, ondan daha güçlü olduğumuzu düşünüyoruz. Ama değiliz. Biz kapanıyoruz, pandemiden etkileniyoruz, doğa devam ediyor. Günün sonunda da, çevreye geri dönülemeyecek zararlar verdiğimizde sonuçlarına doğa değil, biz katlanacağız.
- Nilüfer’in de dediği gibi dünya dönüyor, yıllar geçiyor. Bu da geçecek. Dışarıda hayat devam ediyor. Sadece insanlar olarak timeouttayız, oyuna geri gireceğiz.
Baharı ve perşembeleri sevmemin nedeni de bu. İkisi de heyecan verici bir geçişi temsil ediyor: biri deniz güneşle ve tatille dolu yaz aylarına, biri de dinlenebildiğimiz, okuduğumuz, uyuduğumuz haftasonlarına. Bu kapanmanın da daha sağlıklı, saat kaç demeden kapıyı çekip çıkabileceğimiz günlere bir geçiş olmasını umuyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Yasmin Güleç
Anthony Bourdain'in #1 numaralı hayranı olmak dışında zamanımı genelde yazarak, yürüyerek, kahve içerek ve derin politik tartışmalara girerek harcıyorum.

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR




