Binalar neden artık eskisi gibi 'süslü' değil?

Yüzyıllar önce inşa edilmiş bir yapıyla bugün yapılan bir binanın farklılıkları çoğu zaman ilk bakışta bellidir: Birinde oyulmuş taşlar, heykeller, sütunlar ve süslemeler öne çıkarken diğerinde daha sade yüzeylerle; cam, çelik ve beton gibi malzemelerle karşılaşırız. Ancak bu değişim, yalnızca geçmişte binaların daha “süslü” olmasıyla açıklanamayacak kadar uzun bir hikayenin sonucu.
Mimarlık, tarih boyunca dönemin inançları, iktidar biçimleri, toplumsal ihtiyaçları, mevcut malzemeleri ve yapım teknolojileriyle birlikte şekillendi; farklı dönem ve coğrafyalarda farklı mimari stiller ortaya çıktı. 4. yüzyıldan 15. yüzyıla uzanan Bizans mimarisinde kubbeler, anıtsal dinî mekanlar ve mozaikler öne çıkarken 15. yüzyıl İtalyası’nda yükselen Rönesans mimarisi, Antik Yunan ve Roma mirasını yeniden yorumlayarak simetri, oran ve klasik mimari öğeleri farklı bir anlayışla ele aldı.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
YAZARLAR

DAC İstanbul
DAC | Design Architecture Communication mimarlık ve tasarım dünyasında; nitelikli, yaratıcı içeriklerle markalar ve meslek insanlarını bir araya getiren bir iletişim ajansı ve multidisipliner, global içerikler sunan bir dijital platformdur. İstanbul ve Basel’de ofisleri bulunan DAC, Türkiye ve Avrupa’da tasarım alanında faaliyet gösteren markalara iletişim stratejisi geliştirir, yarışma koordinasyonu yapar, yazılı, görsel ve dijital içerik fikirleri üretir ve uygular. Her sene SPACE ve MİMARİ ELEŞTİRİ etkinliklerini düzenler. Bir seçki, sergi ve kitap projesi olan in SPACE Mekanlar Seçkisi’ni gerçekleştirir.

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Kalabalıklardan, sıcaktan ve gürültüden kaçınmak isteyenlerin tatil zamanı Eylül geldi. Bu dönemde tatiler çıkan kişi sayısının giderek artması Süper Eylül trendini de beraberinde getirdi. Peki dinginlik arayışını bir ileri safhaya taşıyanlar nerelere gidebilir? Örneğin dünyanın en sessiz adalarına. Uydu ve harita verilerini kullanarak yapılan analiz sonucu belirlenen dünyanın en sessiz adaları.

Carlsberg’in dev üretim merkezinden Mikkeller’in craft biralarına, üç yüz yıllık barlardan aquavit ve gløgg’a: Öresund’un iki yakasındaki Kopenhag ve Malmö’yü barları, biraları ve yerel içkileri üzerinden keşfetmek isteyenlere dört günlük bir rota.

ABTA'nın her yıl yayımladığı seyahat trendleri raporunun sonuncusunda üst sıralarda alışık olmadığımız bir terim yer alıyor: Super September, yani Süper Eylül. Eylül ayında yurt dışı tatiline çıkmayı planlayanların oranı giderek artıyor. Bu yükselişin ardında ise üç temel motivasyon yatıyor: Sıcaklardan kaçma, boşalan plaj ve sokaklar ile uçak ve konaklama fiyatlarının düşmesi.

Son yılların en belirgin kültürel eğilimlerinden biri, kürasyona dayalı yaratıcı komünitelerin yükselişi. Berlin'den New York'a, Londra'dan İstanbul'a, insanlar artık kitlesel platformların anonim kalabalığı yerine kendilerine benzeyen, aynı kafadan, yaşam tarzına yakın hissettikleri insanlarla bir araya gelmeyi tercih ediyor.
03 Eyl 2026

Ucuzlayan yen, sosyal medya trendleri ve pandemi sonrası seyahat patlaması Japonya’yı rekor sayıda turistin rotasına soktu. Ancak Tokyo’dan Fuji Dağı’nın eteklerine uzanan aşırı turizm sorunu artık kalabalıktan çok turistlerin davranışlarıyla ilgili. Japonya, vergilerden kotalara ve çift fiyatlandırmaya uzanan önlemlerle turizmin niteliğini değiştirmeye çalışıyor.




