Yine yeniden %50+1


Yenilikçi girişimlere yatırım yapma imkânı Yapı Kredi Portföy 'de Yapı Kredi Portföy , geleceğin teknolojileri alanında faaliyet gösteren girişimlere yatırım yapmak isteyen nitelikli yatırımcılar için FRWRD Birinci Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ’nu hayata geçirdi. Nedir? FRWRD Birinci Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ; büyüme potansiyeli yüksek ancak büyüme için kaynağa ihtiyacı olan bilişim, blockchain, enerji, finans teknolojileri, ileri analitik çözümler, metaverse, oyun, sağlık teknolojileri, siber güvenlik, yapay zekâ ve web 3.0 gibi alanlarda orta-ileri seviyedeki yenilikçi girişimlere yatırım yapıyor. Çeşitli finansal enstrümanlar ile yatırımcılar için büyüme potansiyeli yüksek şirketlere uzun vadeli yatırım yapma imkânı sağlayan Yapı Kredi Portföy, Türkiye'nin lider girişimcilik programlarını buluşturan Yapı Kredi FRWRD ’ı hedef girişimlere erişmek için fonun merkezinde konumlandırıyor. Bunun için FRWRD üzerinden hızlandırma programına katılan girişimler olgunlaşma aşamasında izleniyor ve yatırım yapılabilir seviyeye geldiklerinde hedef girişim olarak değerlendiriliyor. Yatırımcılar, satın alacağı FRWRD Birinci Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile hem yapmış olduğu yatırımdan getiri potansiyeli elde edebiliyor hem de vergi indirimi avantajından faydalanabiliyor. Fonun alım satım işlemleri ise Yapı Kredi şubeleri üzerinden kolayca gerçekleştirilebiliyor. Yapı Kredi Portföy'ün FRWRD Birinci Girişim Sermayesi Yatırım Fonu için detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. *Fonun satışı sadece gerekli koşulları sağlayan “Nitelikli Yatırımcı”lara yapılabilmektedir. Sermaye Piyasası Kurulu ("Kurul") düzenlemeleri uyarınca nitelikli yatırımcı, Kurul'un yatırım kuruluşlarına ilişkin düzenlemelerinde tanımlanan ve talebe dayalı olarak profesyonel kabul edilenler de dahil profesyonel müşterilerdir. Yapı Kredi Portföy Yönetimi A.Ş. Frwrd Birinci Girişim Sermayesi Yatırım Fonu alım/satımı, Yapı Kredi şubelerinden gerçekleştirilebilmektedir. Fona ilişkin ihraç belgesi ve iç tüzüğe kap.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz. Detaylı bilgiye yapikrediportfoy.com.tr’den veya [email protected] adresine e-posta yoluyla ulaşarak erişebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Geçen hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçiminde kullanılan %50+1 sisteminin siyasi partileri yanlış yollara sevk ettiğini savundu. Erdoğan şunları söyledi:
"Çoğunluğu alan adayın seçilmesi usulüne geçilmesi hâlinde cumhurbaşkanlığı seçimi de seri olur, uğraştırmaz ve yanlış yollara da sevk etmez. Mevcutta 50+1 mecburiyeti partileri yanlış yollara sevk ediyor. Kimin eli, kimin cebinde belli değil. Yok altılı, yok on altılı masa… Bundan sonra kim bilir daha neler çıkar? Ama oy sayısı itibarıyla ‘en fazla oyu alan aday seçilir’ denildiği zaman seçim hızlıca tamamlanır."
Açıklama üzerine "%50+1 sistemi" hafta boyunca hem siyasiler hem de gazeteciler ve uzmanlar tarafından değerlendirildi. Sistemden ziyade, hükümetin "yeniden bir seçim sistemi değişikliğine gitmek istemesi" tartışıldı.
- 50+1 nedir? Bu sistem, 21 Ekim 2007 tarihindeki referandumla kabul edilen cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi yöntemiyle birlikte uygulanmaya başlandı. 10 Ağustos 2014'teki cumhurbaşkanlığı seçiminde uygulanan sistemle Erdoğan %51,79 oyla ilk turda cumhurbaşkanı seçildi. Özellikle Başkanlık sistemiyle yönetilen ülkelerin seçimlerinde uygulanan bu yöntem, başkan adayının seçmenin yarısının oyundan yüzde 1 fazlasını alarak çoğunluğu sağlaması kuralı olarak açıklanabilir. Başkanlık sisteminin çoğunluğu gerektirmesi nedeniyle uygulanıyor; %50+1’in sağlanamaması durumundaysa 15 gün sonra ikinci tur seçimi yapılıyor.
- Daha önce ne oldu? 2018'de yapılan seçimlerde Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan %52,59 oy oranıyla çoğunluğu sağlayarak Cumhurbaşkanı olmuştu. 2023'teki genel seçimde ise Erdoğan %49,52 oy, rakibi Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu ise %44,88 oy almış; seçim bu nedenle ikinci tura kalmıştı. İkinci turda Erdoğan %52,16 ile yeniden Cumhurbaşkanı seçilmişti.
Siyasiler ne dedi?
CHP lideri Özgür Özel, parti olarak bu tartışmanın içinde olmayacaklarını belirterek "Erdoğan sen ne değiştireceksin bilmiyorum. Sistem mi ittifak mı? Ne değiştireceksen değiştir ama bizimle anayasa değiştiremeyeceksin" dedi.
İYİ Parti lideri Meral Akşener "Madem Sayın Erdoğan da 50+1 şartının dayattığı ittifak sisteminden bu kadar rahatsız; o zaman buradan bizzat kendisine sesleniyorum: Gelin, önümüzdeki seçimlere siz de AK Parti olarak İYİ Parti gibi tek başınıza girme cesaretini gösterin" diye konuştu.
HEDEP Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Oruç, "Bizim için 50+1 demek erkek+erkek demektir. Bu 40+1'e de inse erkek+erkek demektir. Demokratik bir sisteme ihtiyacımız var, Erdoğan'ın oyları düştüğü için Anayasa'da oynama meselesine ihtiyacımız yoktur" değerlendirmesinde bulundu.
DEVA Partisi lideri Ali Babacan ise "Mevcut Anayasa’yı tanımayanların, uymayanların yeni anayasa laflarına itibar etmemiz mümkün değildir. Bizden bu konuda destek falan da beklemeyin" dedi.
Muhalefet partileri bir yanda bu konudaki açıklamalarını sürdürürken kamuoyu Cumhur İttifakı bileşeni MHP'nin lideri Devlet Bahçeli'nin yorumunu merak ediyordu.
- Arka plan: %50+1'de değişiklik, geçen yıllarda da gündeme gelmiş; bu tartışmalarda da MHP'nin sistemin değiştirilmesini onaylamadığı vurgulanmıştı. MHP lideri Devlet Bahçeli, 2021'de Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu'nun başlattığı tartışmalarda da değişikliğe karşı çıkmıştı.
Bahçeli, dün ise partisinin grup toplantısında, Erdoğan'ın sisteme yönelik eleştirilerinin ittifaklar çerçevesinden değerlendirildiğinde doğru olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
"Fakat bu konuda bizim sözlerimiz yaptığımız açıklamalar, görüşler de bellidir ve değişmemiştir. Bu sistemin demokratik meşruiyet temeli %50+1'dir. Milletvekili, belediye başkanı, muhtar seçmiyoruz. Cumhur'un bütününü temsil edecek cumhurbaşkanı seçiyoruz. MHP olarak dün ne demişsek bugün de aynı görüşteyiz. Ancak Cumhur İttifakı olarak yeni sistemin doğasını zedelemeyecek onarımın uzlaşmayla yapılacağı inancındayım."
Nasıl değerlendirildi?
Gazeteci Murat Yetkin, Erdoğan'ın ittifaklara yönelik ifadelerinin Altılı Masa vurgusu içerse dahi "Cumhur İttifakı'nın durumunun da pek farklı olmadığını" hatırlatıyor. Yetkin, birçok siyasi yorumcunun bu kararın "AK Parti'nin MHP'den kurtulmak istemesi nedeniyle değerlendirildiğini" söylemesine rağmen asıl nedenin bu olmayabileceğini belirtiyor ve bunu üç gerekçeyle açıklıyor:
"Birincisi, koalisyon dönemlerinin artık son bulması olarak gerekçelendirilen %50+1 sisteminin ilk yol açtığı şey koalisyon dönemlerini mumla aratacak derecede pazarlıkların ortaya döküldüğü ittifaklar sistemi oldu.
İkincisi, seçim barajı %10’dan %7’ye düştü. Bu durum MHP’nin Meclis’e girmek için AK Parti’ye muhtaç olduğu yolundaki algı ve söylemi geçersiz kıldı. Ancak MHP’nin Cumhur Ortaklığı üzerinden özellikle yargı ile idare ve güvenlik bürokrasisinde mevziler kazandığı, ayrıca AK Parti’nin Kürt seçmen potansiyelini olumsuz etkilediği söylemi hâlâ geçerli.
Üçüncüsüyse, Erdoğan’ın anayasa değişikliği isterken en çok güvendiği dal olan Bahçeli’yi küstürmek istemeyeceği varsayımı."
Gazete Duvar'dan Nergis Demirkaya ise kulis haberinde bu tartışmanın somut bir karşılığı olmayacağını vurguluyor. Demirkaya kulislerdeki değerlendirmeleri şöyle aktarıyor:
"Erdoğan’ın 50+1 tartışmasını açması ayrıca 'Gündem değiştirme, ekonomik sorunlar karşısında gündemi meşgul etme' olarak da yorumlanıyor. Erdoğan’ın her zaman çoklu senaryo ile siyaset sahnesinde yol aldığını söyleyen bazı siyasetçiler de bu açıklamaları 'yoklama' olarak değerlendiriyor."
Değişiklik mümkün mü?
Bu sorunun cevabı, evet. Ancak değişiklik sadece Anayasa'da değişik yapılması ile mümkün. Kimi çevrelerce anayasa değişikliğinin bir uzantısı olarak değerlendirilen bu tartışmanın ne kadar devam edeceği ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli'nin bugünkü görüşmesinin ardından belli olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Sam Altman, OpenAI'a CEO olarak geri döndü. Yoksulluk sınırı 50 bin lirayı aştı. Hamas ile yapılan 4 günlük ateşkes sonrasında İsrail ilk rehinelerin bugün bırakılmasını bekliyor.
23 Kas 2023

YAZARLAR

İlkim Emirler
Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




