Yargı Paketi'yle internete 'sansür' düzenlemesi de yeniden gündemde

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
10. Yargı Paketi yasalaştırılırken son dakikada tartışmalı düzenlemeler paketten çıkarıldı. Böylece bayram öncesinde infaz düzenlemelerinin hızlı biçimde yasalaşması sağlandı ve tahliyelerin önü açıldı. İlk etapta, ertelenen düzenlemelerin bir bölümünün yeni yasama yılında 11. Yargı Paketi’ne konulacağı açıklandı ancak daha sonra paketten çıkarılan bazı düzenlemelerin bayram sonrasında yasalaştırılmasının planlandığı anlaşıldı.
- Anayasa Mahkemesi’nin ifade özgürlüğüne aykırı bularak iptal ettiği düzenlemeler, böylece hızlı biçimde yasalaştırılacak ancak Yüksek Mahkeme’nin dikkat çektiği alanlarda yeni bir adım atılması bir yana daha geri adımlar atıldığı değerlendiriliyor.
10. Yargı Paketi’nin Meclis’e gönderilen ilk hâlinde internet düzenlemeleri de yer aldı. Düzenlemelerin gerekçeleri şöyle açıklandı:
- 5651 sayılı kanunun 8. maddesinde yapılan değişiklikle, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda “içeriğin çıkarılması” kavramı yeniden tanımlanarak içeriklerin internet ortamından çıkarılması şeklinde düzenlenmiştir. Ayrıca, iptal kararındaki ilgili gerekçeler dikkate alınarak maddenin dördüncü, dokuzuncu ve on birinci fıkralarında da değişiklik yapılmaktadır.
- 5651 sayılı kanunun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 9. maddesi, iptal kararı doğrultusunda yeniden düzenlenmektedir. Kişilik haklarının ihlali iddiasıyla sulh ceza hâkimliğine başvuru imkanı tanınmakta; ihlalin ilk bakışta anlaşılması hâlinde 24 saat içinde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebileceği kabul edilmektedir. Kararlara itiraz yolu açık tutulmakta, hâkim veya merciin tarafları dinlemesi mümkün kılınmaktadır.
İfade özgürlüğünde geriye gidiş var
İlk bakışta rutin düzenlemeler gibi görünen bu düzenlemeler aslında interneti ve ifade özgürlüğü alanını yakından ilgilendiriyor.
İfade ve basın özgürlüğünü sınırladığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’nin Ekim 2023’te iptal ettiği düzenleme yeniden pakete konuldu. Pakete konulan en sorunlu düzenlemelerden biri de hâkimlere “ilk bakışta ihlalin anlaşılması hâlinde” erişimin engellenmesi kararı verme yetkisi tanıyan madde.
Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemeyi iptal ederken muğlak ve belirsiz kararlara dikkati çekerek inceleme yapılmadan karar verilmesine yol açtığını belirtti. Düzenleme bu haliyle yasalaşırsa içeriğin engellenmesi için başvuru yapıldığında hâkimler ayrıntılı bir inceleme yapmadan, ilk bakışta hemen “hak ihlali” kanısına varmaları hâlinde erişim engelleme kararı verebilecek. Böylece yapılan haberler de inceleme bile yapılmadan erişime engellenebilecek.
Bu kararlara yapılan itirazlar da ancak hâkimlerin gerek görmesi durumunda tarafların görüşü alınarak değerlendirilecek. Hâkimin mutlaka duruşma yaparak tarafları dinlemek gibi bir zorunluluğu olmayacak.
İptal edilen düzenlemede bulunmayan, yaptırımlara uyulmaması hâlinde bant daraltma uygulamasına gidilmesi de yeni düzenlemeye eklendi. Böylece AYM’nin iptal ettiği düzenlemede bulunmayan bir düzenleme daha maddeye eklenmiş oldu.
AYM’nin iptal ettiği, BTK Başkanı’nın içeriğin yayından çıkarılması kararı alabilmesi de teklife yeniden eklendi. AYM’nin son derece geniş bulduğu bu yetki konusunda yeni ve sınırlayıcı hiçbir önlem alınmadan yetki verilmesi yoluna gidildi.
Bayram sonrası Meclis'te
İktidar, interneti kontrol altında tutmak, istenmeyen haber ve paylaşımlara karşı önlem alabilmek için bu düzenlemeleri çok önemsiyor. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarına rağmen verilen teklif de uygulamalardan vazgeçilmediğini gösteriyor.
Bayram sonrası Meclis’e getirilmesi tasarlanan öncelikli düzenlemelerden biri de internet düzenlemeleri. Böylece yaz aylarında maddeler hemen yaşama geçebilecek. Muhalefetin bu konuda göstereceği tavır, teklif üzerinde değişiklik yapılmasına yol açacak mı, göreceğiz.
Muhalefetin özellikle AYM’nin işaret ettiği düzenlemeler doğrultusunda bir teklif getirilmesi ısrarı sürüyor. Mevcut teklifin internet ve basın açısından özgürlükleri sınırladığı belirtiliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Gökçer Tahincioğlu
Gazeteci ve yazar. 1997-2018 yılları arasında Milliyet Gazetesi’nde muhabir, haber müdürü ve köşe yazarı olarak çalışan Tahincioğlu, 2019’dan beri T24 internet sitesinde Ankara Temsilcisi ve yazarlık görevlerini üstleniyor.

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.




