Yaratıcıların galaksisi: Şehirler arası bir komünite olarak TOURIST

Son yılların en belirgin kültürel eğilimlerinden biri, kürasyona dayalı yaratıcı komünitelerin yükselişi. Berlin'den New York'a, Londra'dan İstanbul'a, insanlar artık kitlesel platformların anonim kalabalığı yerine kendilerine benzeyen, aynı kafadan, yaşam tarzına yakın hissettikleri insanlarla bir araya gelmeyi tercih ediyor.
Yaratıcıların galaksisi: Şehirler arası bir komünite olarak TOURIST

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Son yılların en belirgin kültürel eğilimlerinden biri, kürasyona dayalı yaratıcı komünitelerin yükselişi. Berlin'den New York'a, Londra'dan İstanbul'a, insanlar artık kitlesel platformların anonim kalabalığı yerine kendilerine benzeyen, aynı kafadan, yaşam tarzına yakın hissettikleri insanlarla bir araya gelmeyi tercih ediyor. Listening barlar’dan üyelik kulüplerine, bu topluluklar aslında tarih boyunca hep vardı; ama sosyal medyanın da etkisiyle bugün hayatlarımızda neredeyse endüstrileşmiş bir hâl aldı. TOURIST tam da bu kesişimde duruyor: yaratıcı endüstrilerin içinden, gece hayatının kıyısından doğmuş, İstanbul'dan Berlin'e, Şanghay'dan São Paulo'ya uzanan bir ağ.

TOURIST'in kurucusu Sera Akyazıcı, İstanbul'da doğup büyümüş, ama Berlin, Tokyo ve Amsterdam'da yaşamış biri. Markanın imza sorusu "Where is home to you?" ona da sık sık soruluyor ve cevabı sabit değil.

"Berlin'de, Tokyo'da, Amsterdam'da yaşadım; böyle küresel bir şeyi hissediyorum. Ama bir telefon uzağımda yakın dostlarımın olduğu, evine gidip 'oh be' diyebildiğim her yer aslında bana ev. Yine de İstanbul'da doğdum, burada büyüdüm ve burada gerçekten evimde hissediyorum. Son senelerde çok fazla insan İstanbul'dan gitti ama bir o kadar insan da geri geldi; o arkadaşlıkları yeniden kurduğum anlarda buraya geri mi taşınsam diye düşünüyorum."

TOURIST'in kökeni ise İstanbul'da değil, Berlin'de. Yaklaşık yedi yıl önce oraya taşınan Sera, önce Voo Store'da, ardından Soho House Berlin'de etkinlik yönetmenliği yapıyor; ayda otuza yakın etkinlik düzenlerken Erykah Badu'dan Patti Smith'e, lokal sanatçılardan büyük markalara uzanan devasa bir ağın merkezinde buluyor kendini. Bir süre sonra insanlar ondan yalnızca etkinlik değil, bir tür rehberlik istemeye başlıyor.


"İnsanlar bana 'Sera, bir mekan önerir misin?', 'Seramik sanatçısına ihtiyacım var, birini bulur musun?' diye yazıyordu. Böyle bir insan ansiklopedisi gibi bir şey oldum. Ben zaten çok düzenli, biraz OCD bir insanım; tanıdığım bütün dansçıların, performans sanatçılarının, mekanların color coded bir Excel listesi hep bende vardı."

Fikir somut hâlini beklenmedik bir yerde alıyor: dans pistinde. Sera, kendini görsel bir insan olarak tanımlıyor ve TOURISTt'in ne olacağını bilmeden önce logosunu görüyor.

"TOURIST benim için dans pistinde, gece hayatı sahnesinde belirdi. Ne olacağını bilmeden logosunu gördüm; böyle space age, uzay gibi bir şey. Bir anda kafamda oturdu: hepimiz bir yıldızız aslında, bir galaksi gibi bakınca sen de bir yıldızsın, ben de. TOURISTt'i o galaksinin yansıması olarak görmeye başladım. Bir network platformu olsun dedim."

İlk hâli, yaratıcı endüstrilerden insanların kendilerini kaydettiği kapalı bir veri tabanı, bir tür etkinlik prodüksiyonunun Tinder'ı oluyor. Üç buçuk, dört yıl önce İstanbul'da Kiralık Depo'da çok DIY bir etkinlikle, DIY bir web sitesiyle başlıyor. Ama Nike, Bumble, Doc Martens gibi markalar peş peşe gelmeye başlayınca iş yavaş yavaş bir ajansa dönüşüyor.


TOURIST'in bir araya getirdiği insanların ortak paydası ne peki? Sera için cevap net: normun dışında olmak. Bunu hem işleriyle hem de var oluşlarıyla yapan, aidiyeti başka yerde bulamamış insanlar. Ve bu topluluğun neden Berlin'de filizlendiğinin de bir sebebi var.

"Röportaj yaptığımız insanların ortak özelliği, çoğunun normun dışına çıkması. Bir şekilde hiç görülmemiş bir şey yaratmaya, normu shake etmeye çalışıyorlar. Berlin de çok fazla dışlanmış insanın bir araya geldiği bir yer. Ülkeden, toplumdan kabul edilmeyen insanlar orada kendini kabul edilmiş hissediyor. Çünkü bütün deliler Berlin'de toplanıyor, güzel anlamda. Hepimizde bir çatlaklık, görülmemiş bir enerji var; o beni bir aidiyet hissiyle bir araya getiriyor."

İsmin hikâyesi ise düşünülenden çok daha kişisel. Sera, turist kelimesini kendini yabancı hissettiği için değil, bir aile mirasından seçiyor. Amsterdam'da felsefe yüksek lisansı yaparken, Berlin'de bir konsept mağazada çalışırken kafasında dönen "konsept" fikri, dedesinin bir objesinde karşılık buluyor.

"Dedem 60'larda Almanya'ya göçmüş bir hocaydı. Vefatından sonra bodrumunda bir View Master buldum, içi Mekke fotoğraflarıyla doluydu ve üzerinde 'tourist shop' yazıyordu. 'Vaov' oldum. O zaman turist olmak cool'du; bugünkü, her şehir için aynı ürünün üstüne farklı isim yazılan turist dükkanlarıyla alakası yoktu."


Buradaki ironi de tam olarak çekici olan şey. Anthony Bourdain'in meşhur "turist olma, lokal ol" çağrısının tersine, TOURIST aslında son derece lokal bir iş yapıyor; her şehrin kendi yeraltı kültürüne, kendi insanına iniyor. Bunu da dört basit soruyla yapıyor: Where is home to you? What does being a tourist mean to you? If you could be a souvenir, what souvenir would you be? Ve gelecek nesillere bir tavsiye.

"İnsanın iç dünyasını, psikolojik sorular sormadan, basit sorularla anlayabileceğine inanıyorum. Bir objeyle kendini yakınlaştırınca verdiğin cevap çok içten, çok sen oluyor. O soruların insanların gerçek dürüstlüğünü ortaya çıkardığını hissettim."

Bugün geldiği noktada Sera, ajans işlerini azaltıp röportajlara ağırlık veriyor; markalarla ilişkisini de TOURISTt'i bir marka olarak gören iş birlikleri üzerinden kuruyor. Bu, zaman zaman "hayır" diyebilmeyi öğrenmek anlamına geliyor. Ama en çok üzerinde durduğu mesele, yaratıcı endüstrinin içinde bulunduğu darlık.

"Markalar son iki senedir bütçeleri kısmış durumda. İşi inanılmaz olan arkadaşlarım bile 'Sera, etrafta bir iş görürsen lütfen haber ver, finansal durumumda sıkıntıdayım' diye yazıyor. Bu, endüstrinin şu an kıtlıkta olduğunun büyük bir yansıması."

Bütün bunların ötesinde bir de kuzey yıldızı var. Sera'nın hayali, iki senede bir farklı bir ülkeyi tema alan bir TOURIST Festivali ve onu besleyecek kalıcı bir yapı: bir tür residency, bir araştırma merkezi.

"North Star'ım TOURIST Festivali. Seçtiğim ülkedeki sanatçıları, müzisyenleri, aşçıları bulup o kürasyonu yaptığımız, iki senede bir temasını değiştiren bir festival. İleride bir TOURIST research center kurmak isterim; o ülkenin insanlarını davet edip araştırmayı, curation'ı orada yaptığımız fiziksel bir zemin. Sadece hip, cool kid'lerin olduğu etkinliklerden biraz sıkıldım açıkçası; çocuklar da olsun, yaşlılar da olsun, intergenerational bir şey olsun istiyorum."


Gürültünün ve kıtlığın bu kadar konuşulduğu bir dönemde, birbirine güvenen, birbirini büyüten yaratıcıların oluşturduğu bu galaksi, belki de tam olarak bunun için var: Herkesin bir yıldız olduğu, ama ancak bir araya geldiğinde parlayan bir şeyin peşinde.

Söyleşimizi ve fotoğraf çekimimizi tam da bu hareket ve miras ruhunu yansıtan Anadolu Feneri vapurunda gerçekleştirmemiz son derece anlamlı. Bir zamanlar Şehir Hatları filosunun bir parçası olarak İstanbul Boğazı'nda süzülen bu tarihi vapur, yeniden kente kazandırıldı. Aynı zamanda rahmetli Azmi Zeki Sarıbay’ın vizyonuyla, vapurun bir müze gemiye dönüştürülmesi için bir vakıf kuruldu. Bugün, tıpkı Sera'nın inşa etmeye devam ettiği topluluk gibi, bir yandan nostaljik ruhunu korurken diğer yandan yeni kreatif buluşmalara ev sahipliği yapan yaşayan bir kültür mekânı olarak varlığını sürdürüyor. 


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli

HİKAYE

Japonya'nın turistlerle imtihanı: Neden herkes Japonya'ya gidiyor?

Ucuzlayan yen, sosyal medya trendleri ve pandemi sonrası seyahat patlaması Japonya’yı rekor sayıda turistin rotasına soktu. Ancak Tokyo’dan Fuji Dağı’nın eteklerine uzanan aşırı turizm sorunu artık kalabalıktan çok turistlerin davranışlarıyla ilgili. Japonya, vergilerden kotalara ve çift fiyatlandırmaya uzanan önlemlerle turizmin niteliğini değiştirmeye çalışıyor.

Deniz Aytekin

·

30 Ağu 2026

Japonya'nın turistlerle imtihanı: Neden herkes Japonya'ya gidiyor?
SoliSoli

HİKAYE

Arak, Gin Basil, Sister Sage: Yudum yudum Beyrut

Beyrut'ta barlar bazı bölgelerde, özellikle şehrin kuzeyinde yaşayan Hıristiyan mahallelerinde yoğunlaşıyor. Onun dışında şehrin her tarafına saçılmış ufak tefek barlar var. Bunların bazıları İtalya’daki tabacheria'lara benzeyen; kahve, sigara ve alkollü içkiler satan ufak büfelerken maalesef günümüzde kapalı olsa da 2016 ve 2018 yıllarında dünyanın en iyi 50 barı arasında seçilen Central Station Bar gibi yerlere de ev sahipliği yapıyor.

Talha Ö.

·

23 Ağu 2026

Arak, Gin Basil, Sister Sage: Yudum yudum Beyrut
SoliSoli

HİKAYE

Tescilli şifa ormanları: Bir doğal alanın şifa ormanı ilan edilmesi için ne gerekiyor?

Portekiz'deki Buçaco Ulusal Ormanı, Uluslararası Şifa Ormanları Sertifikasyon Ofisi tarafından dünyanın dördüncü şifa ormanı seçildi. 6. yüzyılda keşişlerin bölgeye yerleşmesinden beri korunan Buçaco egzotik biyoçeşitliliği, terapötik unsurları ve etrafını saran tarihî surlar sayesinde koruduğu dinginliğiyle öne çıkıyor. Peki dünyadaki diğer üç şifa ormanı nerelerde ve bir doğal alanın şifa ormanı ilan edilmesi için hangi özelliklere sahip olması gerekiyor?

Deniz Aytekin

·

23 Ağu 2026

Tescilli şifa ormanları: Bir doğal alanın şifa ormanı ilan edilmesi için ne gerekiyor?
SoliSoli

HİKAYE

Her şey dahil planlama: Spontane seyahat devri bitti mi?

Müze biletinden akşam içilecek biraya, bavula konacak kıyafetten gün içinde kullanılacak tuvalete kadar seyahatin neredeyse her anını önceden planlamak mümkün. Popüler destinasyonların rezervasyon zorunlulukları ve seyahat uygulamaları spontane tatili giderek zorlaştırırken, genç gezginlerin %70’inden fazlası etkinliklerini ulaşım ve konaklamayla aynı anda ya da daha önce ayarlıyor. Park yerinden temiz tuvaletlere, bira bahçelerinden yürüyüş rotalarına rehber niteliğindeki seyahat uygulamalarını inceledik.

Deniz Aytekin

·

16 Ağu 2026

Her şey dahil planlama: Spontane seyahat devri bitti mi?
SoliSoli

HİKAYE

Avrupa adalarında roadtrip: Manzara eşliğinde stresten uzak sürüş rotaları

Yaz tatilleri yalnızca deniz, kum ve gün batımından ibaret değil. Kıvrımlı yolları, tepelerin ardında açılan panoramik manzaraları, tarihî yapıları, doğa koruma alanları ve sahil rotalarıyla Avrupa’nın bazı adaları, direksiyon başında yavaşlamayı sevenler için eşsiz bir keşif deneyimi sunuyor. Farklı beklentilere göre roadtrip yapmaya en uygun Avrupa adaları…

Deniz Aytekin

·

09 Ağu 2026

Avrupa adalarında roadtrip: Manzara eşliğinde stresten uzak sürüş rotaları