Yola Nasıl Çıkacağını Bilmeyenler İçin: Dijital Göçebe Kampları

Uzaktan çalışma bir seçim olmaktan sıyrılıp gereklilik hâline geldiğinden beri, özellikle genç nüfus olarak sınırları zorlamaya and içtik. Tatil yerlerinde denize karşı biramızı içerken tıkır tıkır yazı yazmak veya arabayı sağa çekip küçük bir kod problemiyle ilgilenmek eminim ki çoğu arkadaşımızın içten içe bizden nefret etmesine sebep oldu. Ne de olsa fiziksel işlerin çoğu bir sene içinde kısıtlı tatil zamanı içeriyor ve herkes bu şansı keyfince değerlendiremiyor. Yine de tüm eleştiri oklarının ucunda, her an her saniye çalışabilme özgürlüğünün olumsuzluklarından şikayet etmeye devam ediyoruz.

Peki ya aile veya çocuk faktörüyle yılın büyük bölümünde sabit kalmak zorunda olan dijital göçebeler? İşini sırtında taşımak gibi evini sırtında taşımak, sadece kaplumbağalara mı özgü kalacak?
Yaşamın geleceğine ilişkin en büyük trendlerin yükselişini ve bunun alternatif bir eğitim sistemi için artan bir istek, işin geleceği ve uzaktan çalışma ile ne kadar bağlantılı olduğunu gözlemliyorduk. Düşündük ki, “Bir yerden başka bir yere giderken hem eğitim gibi ihtiyaçları çözüp hem de insanların izole olmadan bir topluluğa sahip olduğundan emin olsak? - Marcos Carvalho, Boundless Life kurucu ortağı
Brezilyalı girişimci Marcos Carvalho, iki emlak teknolojisi şirketi kurup ayrıldıktan sonra, hem işini hem de seyahat tutkusunu paylaştığı Mauro Repacci ile kafa kafaya vererek yeni bir macera tasarladı. İkili, uzun süren beyin fırtınalarının neticesinde dünyanın dört bir yanında yaşayabilecekleri ve çalışabilecekleri mülkler satın almaya karar verdi.
Ancak zorluklar ortaya çıkmakta gecikmedi. Her ne kadar sürekli hareketli yaşam tarzına sahip olsa da Mauro’nun 2, 4 ve 7 yaşlarında üç kızı vardı ve tüm şartlar altında çocuklarının nitelikli eğitim alabilmesini istiyordu.
Altı ay boyunca yaklaşık 1000 aileyle yapılan görüşmelerde tek bir elle tutulur çıktı vardı: Ebeveynlerden en az birinin dijital göçebe olduğu aileler çocuklarına bakılabileceği bir senaryoda yurt dışında çalışma konusunda hevesliydi. Marcos ve Mauro uzaktan çalışanlara yönelik hizmet veren bir yere duyulan ihtiyaç konusunda emin oldular ve Boundless Life’ı yani Sınırsız Yaşam’ı kurdular.
Sınırsız yaşam, sınırsız ofis, sınırsız eğitim
Boundless Life kısaca, grup başına yaklaşık 20 ailenin eğitim, ortak çalışma, barınma gibi ihtiyaçlarına çözüm geliştiren komün bir sistem vadediyor. Sistem yetişkinler için ortak çalışma alanları ve çocuklar için eğitim alanlarını birleştiren mülklerde uzun vadeli kiralamalar yapmaya dayanıyor. Üstelik bu alanların birbirine yürüme mesafesinde olması aileleri çocuklarından uzun saatler geçirmeye ya da sürekli başka insanlara emanet ederek huzursuz olmaya mecbur bırakmıyor.

Start-up, okul kapalıyken altı hafta boyunca ülke dışında kalan ailelere yönelik yaz programları sunuyor. Diğer bir seçenek olarak uzun süreli konaklamada ise Boundless Education (Sınırsız Eğitim) paketi devreye giriyor. Finlandiya sisteminden ilham alan ve büyük ölçüde deneysel ve proje tabanlı öğrenmeye dayalı olan program, çocukların kendi okullarına geri dönmelerine yardımcı olan bir beceri ve proje portföyüne sahip. Eğitim teknolojisi girişimcisi ve Boundless Life'ın üçüncü kurucu ortağı Rekha Magon tarafından yönetilen nitelikli bir eğitim ekibi tarafından geliştirilen Boundless Education şu anda 12 yaşına kadar olan çocuklara hizmet sağlayabiliyor. Elbette gelecekte yaş gruplarını genişleterek potansiyel olarak bağımsız bir küresel esnek eğitim modeli olma hedefleri var.
Ofis hayatına hasret kaldık
Dijital göçebe ailelere çocuklarının geleceğini riske atmadan seyahat imkanı tanıyan Boundless Life gibi start-uplar yalnızca çocuklara değil ebeveynlerine de önemli imkanlar tanıyor. Özellikle pandemi döneminde tanıştığımız ofissiz yalnızlaşmalar, çoğumuzun psikolojik durumunda olumsuz etkilere neden olmuştu. Zoom üzerinden gerçekleştirilen kahve partileri ya da Netflix Party gibi eklentilerle düzenlenen film geceleri yaralarımızı bir nebze sarsa da, ortak bir çalışma ortamına sahip olmanın özlemiyle yandık tutuştuk.

Farklı disiplinlerden insanları bir araya getiren dijital göçebe kampları, gelecekte çoğumuzun kentten köye göçmesinin öncelikli nedenlerinden olabilir mi? Yoksa ne yapacağız, ya sürdürülebilir tarıma yöneleceğiz ya da dijital göçebe kamplarında keyif çatacağız…
Boundless Life şimdilik Portekiz’de bir kasaba olan Sintra ve Yunanistan’ın Syros kentinde faaliyet gösterse de önümüzdeki Ocak ayında üçüncü durak olarak İtalya’nın Pistoia kentini hedefliyor. Büyüyen uzaktan çalışma pazarını göz önüne aldığımızda ise Türkiye, Bali, Japonya ve çok daha fazlasının dünya vatandaşlarına açılacağını söyleyebiliriz.
Dijital kangurularımızı yerine yerleştirdik, peki ya gerçek kangurular? Umarız ki Avustralya’da mutlulardır.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Nur Kardelen Ay
Teknoloji haberciliği, SKA takipçisi, yavaş gazetecilik. Peynir ekmek gibi yazıyorum.
İLGİLİ OKUMALAR



