Hannah Arrendt ile ilgili hikayeler
Karanlık Gece’yi izlerken daha önce hiç görmediğim bir coğrafyanın, obrukların varlığının gerçekliğine çekilirken bir Yaşar Kemal romanı okuyormuş gibi Toroslar perdeden bana fısıldıyor. Öteki olmanın, bir kadın olarak köyden gitmenin “fazladan çözeceğin o bir matematik sorusuna bağlı olmasının” ağırlığı da omzuma çöküyor. Müzisyenlerin pandemiyle birlikte daha görünür olan sorunları ve anlaşılmaması da filmde İshak’la vücut buluyor. Hikâye tanıdık, bir filmi izlerken her karakterde kendinden bir cümle ya da his bulmak son zamanlarda başıma gelen bir şey değildi. Sultan’ın gitme isteği, Ali’nin doğada güzel olanın peşinde olması, İshak’ın sazıyla kendini ifade etmesi, Sırma’nın kaldığı o araf... Film bittiğinde ise umudu bir failin adalet arayışında bulacağımı bilmiyordum.“Hiçbir şey yapmadığında hiç bu kadar faal, kendiyle baş başa kaldığında hiç bu kadar yalnız olmamıştı.”(Hannah Arrendt'in “İnsanlık Durumu” Türkçeye “Auschwitz’ten Artakalanlar” olarak çevrilmiştir. Cümle, Byung-Chul Han, “Yorgunluk Toplumu” kitabından alınmıştır. Açılım Kitap, ÇevKaranlık Gece’yi izlerken daha önce hiç görmediğim bir coğrafyanın, obrukların varlığının gerçekliğine çekilirken bir Yaşar Kemal romanı okuyormuş gibi Toroslar perdeden bana fısıldıyor. Öteki olmanın, bir kadın olarak köyden gitmenin “fazladan çözeceğin o bir matematik sorusuna bağlı olmasının” ağırlığı da omzuma çöküyor. Müzisyenlerin pandemiyle birlikte daha görünür olan sorunları ve anlaşılmaması da filmde İshak’la vücut buluyor. Hikâye tanıdık, bir filmi izlerken her kar...Devamını Oku
