Zamanın ruhuna yön verenler

Neden tek taş yüzükle evlenme teklif edilir? Kahvaltı gerçekten günün en önemli öğünü müdür? Neden “kahve” molası veririz?
İşte bunlar hep pazarlama arkadaşlar 😊 Bazı iletişim kampanyalarının ve dolayısıyla reklamların hayatımıza etkisi o kadar derin ki yıllar geçse de günlük yaşantımızın bir parçası olarak kalıyorlar. Bugün de üzerine çokça konuştuğumuz ürünler yerine o ürüne atfedilmiş değerleri, duyguları, yaşam biçimini pazarlamak çok eskilerden beri süregelen bir strateji. Birazdan bahsedeceğim ve yukarıdaki soruların cevaplarını da vereceğim örnekler gösteriyor ki bu stratejide başarılı olan markaların etkisi öyle kolay kolay geçmiyor.
Çünkü pazarlama sadece ürünleri satmaktan çok daha fazlasını yapabiliyor. İyi yürütülen bir iletişim kampanyası, yalnızca marka bilinirliği oluşturup yeni müşteriler çekmekle kalmayıp algıları değiştirebiliyor, toplumun düşüncelerini etkileyebiliyor ve hatta kültürel bir dönüşüm yaratabiliyor.
Biraz abartıyorsun dediğinizi duyar gibiyim 👂🏻 Haklısınız bence de ilk anda kulağa pek inandırıcı gelmiyor ama okuyunca bana hak vereceksiniz 😊
Sonsuz aşk kaç karat eder? 💍
Yüzükler eski zamanlardan beri evliliğin bir simgesi olarak yer etmiş olsa da pırlantaların 1948'e kadar bağlılık, aşk veya evlilikle hiçbir ilişkisi yokmuş. Ta ki elmas madenciliğinin önemli şirketi De Beers pırlantayı, zenginlik ve lüks sembolü yerine ortalama tüketici tarafından kullanılan bir sevgi sembolü olarak konumlandırmaya karar verene kadar.
De Beers, N.W. Ayer reklam ajansı ile anlaşarak pırlanta yüzükle nişanlanma konusunun daha geniş kitlelere yaygınlaştırılması için bir kampanya başlatmış. Kampanyada pazarlanan fikirse oldukça güçlü; sonsuz aşk ve bağlılığın simgesi pırlanta yüzükler.

Pırlantaya yüklenen duygusal çağrışımlar ve tabii ki Hollywood starlarının kullanımından, dergi ilanlarına dek oluşturulan dev iletişim kampanyası karşılığını bulmuş, pırlanta yüzükle evlenme geleneği gittikçe güçlenmiş ve bugünkü halini almış.
Bu arada, sonsuzluk vurgusu oldukça önemli zira pırlanta yüzükleri sonsuza kadar elde tutulan ve dededen toruna geçen bir değer olarak konumlandırmak da ikinci el pırlanta piyasasının ve dolayısıyla fiyat dalgalanmalarının da önüne geçmiş.
Şimdilerde bile pek çoğumuzun bildiği “pırlanta sonsuza kadar” sloganı ve pırlantanın bugün bile akıllarımızda yer ettiği şekilde sonsuz aşkın simgesi olarak konumlandırılması 1948 yılındaki bu kampanyaya dayanıyor. İlginç değil mi?
Zenginler kahvaltıdaki bir yudum portakal suyu ile nasıl tok duruyorlar? 🍊
Durmuyorlar dostlarım, kandırıldık 😊
1900'lerin başında, California'daki portakal yetiştiricilerinin ellerinde kimsenin almak istemeyeceği kadar çok portakal olması konuyu bu noktaya getirmiş, nasıl mı?
Bu soruna çare arayan California Meyve Yetiştiricileri Birliği reklam ajansının da yardımıyla Sunkist adı altında bir marka yaratarak halkı portakalın yeni bir tüketim yolu ile tanıştırmışlar; suyunu sıkmak!

Sunkist, gazete reklamları ile insanlara portakalın suyunu nasıl sıkacaklarını öğretmekle kalmıyor aynı zamanda bunu yapmak için onlara meyve sıkacakları da satıyormuş. Bir süre bu şekilde satışlarını devam ettirdikten sonra daha geniş çaplı bir kampanyaya geçiş yapmışlar ve dizilere, filmlere ürünlerini yerleştirerek tüm zengin kahvaltılarına portakal suyu eklenmesine sebep olmuşlar. Yıllar içinde her filmin zengin kahvaltısının olmazsa olmazı haline gelse de bir yudumdan fazla içildiğini görmediğimiz portakal suyunun kirli geçmişini öğrenmiş oldunuz 😎
Hadi bir "coffee break" verelim!
Portakal suyunun ipliğini pazara çıkardığımıza göre sıra kahvede ☕
Oldukça enteresan bir şekilde, bugün sıklıkla kullandığımız “kahve molası” kavramının kaynağı, işçilerin güvenli çalışma koşulları ve kontrollü çalışma saatleri yanı sıra gün boyunca kısa molalar talep etmek için bir araya geldiği 1940'lar ve 50'lerin sendikal hareketleriymiş.
Bu taleplerde anlaşamayan işçi ve işverenlerin arasını kafeinin etkilerini öne çıkaran kampanyası ile Pan-Amerikan Kahve Bürosu düzeltmiş. Sonuçta, kahve için kısa bir mola vermek işçilerin üretkenliğini artıyorsa, işverenler neden buna izin vermesin ki?

Pazarlanan bu fikir hızla benimsenmiş ve 1952'de "Kendinize bir kahve molası verin" kampanyasının ilk yayınından sonraki aylar içinde ABD'deki işletmelerin %80'e varan kısmı günlük programlarına bir kahve molası eklemiş.
Hadi şimdi kendimize mis gibi bir kahve koyup Pan-Amerikan Kahve Bürosu’na katkılarından ötürü teşekkür edelim, adamlar resmen kahve molası kültürünü oluşturmuş!
Kahvaltının mutlulukla ilgisi olduğu kesin peki ya reklamlarla?
Kahvaltının günün en önemli öğünü olduğuna dair övgülerin kökeni de bir pazarlama kampanyası. En azından Amerika için öyle diyebiliriz.
Amerikalılar kahvaltılık gevreklerin gelişmeye başladığı 1800'lerin ortalarına kadar akşam yemeğine benzer bir kahvaltı yapıyorlarmış ki çoğunlukla da kahvaltıyı atlama eğilimindelermiş.
Kahvaltıya bugünkü itibarını veren ise tahıl üreticisi General Foods'un 1944 tarihli “İyi Bir Kahvaltı Yap, Daha İyi İş Yap” kampanyası olmuş. Broşürlerden radyo reklamlarına dek pek çok kanaldan paylaşılan mesajlarla kahvaltı bu denli popüler hale gelmiş.

Amerikalılar için rüzgarın yönünü değiştirmiş ve neredeyse 80 yıl sonra bile yemek kültürünü etkiliyor olabilir ama bizim içimizdeki kahvaltı aşkında bu reklamların katkısı var mıdır bilemeyeceğim. Zira Türk kahvaltısı diye bir gerçek varken gevrek reklamlarına paye vermek pek mantıklı gelmedi 😊
Eveeet örneklerden sonra yine fikrinizi almak isterim, ne diyorsunuz abartmış mıyım?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Neredeyse 100 yıllık pazarlama kampanyalarının bugünkü başarılı sonuçları
02 Kas 2021

YAZARLAR

The Marketeer
Güncel pazarlama stratejileri, ilginç marka örnekleri ve az bilinenleriyle pazarlama dünyasını masaya yatırıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR


