Yükselme Dönemi

Southampton için yeni bir dönem kapıda.
Yükselme Dönemi

2009 yılında mali sebeplerden dolayı kapanmak üzere olan Southampton’ın geleceği için ne taraftarlar ne de yönetim hiçbir ışık göremiyordu. Yaşlı kadrosu, borçları ve yüklü kontratları boğazını sıkan bir el gibi nefes almasını engellerken bu çukurdan Saints’i çıkaracak adam Markus Liebherr olacaktı. Southampton’da kimsenin göremediği bir pırıltı görmüş, kulübün yatırıma değer potansiyelini keşfetmişti ancak ne yazık ki kulübü satın aldıktan sadece bir sene sonra vefat etmişti.

Onun taze mirasına kızı Katharina Liebherr sahip çıktı. Katharina Liebherr’in ilk icraatı Nicola Cortese’yi kulübün başkanlığına getirmek oldu. Cortese’nin futbolla arası nasıldı bilmiyorum ama idari kadrolara liyakat sahibi -ekipten bazı insanlar daha sonra Tottenham, RB Leipzig, İngiltere Futbol Federasyonu gibi organizasyonlarda çalışacaktı- insanları getirdi.

  • İlk transferi daha sonra 30 milyon £ karşılığında Manchester United’a satılan Morgan Schneiderlin oldu. Şu anda PSG’nin teknik direktörü Mauricio Pocchettino’yu da Southampton’ın başına getiren ondan başkası değildi. Bugünlerde Monaco’nun sportif direktörlüğünü yapan, daha önce de Tottenham ve RB Leipzig’de çalışmış Paul Mitchell’i oyuncu izleme sisteminin başına getirdi. Altyapı gelişim koordinatörlüğüne getirdiği İngiltere Futbol Federasyonu’nun sportif müdürü Les Reed’i Pocchettino gittikten sonra yönetim kademesine yükseltti. Kritik adam Les Reed, Southampton’a özel bir oyuncu gelişim sistemi geliştirdi. (BlackBox Southampton yazarsanız bulabilirsiniz)

Bu dönemler kulübün zirveye doğru adım adım yükseldiği dönemler oldu. Bu dönemde akademiden Gareth Bale, Luke Shaw, Alex Ox-Chamberlain, Calum Chambers, James Ward-Prowse gibi isimler sahneye çıktı: muhtemelen zirve de 14/15 sezonu yaz transfer dönemiydi. Sadio Mane, Dusan Tadic, Ryan Bertrand, Shane Long, Fraser Forster, Graziano Pelle, kiralık olarak Alderweireld gibi isimler bu transfer döneminde kadroya katıldı. Bir sonraki yaz transfer döneminde ise Van Dijk ve Oriol Romeu formayı giydi.

Oyuncu sirkülasyonunun bu denli şiddetli olduğu bir sistemde yapılan ufak hataların sonuçlarının biraz daha ağır olması muhtemel. Yapılan hatalı transferler, birbiriyle taban tabana zıt teknik direktör tercihleri kulübün bir istikrar sağlamasını çok zorlaştırdı. Zaman zaman bu teknik direktörlerle kısa çaplı başarı yakalansa da hiçbir şekilde istikrar sağlanamadı.

Akademiden de Ward-Prowse’un ardından başarılı bir oyuncu gelmemişti. Luke Shaw’ın 2013’teki satışının ardından hiçbir altyapı oyuncusunun satışından yüksek bir meblağ kazanamadılar: hatta 55 milyon £ karşılığında Arsenal’e transfer olan Ben White’ı da Brighton’a ücretsiz göndermişlerdi. 2020 yılında futbol direktörlüğüne getirilen Matt Crocker da The Athletic’e verdiği röportajda altyapı organizasyonunun ihmal edilmiş olmasından bahsediyor.

2017 yılında Soton için bir devir kapandı: Liebherr kulübü Çin menşeili Lander Sports’a sattı. Les Reed bu dönemde ayrıldı ve kulüp kendini uzun vadeli bir plana dayandırdı: milli takımda forma giyebilecek potansiyele sahip genç futbolcular, modern futbola uyum sağlayabilecek -yani yüksek tempoda futbol oynatan- teknik direktör, altyapıdan gelen oyunculara sunulan şanslar ana ilkeler oldu. Bütün bu süreci yöneten kişi ise Matt Crocker’den başkası değildi.

  • Matt Crocker 2006-2013 yılları arasında kulübün altyapı sisteminden sorumluydu. Daha sonra Federasyondan teklif aldı ve İngiltere alt yaş milli takımlarının sorumlusu oldu. 2020’de ise yeni yönetim tarafından futbol direktörlüğüne getirildi.

Yeni Dönem

Kulüp yeni yıla inanılmaz bir gündemle girdi ve kulübün hisselerinin çoğuluğu Sırp medya baronu Dragan Solak’ın desteklediği Sports Republic’e satıldı. Yeni yatırımcı, kulübün azınlık hisselerini elinde bulunduran Katharina Leibherr ile koordineli çalışacağı açıklandı.

120 milyon euro değer biçilen Southampton’da CEO Martin Semmens, "Son iki yılda kulübümüzün hissedarlarıyla birlikte kulübü ileriye taşımak için doğru ortağı arıyorduk. Bugün kulübümüz için mükemmel çözümü bulduk. Sport Republic, deneyimli yatırımcılardır, ancak aynı zamanda seçkin, profesyonel ve spor dünyasında da deneyimliler. Bu kombinasyonu bulmak çok zor ve kısa ve uzun vadeli geleceğimizi güvence altına alan bir anlaşmaya vardığımız için heyecanlıyız." sözlerini söyledi.

Newcastle United’ın yaşadığı süreç kadar gündeme oturmayan Southampton’ın sahip değişikliği taraftarlar için büyük umut vaadediyor. Transfer obezi bir sistemi tercih etmeyecekleri basına sızdırılan ilk detay olurken, kulübün King Power & Leicester örneğini benimsemesi en mantıklı senaryo gibi gözüküyor.

Kulüp kültürü olarak benimsedikleri akademi oyuncularını ve potansiyelli gençleri bünyeye katma ilkesi kendisini daha şiddetli hissettirecek ve kulübün birkaç senedir denediği tablonun ilk yarısında bulunma hamlesi Sports Republic ile birlikte meyvesini verecek gibi gözüküyor. Bunun için de gerekli nüveye şimdiden sahipler. Ralph Hasenhüttl yapılanmanın başında olmak için en uygun isim.

Saha içinde de muazzam bir lidere sahipler. Ward-Prowse 2 sezondur harika ve bu sezon ligin en iyi birkaç orta saha oyuncusundan biri gibi oynuyor. Milli takımda ilk 11 oynamayı kesinlikle hak ediyor. Declan Rice’ın yanına Kalvin Phillips’ten daha iyi bir partner olur diyenlerin sayısı epey fazla.

James Ward-Prowse; oyun kurabiliyor, top kesebiliyor, alan ve mesafe kat edebiliyor, build-up’ta top çıkartabiliyor, tempo ayarlayabiliyor, oyuna ağırlığını koyabiliyor, duran topları çok etkili kullanabiliyor ve asla oyundan düşmüyor. Orta sahadaki yapının hem en defansif hem en ofansif oyuncusu olabiliyor. Bu sezon da çok formdayken Southampton’ın küme düşme yarışına dahil olması çok zor ve Sports Republic’in yatırımlarının kendisi etrafına şekilleneceğini söylemek uçuk bir tahmin olmaz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş