Zaman, Değişim, Uyum

Liverpool'un hücumcuları değişirken Salah bu akıma ayak uydurmakta pek zorlanmıyor.
Zaman, Değişim, Uyum

Hayattaki iyi şeylerin sonsuza dek süreceğini zannederiz. Fakat zaman sıklıkla bize bunun aksini gösterir. Ne sonsuza kadar iyi kalabilirsiniz ne de sonsuza kadar kötü. Değişim bakidir; Liverpool'un hücum üçlüsü için dahi.

Futbolda veya herhangi bir takım sporunda elindeki başarılı nüveyi dağıtıp yerine yenisini inşa etmek kadar zor, çok az şey vardır. Hele ki değiştirmeye çalıştığınız şey futbol tarihinin gördüğü en 'ürkütücü' hücum hatlarından birisiyse. Liverpool, kademeli olarak bu değişim sürecinin sancılarını yaşamakta. Bu sekans, hem geride kalanlara hem de yeni gelenlere kuşkusuz bir zorluk atfediyor. Biz de bugün geride kalan yegâne isim olan Mohamed Salah’ın bu furyayla nasıl cebelleştiğini inceliyoruz.

Sports Illustrated

Bir Zamanlar Fırtınalar Estirirlerdi

Eğer modern zamanların en iyi hücum üçlülerinden oluşan bir panteon olsaydı, Sadio Mane – Roberto Firmino – Mohamed Salah triosu kesinlikle burada yer alırdı. Bireysel yetenek setleri, birbirlerini tamamlayış biçimleri ve saha dışı karakterleri onları sürdürülebilirliklerindeki kilit faktörlerdi. Fakat yaşları birbirine yakın olan bu üçlünün hem veteran statüsüne göz kırpması, hem de Liverpool yönetiminin kadro yapılandırmasına dair 'tutucu' finansal bakış açısı miadın dolması anlamına geldi.

Birliktelikleri boyunca bu üçlünün kullanım biçimi seneler içinde Jürgen Klopp’un oyun tarzıyla beraber şekil değiştirdi. Burada paye hep Roberto Firmino’ya verilir -ki haksızlık sayılmaz. Zira Klopp’un altında en göze çarpan pozisyonal değişim Firmino bazında oldu. Firmino’nun Hoffenheim’dan bir 10 numara olarak geldikten sonra sahte 9 rolünde bir pres canavarına dönüşmesi, benim için, Eddie Howe'ın Joelinton’u skor kuraklığı yaşayan vasat bir forvetten çift yönlü orta sahaya çevrilmesiyle beraber futbolun içindeki ilginç gelişim öyküleri arasında. Firmino’nun bu farklılaşımı son derece gözle görülebilir olmakla beraber Mane ve Salah ikilisi de yıllar içinde Brezilyalı oyuncuya ayak uydurmaktan geri kalmadı.

Klopp Liverpool’unun ilk dönemlerde toplu oyundaki hedefi oyun kurmak değil, dikine ve merkeze direkt toplarla kısa sürede karşı kaleye gitmekti. Top kaybını göze alan, hatta bunu hedefleyen strateji zaten Jürgen Klopp denilince aklımıza gelen ilk şey olan 'gegenpress' yani karşı presi yürürlüğe koymaktı. Klopp, bu konsepti ada futboluna ‘’karşı pres en iyi 10 numaradır’’ diyerek lanse etmekteydi. Klopp yönetimindeki Liverpool’un özü, Pep Ljinders’in sürekli vurguladığı gibi ‘’yoğunluğu’’ kimliklerine oturtmaktan geçiyordu.

Tabii zamanla rakipler Liverpool’un bu oyununa bir antitez sundu. Karşı tarafın idealden çok daha derinde beklemesiyle birlikte Klopp’un oyun felsefesini ve oyuncularını geliştirmesi gerekti. Bu noktada toplu oyun, beklerin oyuna kattığı genişlik, Roberto Firmino’un sahte 9 rolünü tamamen üstlenmesi ve Salah-Mane ikilisinin kanatlarda konumlanıp çok daha içeri sızan aslında birer forvete dönüşmesiyle beraber gelişti.

Goal

Liverpool’un amansız presinin kazan dairesi orta sahası olsa da bu pres tepede Roberto Firmino ile başlıyordu. Liverpool’un 2019/20, 2020/21 ve 2021/22 sezonlarında rakip üçte birinde top kazanma oranı, maç başına sırasıyla 6.6, 5.5 ve 7.6'ydı. Üç senede de bu istatistikte ligin ilk üçündeydiler. Ayrıca Firmino bu üç sezonda takım içinde en çok top kazanan 3. oyuncu konumundaydı. Sadece bu paragrafı okuduğunuzda, oyuncunun ileri uçta oynadığını bile unutabilirsiniz. Fakat topu bu kadar yüksekte kazanabilmelerinde hem Mane’nin hem de Salah’ın statülerine göre son derece çalışkan oyuncular olmalarının da etkisi büyüktü.

Pres gücü yüksek orta sahanın skor olarak cılız kalmasını, ilerideki üçlü yüksek verimdeki bitiricilikleriyle kapıyordu. Oyunun bu noktasında Salah’ın ilerideki partnerleriyle yakaladığı uyum artık içgüdüsel seviyeye ulaşmıştı. Hücum hattı kendi içinde çok fazla yer değiştiriyor ve topun olduğu konuma göre ufak üçgenler oluşturuyordu. Bu üçgenlerde ise oyuncuların konumlanışı tamamen akıcı olmakla beraber final anlarında Salah her zaman uçtaki figür konumundaydı. Bu noktada Liverpool’un ileri üçlüsü tamamen makine ayarındaydı. Rakiplerini saliselik avantajlar yaratarak geçebiliyorlardı. Herkes birbirinin ne yapacağını ne zaman topla buluşacağını, topu nerede ve nasıl istediğini bilir haldeydi.

Gelen Gideni Aratacak Mı?

Geçtiğimiz sezona göre bu sezon Mo Salah’ın;

  • Maç başına dripling deneme oranı 4,3’ten 3,4’e
  • Maç başına başarılı dripling oranı 1,73’ten 1,02’ye
  • Maç başına çektiği şut sayısı ise 4,53’ten 3,22’ye geriledi.

Salah'ın topla buluştuğu noktaların geçtiğimiz sezondan farklılıkları, The Athletic

Tabii Liverpool’un geçirdiği sezona bakınca şu soru ortaya çıkıyor. Gerileyen Salah mı? Yoksa Liverpool’un kendisi mi? Zira Liverpool’un takım olarak istatistiklerine bakarsak, kimliklerini üzerine kurdukları bütün istatistiklerde Klopp döneminde hiç olmadığı kadar kötü olduklarını görüyoruz. Liverpool’un defansif hamle yapmadan rakibe yaptırdığı pas oranı (PPDA) geçtiğimiz sezon 9,9 iken bu sezon 12,2. Bu da demek oluyor ki rakipler Liverpool presini çok daha rahat aşıyor. Bunu, rakip üçte birdeki top kazanma oranlarının 7,6’dan 4,8’e gerilemesi üzerinden de okuyabiliriz.   

Salah’ın bu sezonki durumuna etki eden en büyük faktörlerden bir tanesi elbette takımın sezon başında sahte 9 yerine daha ‘’geleneksel’’ olarak tanımlayabileceğimiz bir forvete yönelmesi oldu. Normalde Firmino’nun derine gelerek boşalttığı ceplere çaprazdan içeri kıvrılan Salah, Nunez’in en uça yerleşmesiyle o alanları bulamadı. Bunun yerine onun daha gerisine, daha destekleyici bir pozisyonda konumlanmaya başladı. Üzerine bir de Liverpool’un zayıflayan pres oyunu ve rakiplerin hunharca Trent Alexander-Arnold’ı hedeflemesi, Liverpool’u oyun kurulumunda sağ tarafta eskiye nazaran daha muhafazakâr kalmasına yol açtı. Bu sezon Trent’i çizgiye açılmaktan çok stoper ve 6 numaraya daha yakın görüyoruz. Salah’ın da derindeki konumlanışını bu eksen üzerinden de okumak gerekir.

Darwin Nunez ve Mo Salah arasındaki uyum, kendi içinde ilginç bir vaka. Zira Salah, şimdiye dek hiç skor potansiyeli kendisine denk sayılabilecek bir santrfor ile oynamadı. Uruguaylı yıldızı bu minvalde bir kalıba oturtmak gerçekten çok zor. Nunez, Premier Lig’de bu sezon en fazla büyük gol şansı kaçıran ikinci, 90 dakika başına en fazla şut çeken ve 90 dakika başına en fazla büyük gol şansı pozisyonuna giren birinci oyuncu konumunda. Bardağın dolu tarafı ise oyuncunun kesinlikle sahanın doğru yerlerinde bulunmayı bildiği. Aksi takdirde bu kadar fazla aksiyonun merkezinde olamazdı. Madalyonun diğer yüzünde ise girdiği aksiyonları yeterince verimli değerlendirememesi var (malumunuz). 

Geçtiğimiz sezon, Salah'ın içeride konumlanışı, Coaches Voice.

Nunez’in sahaya girince yaratmış olduğu kargaşa aslında Jürgen Klopp’un ‘’heavy metal’’ futboluna istenen bir patlayıcılık katabilir. Fakat Nunez’in yeterince keskin olmaması ve top ayağındayken biraz at gözlüğü takmış hale gelmesi kesinlikle Salah’la olan işlevselliğini kısıtlıyor. Salah, şu ana kadar her daim onu görebilen oyuncularla oynadı. Nunez’in dar alandaki karar vericiliğinin henüz istenen seviyede olmaması, kendisinin sol kanatta konumlandırılmasında önemli bir faktör. Tabii bir de bu ikili arasındaki dil bariyerini eklemek lazım. Büyük olmamakla beraber, yine de uyum sürecini yavaşlatabilecek bir unsur.

Darwin Nunez'li senaryoda alan dağılımı, Coaches Voice

Liverpool’un saha içindeki gerilemesine sadece saha içindeki değişim üzerinden değil, saha dışındaki değişim üzerinden de bakmak gerek. Sportif direktör Michael Edwards geçen yaz ayrıldı. Halefi, eski yardımcısı Julian Ward bu sezon sonunda istifa edecek. Klopp'un bir zamanlar "Liverpool'daki her şeyin arkasındaki beyin" olarak tanımladığı Mike Gordon, Kasım ayında görevini bıraktı. Kulüp doktoru Jim Moxon sezon başında ayrıldı. Saha dışında da böylesine sert bir geçiş olduğunda, sahadaki geçişin yönetilmesi daha zor hale geliyor.

Belki sezon içindeki sakatlık furyası, belki de Liverpool’un kış transfer döneminde fiyat performansa hücumcu çözme aşkıdır bilinmez, Cody Gakpo Dünya Kupası’nın ardından Liverpool oyuncusu oldu. Uzun boyuna göre son derece kıvrak olan Gakpo, vücuduna çok hâkim, çevik bir hücumcu. Bu açıdan biraz (sadece biraz) Thierry Henry esintisi veriyor bile denebilir. Saha içinde gerçekten ‘havalı’ duran bir oyuncu.

Tabii işin daha teknik kısmına dönecek olursak, aslında Gakpo da kendisini -Nunez’e benzer şekilde- sol çaprazdan içeriye akın ederken rahat hisseden biri. Fakat Nunez’den farklı olarak Gakpo, çok daha temiz bir ilk dokunuşa ve bunu takım arkadaşları için avantaja çevirebilecek bir pas kabiliyetine sahip. Gakpo’nun bu özelliği, ona çok çeşitli bir hücum potansiyeli bahşediyor. Bununla birlikte, hâlâ merkez forvet veya sahte 9 olarak uyum sağlaması gereken nüanslar var. 

  • Merkez forvet konumunda Gakpo, hücum repertuarını çeşitlendirme aşamasında. Savunmacıyı sırtında tutma, derine gelme, önüne değil ayağına topu alıp ardından tehdit yaratma becerilerini hala geliştiriyor. Ofansif olarak tavanının Roberto Firmino’dan daha yüksek olduğunu söylemek mümkün. 

Anything Liverpool

Cody Gakpo’nun pozisyon hazırlama konusundaki istekli görüntüsü ve Darwin Nunez’e göre daha iyi bir karar verici olması, otomatikman Salah’ın Gakpo gelişiyle beraber daha fazla kaleye yaklaşmasını sağladı. Hem Nunez’in hem de Gakpo’nun Premier Lig arenasına ve bu arenanın ışığının en parlak vurduğu takımlardan biri olan Liverpool’a uyum sağlaması mental olarak zorlayıcı bir süreç. İki oyuncu da belki ayrı ayrı bakılınca yüksek tavanlar vaat ediyor olabilir. Lakin buna ulaşmak için sadece Salah’ın değil, Liverpool’un en iyi versiyonuna ihtiyaçları var. Fakat Manchester United karşısındaki canavar skor, bu üçlünün önünde gerçekten bir gelecek olabileceğini gösterir nitelikte. 

Salah açısından ise Liverpool kültürünü onlara öğretme yükümlülüğü onun omuzlarında. Bunu başarabilmesi durumunda Mısırlı kralın hüküm süresi uzayabilir. Nunez & Gakpo ve hatta dönünce Luis Diaz bu potansiyeli vaat ediyor

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

Sağ Çizgide Hayat Aynı Mı?

Mo Salah'ın oyunu, Darwin Nunez ve Cody Gakpo ile birlikte nasıl değişti?

11 Mar 2023

Sağ Çizgide Hayat Aynı Mı?

YAZARLAR

Özer Çeliksüngü

Felsefe okumayı, sporu ve sporun kültürel etkileri hakkında konuşmayı/yazmayı seven, insanlara farklı bir perspektif sunmak için heyecanlı olan birisi.

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR