Yargı paketi, beklenen yargı paketi ve yeni anayasa hedefi

8. Yargı Paketi’nde hangi düzenlemelerin yer alacağı uzun süredir tartışılıyor. Adalet Bakanlığı’nın temelini hazırladığı, AK Parti tarafından TBMM’ye sunulan pakette, üzerinde tartışılan bazı kritik düzenlemelere yer verilmedi. Kulislerdeki iddialara göre, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un işaret ettiği 9. Yargı Paketi seçimden hemen sonra TBMM gündemine getirilecek.
Yargı paketi, beklenen yargı paketi ve yeni anayasa hedefi

Avrupa Birliği ile uzun yıllardır müzakere etmeyen ve uyum amaçlı yasal düzenleme yapmayan AK Parti, buna karşılık, yargı paketleri hazırlamayı ve bu torba paketleri TBMM’den hızlı biçimde geçirmeyi sürdürüyor. Son olarak TBMM'de görüşülen 8. Yargı Paketi'nde, hayatımızı yakından ilgilendiren düzenlemeler var. Bunlardan belki de en önemlisi, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Tazminat Komisyonu. Bu komisyona, araziden boşanmaya, tazminattan ceza davasına kadar, yıllarca sonuçlandırılamayan davalarla ilgili tazminat talepleri iletilecek. Bunun yanı sıra hak ihlali oluşturan, usule aykırı arama, sorgulama, haksız tutuklama gibi nedenlerle artık yargıdan değil, bu komisyondan tazminat talep edilecek. 

8. Yargı Paketi’nde birçok önemli düzenleme daha var. Ancak daha da önemli düzenlemelerin, yerel seçimden sonra, 9. Yargı Paketi'yle getirilmesi bekleniyor. Seçim sonrasında yeni anayasa tartışmaları da alevlenecek. Ancak anayasa değişikliği, parlamentodaki dengelere göre ancak AK Parti ve MHP bloğuna, İYİ Parti başta olmak üzere TBMM’deki diğer sağ partilerin destek vermesiyle mümkün… Anayasa değişikliği için 360 milletvekilliği gerektiği için AK Parti’nin, seçim sonrasında partileri masaya davet etmesi bekleniyor. Özellikle muhalefetteki sağ partilerin masaya oturmaya soğuk bakmadığı konuşuluyor. Bu nedenle seçim sonrasının önemli gündem maddelerinden biri yeni anayasa olabilir.

8. Yargı Paketi’nde hangi düzenlemelerin yer alacağı uzun süredir tartışılıyor. Adalet Bakanlığı’nın temelini hazırladığı, AK Parti'nin TBMM’ye sunduğu pakette, üzerinde tartışılan bazı kritik düzenlemelere yer verilmedi. Kulislerdeki iddialara göre, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un işaretini verdiği 9. Yargı Paketi seçimden hemen sonra TBMM gündemine getirilecek. Bu pakette hapis cezasına mahkûm edilen herkesin, cezası kısa süreli de olsa belli bir süre cezaevine konulması, hakaret dosyalarının uzlaşmacıya gidilmeden ön ödeme sistemiyle kapatılması gibi düzenlemelerin bulunması bekleniyor. Pakette, nafaka sistemiyle ilgili düzenlemelerin yer alacağı iddiası da var. Henüz netleşmeyen, kulislerde konuşulan bu iddiaya göre, Adalet Bakanlığı ile Aile Bakanlığı’nın bir süredir üzerinde çalıştığı, süresiz nafaka sistemi yerine yeni bir sistemin getirilmesini öngören düzenleme pakete eklenebilir. İki bakanlık, bir süredir, gelir durumuna, boşanmanın nasıl ve ne şekilde gerçekleştiğine bakılarak süreli nafaka sisteminin yaşama geçirilmesi üzerinde çalışıyordu. 

Tazminat Komisyonu 

AYM'ye bireysel başvuru hakkının getirilmesinin ardından haksız tutuklama ve gözaltı, makul sürede yargılamanın tamamlanmaması gibi hak ihlalleri başvuruları Yüksek Mahkeme’ye yapılmaya başlandı. Ancak bu başvurular, bireysel başvuru sisteminin tıkanmasına yol açtı. AYM, uzun yargılama, makul sürede yargılamanın tamamlanmaması nedeniyle yapılan başvuruları, makul sürede karara bağlayamamaya başladı. Bu durum, yeni bir hak ihlalinin de oluşmasına yol açtı. 8. Yargı Paketi’nde yer alan düzenlemeye göre, bu başvurular artık AYM yerine Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulacak Tazminat Komisyonu’na yapılacak. Komisyon, hâkimlerden oluşacak ve heyetler hâlinde çalışacak.

AİHM ve AYM’ye yapılmış ve karara bağlanmış olan başvuruların da yasa yürürlüğe girdikten sonra, bir ay içinde yapılacak başvuru ile komisyona taşınması gerekecek.

"Haksız tutukluluk", "haksız gözaltı" ve "makul sürede yargılamanın tamamlanmaması" konusunda söz sahibi Tazminat Komisyonu olacak.

Bu yolla AYM’nin bireysel başvuru alanındaki yetkilerinin bir kısmı bakanlığa taşınmış olacak. Ancak bakanlık bünyesindeki Tazminat Komisyonu’nun vereceği tazminat miktarı tartışma konusu. Daha önce geçici süreyle kurulan komisyonun karara bağladığı dosyalardaki tazminat miktarları düşük bulunmuştu.

Bu nedenle pakette, komisyonun belirlediği tazminat miktarına itiraz hakkı da getirildi. Ancak bu kez de yeni bir uzun yargılama söz konusu olacak. İtirazları yargı organları karara bağlayacağı için, yıllarca sürebilecek davalar ortaya çıkacak.

HAGB’ye yeni düzen 

Ceza hukukunda yer alan önemli bir uygulama, hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasının bütünüyle değiştirilmesine yönelik düzenleme de pakette yer alıyor. Buna göre, HAGB, iki yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum edilen sanıklar için uygulanacak. 

Daha önce hüküm verilmeden önce uygulanan bu düzenleme, artık hükümle devreye girecek. Ancak önemli bir farklılık daha var. Mevcut düzenlemede, sanığın kabul etmemesi hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemesi uygulanmıyor, davaya devam ediliyordu. Artık sanığın söz hakkı olmayacak. Tek söz sahibi mahkeme olacak. Hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı, 5 yıl uygulanacak. Bu sürenin ilk bir yılında, sanık için belirli yerlere gitmesinin engellenmesi, meslek sahibi olması için kursa devam etmesi gibi çeşitli denetimli serbestlik yaptırımları uygulanabilecek.

Kritik “örgüt” düzenlemesi

AYM’nin iptal ettiği, "Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme" fiili yeniden düzenlendi. Yüksek Mahkeme, bu suçun, örgüt üyesi olmayan kişinin, örgüt üyesi gibi ceza almasına yol açtığını belirtmişti. Yeni düzenlemede, suç, müstakil olarak düzenlendi. Buna göre, örgüt adına suç işleyen kişi, bu nedenle ayrıca ceza alacak. Aynı zamanda eylemi nedeniyle de cezaya çarptırılacak. Eylem, terör suçu sayılacağı için verilecek ceza yarı oranında artırılacak. Bu suçu işleyenler 2 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapse mahkum edilecek. Bu ceza yarı oranında indirilebilecek. Suçu işleyenlere aynı zamanda 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası da verilecek.

Konutu terk etmemek gibi özgürlüğü kısıtlayıcı cezalar, verilen cezadan “tutukluluk” gibi mahsup edilecek. Konutu terk etmemek, hastaneye yatırılmak gibi adli kontrol hükümleri uygulanan kişiler, soruşturma veya dava sonunda aklanırsa, tazminat talep edebilecek.

Kısıtlama ve kaçak sanık

Kaçak durumdaki sanık hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilemeyecek. Bu durum, bazı davaların zamanaşımına girmesine yol açabilecek.

Basit yargılama usulüyle mahkeme yapılmaksızın karara bağlanan dosyalar için yeni düzenleme yapılacak. Buna göre basit yargılama sonunda verilen karara itiraz edilirse mahkeme, bu kararla bağlı olmaksızın genel usullere göre yargılama yapacak.

İstinaf ve temyiz kanun yollarına başvuru süreleri “iki hafta” olarak belirlendi.

Cezaevindeki kişilerin “kısıtlanması” kendi taleplerine bağlı olacak. Sadece cezaevinde oldukları ya da hapis cezası aldıkları için, bu kişilerin varlıkları için vasi ya da kayyım atanamayacak. Ancak beş yılın üzerinde hapis cezası alanların kısıtlanması konusunda idare ya da vesayet makamı takdir hakkı kullanabilecek.

Para sınırları değişti

Akıl hastalığı, zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır bulaşıcı hastalığı olanlar hakkında ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra koruma amacıyla özgürlüğünün kısıtlanması kararı verilebilecek. Bunun için kişi gerektiğinde en fazla 20 gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilecek. Kişi, bu karara itiraz edebilecek. AYM, daha önce bu düzenlemeyi itiraz yolu olmadığı için iptal etmişti.

Paraya çevrilen cezalarda bir güne karşılık gelen ceza miktarlarının alt ve üst sınırları artacak. Daha önce 100 lira olan üst sınır, alt sınır olarak belirlendi. Buna göre günlük para cezası, en az 100, en fazla 500 lira olacak.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

Gökçer Tahincioğlu

Gazeteci ve yazar. 1997-2018 yılları arasında Milliyet Gazetesi’nde muhabir, haber müdürü ve köşe yazarı olarak çalışan Tahincioğlu, 2019’dan beri T24 internet sitesinde Ankara Temsilcisi ve yazarlık görevlerini üstleniyor.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR