2027'nin seyahat trendleri: Esnek tatiller, paranormal deneyimler, ruh hâline göre destinasyonlar
Kişisel tercihlere göre şekillenen tatiller, daha az bilinen rotalar ve özel etkinlikler için yapılan yolculuklar, 2027’de seyahat alışkanlıklarının öne çıkan başlıkları arasında olacak gibi görünüyor. Son araştırmalar, gezginlerin tatilden beklentilerinin çeşitlendiğini; seyahat kararlarında bütçe, ruh hâli, ilgi alanları ve deneyim arayışının eskiye kıyasla daha büyük rol oynadığını gösteriyor.

Büyük otel zincirlerinin ve seyahat platformlarının son verileri 2027'nin seyahat planlarında gidilecek yer kadar bir tatilden ne beklendiğinin de önem kazanacağını gösteriyor. "Kusursuz" tatil planlama baskısından bunalanlar kendilerine özgü programlar hazırlamaya yönelirken bazı gezginler yeni ilgi alanları keşfetmek, bazıları da belirli bir etkinliğe katılmak için bavul topluyor.
2027’nin seyahat trendlerinde dikkat çeken diğer ilginç başlıklar seyahat arkadaşlarını bütçeye göre seçme, ruh hâline göre destinasyon seçimi ve paranormal deneyimler için yollara düşmek.
Daha kişisel ve esnek tatiller
Hilton’un "The Great Rebalance" araştırması, sosyal medyada paylaşılan kusursuz tatil görüntülerinin seyahat planları üzerinde de baskı yarattığına dikkat çekiyor. Rapora göre katılımcıların yüzde 54’ü kusursuz bir tatil planlama baskısı hissediyor; yüzde 29’u ise gerçekten istediği deneyimler yerine sosyal medyada iyi görünecek seçenekleri tercih etmeye daha yatkın olduğunu belirtiyor.
The rise of "ish" (kusursuz tatil fikrinden uzaklaşmak) olarak adlandırılan yeni trend, her ayrıntıyı önceden planlamak yerine spontane kararlar almak, tatilde sağlıklı alışkanlıkları sürdürürken küçük kaçamaklara da alan açmak gibi davranışlarda artış öngörüyor. Araştırmaya katılanların yüzde 27’si tatilde sağlıklı alışkanlıklarını sürdürmekle bırakmak arasında bir denge kurduğunu belirtiyor.
Editörün önerisi: Her şey dahil planlama: Spontane seyahat devri bitti mi? | Deniz Aytekin, Soli
2027’de de öne çıkması beklenen eğilimlerden bir diğeri tek başına(msı) seyahat etmek. Hilton’un solo-ish travel başlığı altında ele aldığı bu seyahat biçimine göre katılımcıların yüzde 41’i gelecek yıl tek başına seyahate çıkmayı planlıyor ancak bu kişilerin yüzde 92’si zaten daha önce de bu deneyimi yaşamış. Solo seyahat herkes için tatil boyunca bir başına kalmak anlamına da gelmiyor. Kendi programını belirleme özgürlüğü ile başkalarıyla biraraya gelme imkanını birarada sunan bu seyahat biçiminde, gezginler ne zaman yalnız kalacaklarına, ne zaman sosyalleşeceklerine kendileri karar veriyor.
Daha önce bu şekilde seyahat edenlerin yüzde 31’i gittikleri yerde önceden tanıdıkları kişilerle buluştuğunu, yüzde 20’si günübirlik bir grup gezisine katıldığını, yüzde 16’sı ise tanımadığı kişilerle birkaç günlük bir tura çıktığını belirtiyor.
Tatile kiminle çıkılacağına karar verirken ortak ilgi alanları kadar harcama alışkanlıkları da belirleyici olabiliyor. Booking.com’un 32 ülke ve bölgede 28 binden fazla kişiyle yaptığı araştırmadaki social currency (seyahat arkadaşlarını bütçeye göre seçmek) verileri seyahat bütçesinin yalnızca gidilecek yeri ve yapılacak aktiviteleri değil, kiminle yola çıkılacağını da etkilediğine işaret ediyor. Katılımcıların yarısı bütçe farklılıkları nedeniyle bir seyahate kimi davet edeceğini etraflıca düşünüyor; yüzde 51’i seyahat sırasında farklı harcama beklentileri yüzünden anlaşmazlık yaşadığını, yüzde 38’i ise bu nedenle bazı kişilerle bir daha seyahate çıkmayacağını belirtiyor. Çocuk sahibi katılımcıların yüzde 61’i de neye para harcayacağına karar verme özgürlüğüne sahip olmak için çocukları olmadan tatile çıkmaya istekli.
Editörün önerisi: Ev bakıcılığından ücretsiz şehir turlarına: Düşük bütçeyle seyahat tüyoları | Deniz Aytekin, Soli
Uzun tatiller yerine yıl içine yayılan kısa geziler de yükselişte. Hilton’un the micro-travel mindset (mikro tatil anlayışı) olarak adlandırdığı eğilime göre katılımcıların yüzde 21’i 2027’de daha fazla kısa tatil yapmayı planlıyor. Gezginlerin yüzde 51’i tek bir deneyim etrafında şekillenen gezilerden hoşlandığını, yüzde 31’i ise daha fazla yer keşfetmek için kısa seyahatlerin sayısını artırdığını belirtiyor. Konsere gitmek, yeni bir restoran denemek veya yakın bir şehri keşfetmek için yapılan kısa kaçamaklar mikro tatile çıkma nedenleri arasında üst sıralarda.
Editörün önerisi: Tokyo'dan Floransa'ya: Uğruna yollara düşülen viral lezzetler ve Barge cruise hareketi: Avrupa kentlerinin dingin kanallarında mikro yolculuklar

Booking.com’un vibe check (in) (ruh hâline göre destinasyon seçimi) olarak tanımladığı trende göre gezginlerin yüzde 81’i gidecekleri destinasyonu nasıl hissetmek istediklerine göre belirliyor. Yüzde 76’sı ise ruh hâline göre destinasyon öneren bir uygulamayı kullanmaya sıcak bakıyor. Dinlenmek, enerji toplamak veya geceleri uyumayan hareketli bir şehirde vakit geçirmek gibi beklenti ve istekler bu yıl destinasyon seçiminde daha fazla rol oynayacağa benziyor.
Seyahat son birkaç yıldır yeni ilgi alanları ve hobiler keşfetmenin de bir yolu olarak görülüyor. Hilton’un growth getaways (kişisel gelişim odaklı kaçamaklar) başlığı altında ele aldığı bu eğilime göre katılımcıların yüzde 42’si seyahat etmenin yeni ilgi alanları veya hobiler keşfetmelerine yardımcı olduğunu söylüyor. Doğada vakit geçirmek de bu deneyimin önemli bir parçası: Katılımcıların yüzde 79’u seyahat sırasında rahatlayabilmek için temiz havayı ve açık yeşil alanları vazgeçilmez buluyor. Yeni bir yürüyüş rotasını denemek, farklı bir aktivite öğrenmek veya gündelik yaşamda zaman ayrılamayan bir uğraşa yönelmek sıkça belirtilen seyahat motivasyonları arasında.
Editörün önerisi: Seyahatin yeni değer önerisi: Yediğin içtiğin senin olsun, bana öğrendiğini anlat ve Üç gün etkisi: Doğada zaman geçirmek beynimizi nasıl reset’liyor?
Daha az bilinen rotalar, alternatif konaklama mekanları
Popüler turizm merkezlerindeki boğucu kalabalık, gezginleri bu yıl da daha az bilinen yerlere yöneltiyor. Skift araştırmasına göre gezginlerin yüzde 42’si undertourism'i (dingin turizm) yani aşırı kalabalık yerlerden özellikle kaçınmayı tercih ediyor. Japonya’nın Toyama kenti, ülkenin daha yoğun ziyaret edilen duraklarına alternatif arayanlar için öne çıkarılan örneklerden biri. Dubrovnik’in "Respect the City" girişimi ise turizmin kent üzerindeki baskısını azaltmaya yönelik uygulamalar arasında gösteriliyor. Bu arayış, Endonezya’da Bali dışındaki rotaları da gündeme getiriyor. Lombok, Komodo Ulusal Parkı ve Raja Ampat, ülkenin farklı bölgelerini keşfetmek isteyenler için cazip alternatifler sunuyor.
Editörün önerisi: Randevulu selfie, manzaralı bariyer: Şehirler aşırı turizmle nasıl mücadele ediyor? ve Filipinler'in çatal, bıçak ve tabaksız sofra kültürü: Kamayan
Bilinen, standart oteller yerine yerel mimariyi ve yaşam biçimini öne çıkaran alternative accommodations'a (alternatif konaklama mekanları) örnek olarak Fas’taki riad'lar ve Japonya’daki ryokan'lar gibi bulundukları yerin kültürüyle daha yakından ilişki kurmayı sağlayan konaklama seçenekleri gösterilebilir. Gönüllülük karşılığında konaklama ve yemek vadeden programlar da yerel yaşamı deneyimlemek isteyenler için ilgi çekici opsiyonlar.
Editörün önerisi: Sıra dışı AirBnb alternatifleri: Fairbnb, Coolstays, Ecobnb ve diğerleri

2027'nin dikkat çekici öngörülerinden biri de Çin’e olan ilgideki artış. Sosyal medyada Çin’in büyük şehirlerini, gece manzaralarını, hızlı trenlerini, sokak yemeklerini ve gündelik yaşamını konu alan içeriklerin yaygınlaşması ve seyahat koşullarındaki kolaylıklar, Chinamaxxing olarak adlandırılan bu eğilimin başlıca nedenleri arasında gösteriliyor. Aralarında Türkiye olmasa da yaklaşık 80 ülkenin vatandaşları Çin’e 30 güne kadar vizesiz seyahat edebiliyor. Çin yapımı dizi, film ve video oyunları gibi kültürel ürünlerin küresel popülerliği de bu trendi besleyen etkenler arasında.
Özel etkinlikler ve sıra dışı deneyimler
Skyscanner’ın sound bound (müzik etkinlikleri) ve grand Odysseys (tarihî rotalar) başlıklarıyla ele aldığı trende göre tatil planlayanların yüzde 39’u tarihî yerleri ve turistik destinasyonları, yüzde 34’ü müzeleri ve sanat galerilerini ziyaret etmeyi önceliklendiriyor. Müzik festivalleri ve karnavallar için seyahat etmeyi düşünenlerin oranı ise nispeten daha düşük; yüzde 13. Tarihî rotalara yönelik bu ilgide Christopher Nolan’ın The Odyssey filminin de etkisi var. Skyscanner’ın araştırmasına göre film, katılımcıların yaklaşık üçte birini destandan esinlenen bir seyahat planlamaya yöneltti. Bir etkinliğin tarihi ve yeri, gidilecek destinasyonu belirleyebiliyor; gezi programı da konserin, festivalin veya serginin çevresinde şekilleniyor. Tarihî mekânları ve kültür duraklarını kapsayan rotalar da seyahatin omurgasını oluşturabiliyor.
2 Ağustos 2027’de yaşanacak tam güneş tutulması, İspanya’nın güneyi ve Kuzey Afrika’nın bazı bölgelerinde izlenebilecek. İspanya’da Cádiz, Marbella ve Málaga tutulmanın tam olarak görülebileceği yerler arasında. Mısır’da da tutulmanın merkez hattına yakın bölgelerde tam tutulma altı dakikadan uzun süre gözlemlenebilecek.

Bazı gezginler ise tatilde dinlenmek ve yeni yerler görmek yerine daha sıra dışı deneyimlerin peşine düşüyor. Booking.com’un trip to the beyond (sınır ötesine yolculuk) başlığı altında ele aldığı paranormal deneyimlere katılımcıların yüzde 65’i ilgi duyuyor. Yüzde 48’i "öteki" taraftan biriyle iletişim kurmayı amaçlayan bir deneyime katılmaya açık olduğunu, yüzde 50’si ise ölüm, ölümden sonraki yaşam veya spiritüel konular üzerine düşünmeye teşvik eden deneyimlerle ilgilendiğini belirtiyor. Perili olduğu söylenen mekanları ziyaret etmek, karanlık geçmişiyle anılan yerleri keşfetmek veya paranormal olaylara odaklanan turlara katılmak bu ilginin farklı örnekleri arasında gösteriliyor.
Editörün önerisi: Ölümün ve kederin kalbine seyahat: Karanlık turizm destinasyonları ve Paris'ten Minnesota'ya: Ölmeden görülmesi gereken mezarlıklar
Spor, 'wellness' tatilleri ve beklenmedik hareketler
Skyscanner’ın gym-cation (spor tatili) olarak adlandırdığı eğilim, egzersiz yapma imkanının destinasyon seçiminde belirleyici olduğu gezilerin yükselişine işaret ediyor. Koşu rotaları, spor etkinlikleri veya fiziksel aktiviteye uygun destinasyonlar, seyahat planını şekillendirebiliyor. Fiziksel aktiviteler, yeni insanlarla tanışmak için de bir fırsat sunuyor.
Booking.com’un araştırmasındaki sweat synergy (ter sinerjisi) başlığına göre daha önce tek başına seyahat etmiş kişilerin yüzde 66’sı, ortak bir fiziksel aktivite veya spor müsabakasının kalıcı bir arkadaşlığa ya da karşılıklı diyaloğa dönüştüğüne şahit olmuş. Katılımcıların yüzde 55’i seyahat sırasında benzer ilgi alanlarına sahip sporculardan oluşan bir topluluğa katılmaya açık. Solo seyahat edenlerin yüzde 52’si ise bir fitness veya spor etkinliğine katılmak için seyahat etmeye sıcak bakıyor. Wellness odaklı tatillerde su ve ısı temelli uygulamalara ilgi artıyor.
Hilton’un wellness, rewired (yeni wellness deneyimleri) başlığı altında ele aldığı bu eğilime göre katılımcıların yüzde 54’ü 2027’de ısı, su veya hidroterapi odaklı deneyimlerle ilgileniyor.
Editörün önerisi: Uyku turizminden mikro inzivalara: Zihni ve bedeni dinlendiren tatiller
Booking.com’un the all-exclusive (her şey dahil tatil) başlığı altında incelediği eğilime göre katılımcıların yüzde 67’si sağlık, beden veya yaşam tarzındaki değişikliklerin zaman içinde destinasyon ya da aktivite tercihlerini değiştirdiğini söylüyor. Yüzde 66’sı kullanmayı düşünmediği hizmetleri paketten çıkarabileceği bir tatil seçeneğiyle ilgileniyor. Yüzde 58’i ise beslenme tercihlerinin konaklama veya destinasyon seçimini etkileyebileceğini belirtiyor. Belirli beslenme tercihleri ve ihtiyaçları olan veya tatilde kullanmayacağı hizmetlere para ödemek istemeyen gezginler için kişiselleştirilebilir paketler daha uygun bir seçenek olarak öne çıkıyor.
Editörün önerisi: Nabza göre tatil: Kişiselleştirilmiş seyahat uygulamalarının yükselişi
Özellikle uzun mesafeli uçuşlarda konfor ve dinlenme imkanları da seyahat tercihlerini etkileyebiliyor. Hotel in the Sky (Gökyüzündeki Otel) başlıklı araştırmaya göre katılımcıların yüzde 87’si, yolculuk sonunda dinlenmiş ve zinde hissedeceğine ikna olması durumunda uzun mesafeli bir uçuşa sıcak bakacağını belirtiyor. Katılımcıların yüzde 33’ü uçak içi serviste uyku düzenini destekleyecek yiyecek ve içecek seçeneklerine önem veriyor. Jet lag etkisini azaltmaya yönelik aydınlatma uygulamalarına ilgi duyanların oranı yüzde 20, mutlaka cilt bakım ürünleri talep edenlerin oranı ise yüzde 19. Gezginlerin yüzde 24’ü de uçakta çocuk bulunmayan sessiz bir bölge seçeneğini değerlendirebileceğini belirtiyor.
Editörün önerisi: Sıra dışı havaalanı aktiviteleri: Orman banyosu, sörf, stüdyo deneyimi
Booking.com’un plot twist trip (sürprizli seyahat) olarak adlandırdığı eğilime göre katılımcıların yüzde 77’si tatilde karakterlerinin dışına çıkmaya, kendilerinden beklenmeyen bir şey yapmaya ilgi duyuyor. Yüzde 36’sı seyahat tercihleriyle arkadaşlarını ve ailelerini şaşırtmak istiyor. Katılımcıların yüzde 29’u ise fazla sıradan veya bayağı bulduğu için çekilen bir tatil fotoğrafını paylaşmaktan vazgeçtiğini ya da paylaştıktan sonra sildiğini belirtiyor. Akıllara kolay kolay gelmeyecek bir destinasyon seçmek, sıra dışı bir etkinliğe katılmak veya alışılmış tatil rutininin dışına çıkmak bu eğilimin örnekleri arasında.