Zihnimizi uçak moduna almak

Cümlelerime odaklanamama sorununun komik halleriyle başlamak istiyorum. Geçen yıl Dominic Pettman’ın Sonsuz Dikkat Dağınıklığı kitabını satın almak için okuma listeme ekledim, kitabı listeme öyle bir eklemişim ki telefonumda kitabın kitapçı raflarında çekilmiş üç fotoğrafı, sosyal medya görsellerinden alınmış ekran görüntüleri vardı. Kitabı satın aldım, okumaya fırsat bulamadan satın aldığımı unutup tekrar satın aldım. (Yazar burada gülüyor) Bu ay, bu kitabın yanına konuyla ilgili yeni bir kitap daha ekledim ve okumaya çalıştım: Pürdikkat
Cal Newport’un bu kitabını okumaya çalışma denemelerim de bir o kadar ironik. Mesajlarla, çalan telefonla, mail kutumu güncellemekle okumalarım bölünürken kafede okuma denemelerinin de hepsi başarısızlıkla sonuçlandı. Artık kitabı okuyabilmek için bir yeni habitat yaratmam gerekiyordu. Günde bir saat telefonu uçak moduna alıp okuyarak kitabı üç günde bitirdim.
Kitabın ortalarına kadar neden odaklanamadığımızı anlamaya çalışılıyor ve pürdikkat çalışmanın öneminden bahsediliyor. Odaklanarak çalışmanın soyunun tükendiğinden bahsetmesi de cabası! ‘Heh!’ diyorum, yalnız değilim, tüm dünya aynı dertten muzdarip. 'Çevrimiçi' olmaktan. Eskiden, yani kağıtla bağımın daha yakın olduğu zamanlarda, kendimi daha üretken hissettiğimi hatırlıyorum. Bilgisayar ekranına bakmaktan yorulduğumda ama yazmak istediğimde defterlerim imdadıma koşuyordu. Ekrana bakmak istemediğim ama müzik dinlemek istediğimde de mp3 çalarımı kullanıyordum. Kulağa nostaljik geldiğinin farkındayım. Şu an bu satırları yazarken bile dünyanın bir kaç dakika durması gerektiğini düşündüğümü belirtmem gerekiyor. Eğer bu sözleri sizlerle buluşturamasaydım, “bu yazı odaklanamadığım için yazılamamıştır” cümlesiyle sizi karşılayacaktım. Kitaba dönecek olursam, bu isteğin nostaljik olması ile ilgili iki alıntı paylaşıyorum:
“Pürdikkat çalışma, yazar ve çizerlere veya yirminci yüzyıl başındaki düşünürlere has nostaljik bir takıntı değil, bilakis esas değeri yeni anlaşılan bir beceri.”
“Entelektüel kapasitemizin tümünü kullanabilmemizin yolu pürdikkat çalışmadan geçiyor.

Newport, kitabın ikinci kısmında odaklanma becerimizi artıracak pratikler, kurallar ve metodlar paylaşıyor. Tabii, yüzyıl öncesi ya da günümüzdeki bunu deneyimleyen üretenlerin ve bilimsel çalışmaların ışığında. Bir insanın günde verimli çalışabileceği dakika sayısının 270 dakika olduğunu okuduğum an mesai saatiyle çalışmanın saçmalığı bir kez daha beni sinirlendirdi, yazar sinirimi hissetmiş gibi bir sonraki sayfada “kapanıp çalışma ihtiyacı hasıl olduğunda günlerce ortadan kaybolmaya müsaade edecek bir iş herkese kısmet olmuyor,” cümlesini kuruyor. Gerçek dünya hepimize bir işimizin olması gerektiğini onun yanında da sürekli çevrimiçi olmamızı söylüyor. İlki belki doğrudur ama ikincisi pek değil. Günümüzde bir yazarın yazmak dışında uğraşması gereken pek çok işi var mesela!
Kitabın stratejiler kısmında derinleşmekten, ritüeller oluşturmaktan ve kurallardan bahsediliyor. İlk kural olan derinleşmek başlığının altında “kendinizi yüzeyselliğin baş tacı edildiği bu dünyada derinliğin peşine düşmüş bir derviş olarak görebilirsiniz,” yazıyor. Burada ritüellerin önemine değiniyor. Herkesin ritüeli kendine ama arayışta olanlar için Günlük Ritüeller 2: Yaratıcı Kadınlar Nasıl Çalışıyor? iyi bir kaynak olabilir.
Ben aylardır odaklanamama ve günün dakikalarının elimden kaçıp gittiği hissiyle savaşıyorum. Üretim Kaydı’nda üretenlerle bir araya gelince çalışma ve odaklanma saatlerimizi konuşuyoruz. Genel olarak iki saat tercihi var; sabahın erken saatleri ya da gece yarısından. Gözlemlerime göre bu iki saat diliminin bir ortak noktası var; biz ayaktayken diğer her şeyin duruyor olması. Bu yazıyı yazma sürecinde de gördüm ki arada zihnimi uçak moduna almamla bir şey kaçırmıyorum. Kendi zihnimin odaklanmaya değer gördüğü şeyleri iyice keşfetmeli ve artık bir yol haritası çizmeliyim. Şimdilik telefonumu uçak moduna alıp minik hub’lar yaratmakla başlayacağım, tekrar burada bu deneyim için buluşuruz belki...
***
Ece'nin yayını Üretim Kaydı'na buradan üye olabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Esra Ece Kuleci
Üreten insanların, süreçlerini kayıt altına almaya merak sarmış biri 👀

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR




