Barge cruise hareketi: Avrupa kentlerinin dingin kanallarında mikro yolculuklar

SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Aşırı turizme tepki olarak ortaya çıkan ve yaygınlaşan trendler, keşfedilmemiş rotalar ve alışılmadık deneyimlerle gezginleri aynı fotoğrafı çekmek için sıraya giren kalabalıklardan uzakta daha otantik seyahat seçeneklerine yönlendiriyor. Barge cruising yani mavnalarla birkaç günlük deniz tatiline çıkmak da bu yılın yükselen yavaş seyahat trendlerinden.
- Mavnaların ortaya çıkışı aslen kanalların Avrupa'nın endüstriyel ulaşım sisteminin hayati bir parçası olduğu 19. ve 20. yüzyılın başlarına uzanıyor. O zamanlar bu tekneler şarap, tahıl ve kömür gibi yükleri taşımak için kullanılıyordu ancak demiryolları ve karayollarının yaygınlaşmasıyla zamanla ortadan kaybolmuşlardı. Son yıllarda ise birçok eski mavna renove edilerek yüzen butik otellere dönüştürüldü ve Avrupa kentlerinin minik kanallarında çoğunlukla 10 kişiyi geçmeyen niş turlar düzenlenmeye başladı.

Gösterişten uzak, sakin ve zarif bir deniz yolculuğu vadeden barge cruise’lara çıkanları tekne içindeki konforlu yatak odaları ve dinlenme alanları, lokal şeflerin hazırladığı, güvertede beraber yenen yemekler ile kültür, tarih ve gastronomi turları bekliyor. Özellikle kanalları ülkenin dört bir yanındaki şatolar, UNESCO korumasındaki üzüm bağları ve kırsal manzaralar arasında kıvrılan Fransa’da epey yaygın olan mavna seyahatlerinde misafirler günün büyük kısmını suda yavaşça süzülen teknede çevreyi izleyerek, yürüyüş ve bisiklet gezileri yaparak ya da teknenin hobi salonları ile kütüphanesinde takılarak geçiriyor. Fransa’nın Burgonya, Provence ve Canal du Midi bölgelerinin yanı sıra Hollanda, Belçika, İngiltere, İskoçya, İrlanda ve tabii Venedik’te barge cruise seyahatlerine çıkmak mümkün. Programlar genellikle tur şirketi tarafından oluşturulsa da misafirlerin tercihlerine göre deneyimin bazı bölümleri çeşitlendirilebiliyor.
- Büyük kruvaziyerlerin ulaşamadığı dar kanallar ve iskelelere uğrayan mavnalar küçük kasabalarda duraklayarak hem yerel ekonomiye katkı hem de otantik bir deneyim sunmayı hedefliyor. Seyahat boyunca tadılan yerel şarap ve yemekler de cabası.

En bilinen mavna seyahati organizasyonlarından Barge Lady Cruises altı girişimci kadının kurduğu, 1985’ten bu yana hizmet veren bir tur operatörü. Fransa’da 44, Birleşik Krallık ve İrlanda’da dört ve Orta Avrupa’da 4 farklı cruise rotası sunuyorlar. Her biri yaklaşık 80 kilometrelik cruise'lar o kadar dingin ki arabayla bir saatte kat edilebilecek mesafe yaklaşık bir haftada geçiliyor. Mavnalarda, konukların diledikleri zaman kullanabilecekleri gezi bisikletleri bulunuyor. Kanallarda seyreden mavnaların akıntıya karşı ilerleyebilmesi için kıyı boyunca uzanan ve insanların ya da hayvanların tekneyi halatlarla çektiği çekme yolları bulunuyor ve bu yollar, bisikletle ya da yürüyerek kanalı ve yol üzerindeki küçük köyleri keşfetmek için kullanılıyor.

Mavna mutfağında ülkeye özel lezzetler, modern pişirme teknikleriyle yeniden yorumlanıyor. Fransa'daki cruise'larda gün yerel fırından taze çıkmış kruvasanlar ve hamur işleriyle başlıyor. Öğle yemeğinde mevsim salataları, kişler ve lokal çorbalar sunuluyor. Güvertedeki akşam yemeğinde ise bazı günler şef ve ziyaretçilerin birlikte hazırladıkları ana yemeklere, tatlılar ve peynir tabakları eşlik ediyor.
Bu alandaki bir diğer köklü şirket sekiz mavnalık özel filosuyla ile 50 yıldır sektörde olan Birleşik Krallık merkezli European Waterways. En fazla 20 yolcu kapasitesine sahip bu turlarda her iki yolcuya bir personel düşüyor. Saatte yaklaşık altı kilometre hızla ilerleyen marvalar, dokuz Avrupa ülkesindeki kanallar ve çevresinde konukların istedikleri an kıyıya çıkıp yürümesine veya bisiklete binmesine olanak tanıyor. Rotalarda Gustav Eiffel’in Briare Su Kemeri ve Arzviller Tekne Asansörü gibi yapılar inceleniyor; yerel aristokratlarla akşam yemekleri ve özel bağ tadımları, şarap ve viski turları organize ediliyor.
Renove edilen mavnalarla seyahatler düzenleyen çoğu barge cruise şirketinin aksine nehir gezisi şirketi CroisiEurope bu amaçla özel olarak inşa edilmiş beş mavna gezisi gemisinden oluşan bir filoya sahip. Kapasiteleri 16 ile 200 yolcu arasında değişen iki ve üç güverteli 50 gemi, tasarımları sayesinde şehir merkezlerine yakın konumda demirleyebiliyor. Rotalar arasında Avrupa kanalarının yanı sıra Mekong Nehri ve Güney Afrika da yer alıyor. Yemekler, Maîtres Cuisiniers de France üyesi şef Alain Bohn tarafından bölgesel ürünlerle hazırlanıyor. Her şey dahil konseptli, Bureau Veritas sertifikalı gemilerde panoramik manzaralı kabinler, güneşlenme güvertesi ve piyano bar yer alıyor. Yolcular, "klasik" ve "keşif" turlarını birleştirerek kendilerine uygun paketler de hazırlayabiliyor.
Lüks oteller ve tren seyahatleri alanında uzun süredir üst sıralarda yer alan Belmond dört ila sekiz yolcu kapasiteli ve yalnızca özel rezervasyonlara açık yedi adet mavnaya sahip. Les Bateaux Belmond, Fransa’nın nehir ve kanallarında farklı konaklama ihtiyaçlarına hitap eden gemilerle turlar düzenliyor. Filodaki bazı teknelerde ısıtmalı havuz, antika eşyalar veya kuyruklu piyano gibi özellikler yer alıyor. Üç Michelin yıldızlı şef Dominique Crenn, gemilerin mutfak danışmanlığını yürütüyor; Burgonya, Champagne ve Güney Fransa bölgeleri için menüler tasarlıyor. Fleur de Lys ve Lilas gibi gemilerle talebe bağlı rotalar düzenlenirken, Coquelicot gemisiyle Ruinart şampanya evine turlar organize ediliyor. Rotalarda tarihî kasaba gezileri, şarap tadımları ve trüf mantarı avı gibi aktiviteler sunuluyor. Akşam yemeklerinde, güzergahtaki pazarlardan alınan taze malzemelerle hazırlanan dört veya beş course'lu menüler servis ediliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Deniz Aytekin
Aposto'da kültür sanat ve çevre editörü

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Kültürel değer üretme biçimi değişiyor. Seyahat de bunun dışında kalmıyor. Seyahatin tarihsel işlevlerinden biri olan öğrenme, kültürel katılım ve karşılaşma, dijital çağın koşullarında yeniden görünür oluyor.

12 Ağustos’ta yaşanacak tam güneş tutulması Grönland’ın doğusundan başlayıp güneye doğru ilerleyecek ve ardından İzlanda’nın batı kıyıları ile İspanya’nın kuzeyinden geçecek. Yaklaşık iki dakika sürecek bu doğa mucizesine tanık olmak isteyenler için farklı zevklere göre öneriler hazırladık.

23-28 Haziran arasındaki Paris Erkek Moda Haftası bir kez daha gösterdi ki bugün moda yalnızca kıyafet üretmiyor; şehirlerin kültürel ritmini belirleyen, farklı disiplinleri aynı masada buluşturan ve en beklenmedik karşılaşmalar için alan açan canlı bir ekosistem olmaya devam ediyor.

Kuruçeşme'de, sadece randevuyla hizmet veren Salon Kantiem, Türkiye'nin ilk bağımsız saatçilik butiği olma iddiasında. Ama bir mağazadan çok bir buluşma noktası olarak tasarlanmış. Türkiye'de bağımsız saatçilikte yaşanan dönüşümün ortasında duran isimlerden biriyle, Turkish Watch Guy'ın kurucusu ve yeni açılan Salon Kantiem'in ortaklarından Doruk Ünlü'yle saatlerin anlattığı hikayelerden ve Türkiye'nin potansiyelinden sohbet ediyoruz.

Belki Canelé’sini belki Earl Grey’li kekini tattınız ama muhtemelen henüz onunla tanışmadınız. Mitte Brot'un pasta şefi Gökçe Durukan, şehrin kahve laboratuvarı Petra’nın kahve eşlikçileriden sorumlu. Sabahın erken saatlerinde müşterilerine sıcak ve taze ürünler servis etmek üzere geceden çalışmaya başlayanlardan yalnızca biri. Gecenin son, sabahın ilk durağının temsilcisi. Gökçe’yle pâtisserie yaklaşımlarına, pasta şefi olarak rutinlerine ve şehirde gece çalışmaya dair laflıyoruz.




