Yunus Nadi'nin anılarından: Adım adım Meclis'in ilk günü

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı 23 Nisan 1920 Cuma günü, Ankara’nın en muhteşem ve heybetli günlerinden biriydi. Millet, o gün sanki kendi talihini değiştirecek olan yeni teşekkülün doğmak üzere olduğunun farkındaydı. Herkes, daha sabahtan, bir bayramın şenliğine ortak olurmuşçasına dışarıya çıkmıştı. Yediden yetmişe cümle alem, hâli vaktine göre allı pullu en güzel elbiselerini giymiş, Hacı Bayram Camii ile Meclis arasında bulunan bilumum arsaları, hatta damların tepelerine kadar bütün binaları doldurmuştu. Tüm Ankara bu çevreye sıkışmaya çalışmış, fakat bu mümkün olmadığı için insanlar taşmıştı. Sürekli dalgalanan ve gelgitlerle dolu bir denizi andıran halkın görüntüsü heyecan vericiydi. Meclisin açılış gününde Ankara, ulvi tezahürlerden birine sahne oluyordu.
Bin, bin beş yüz kişilik sığası olan Hacı Bayram Camii de henüz sabahın erken saatlerinde dolmuştu. Öyle ki Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları dahi yer bulmak için oldukça uğraştı. Bu, olağan eda edilecek cuma namazından başka bir şeydi. Filhakika bu toplanma, o gün için dinî bir toplanma olmaktan ziyade millî bir toplanmaydı. Halkın nazarında, hayatta nadir rast gelinen en yüce ve kutsal içtimalardan biriydi.
Cuma namazına iştirak edenler yerlerinden kımıldayamayacak kadar iç içeydi. İnsanlar kapılardan taşmış, mermer avluya doluşmuş, sokaklarda mevki almışlardı. Yunus Nadi’nin düşüncesine göre o gün Ankara’da Hacı Bayram’dan başka hiçbir camide cuma namazı kılınmamıştı çünkü diğer camilerin sadece cemaatleri değil, imamları ve müezzinleri de bu büyük kalabalığa dahil olmuştu. Etrafı çevreleyen muhip halk yekpare bir abide gibiydi.

Camiden Meclis’e kadar gitmek mesele olmuştu. Mustafa Kemal Paşa ve mebuslar yoğun bir insan kalabalığı arasından Meclis’e çabayla ulaştı. Kolay olmadı, çünkü halk da beraber hareket etmek istiyordu: Bu bir millet davasıydı. Binaenaleyh yürümekten çok herkes bir arada dalga dalga ilerledi. Meclis’in giriş kapısında kurban kesildi, sokakta Bursa mebusu Fehmi Gerçeker’in okuduğu dua ve amin sesleri yankılandı.
Duadan sonra, Mustafa Kemal Paşa kapıdaki kurdeleyi kesti ve bütün mebuslar içeri girerek sıralara oturdu. Meclis’in ilk açılış konuşmasını en yaşlı üye sıfatıyla geçici olarak Meclis Başkanlığı’na seçilen Sinop mebusu Şerif Bey yaptı ve konuşmasında tam bağımsızlığı vurguladı. Açılış konuşmasının ardından söz alan Mustafa Kemal, Meclis’in hangi üyelerden oluşacağını kısaca izah eden bir konuşma yaptı. Paşa, mazbataların geçerliliğinin tespiti için bir komisyon kurulmasını önerdi, bu öneri kabul edilerek mazbataların incelenmesi için beş kişilik komisyon kurulması kararı alındı.
Fevkalade bir törenle açılan ve tüm dünyaya karşı tavrını ilan etmiş olan Meclis artık Ankara’da bir hayat merkeziydi ve bütün Türkiye’nin dayanağı ve kıblesiydi. 24 Nisan itibarıyla memleketin her tarafından gelen tebrik telgraflarının sayısı binleri aşmıştı. Telgrafların dilindeki samimiyet bile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ne müthiş ve muazzam bir millet arzusu olduğunu göstermeye yeterliydi. Meclis’in açılmasıyla millet, İstanbul’un işgaliyle bir an için kaybolur gibi olan birlik noktasını bulmuş; Meclis ise milletin bu heyecan ve coşkusundan bir daha kuvvet almıştı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli atılmıştı.

Bu yazı büyük ölçüde Yunus Nadi'nin Birinci Büyük Millet Meclisinin Açılışı ve İsyanlar adlı kitabından derlenmiş ve ağırlıklı olarak kendisinin gözlemlerine yer verilmiştir.
- Kaynaklar:
Yunus Nadi, Birinci Büyük Millet Meclisinin Açılışı ve İsyanlar, Sel Yayınları.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, İstiklal Savaşı'nda Ankara, Ankara Tarihi ve Kültürü Dizisi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta kışın ölü toprağını üzerimizden atıyor, 23 Nisan'ı çocuk tiyatroları ile kutluyor, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı ilk günü adım adım yeniden yaşıyoruz.
22 Nis 2024

YAZARLAR

Görkem Demir
Editor at Ankara Havası

Aposto Ankara
Her pazartesi saat 18.00'de Ankara'dan özenle seçilmiş etkinlikler, haberler ve hikayeler.
İLGİLİ OKUMALAR



