Hayat, mutlu olmadığınız işleri yapacak kadar uzun değil...

Harekete geçin...
Hayat, mutlu olmadığınız işleri yapacak kadar uzun değil...

1-Kendinizden bahseder misiniz?

1961 yılında İzmir'de doğdum. Meslek lisesi mezunuyum. Uzun yıllar, özel sektörde mekanik teknisyeni, daha sonra da uluslararası bir otomotiv şirketinde kalite kontrol şefi olarak çalıştım. 2002 yılında özel sektördeki çalışma hayatım, markanın Türkiye'de üretimini durdurma kararı ile son buldu. 2005-2017 yılları arasında ise inşaat ve tadilat işleri ile uğraştım.

2-Öteyaka’nın kuruluş hikayesini anlatır mısınız?

Çalışma hayatım boyunca herkesin olduğu gibi, benim de bir hayalim ve ilgi duyduğum bir alan vardı. Yemek... Yemek yapmak... Yaptığım yemeği bir başkasına tattırmak... Değişik yörelerin lezzetlerini deneyimlemek...Yurt içinde ve yurt dışında küçük aile işletmelerini ziyaret etmekten ve yerel lezzetleri keşfetmekten çok zevk alıyordum. Yıllarca yemeğin peşinden koştum. Ailem de bundan keyif alıyordu.

İşlerimi sonlandırmaya ve bundan sonraki hayatımı, hayalim olan ve beni mutlu edecek bir iş yaparak sürdürmeye karar verdim. Küçük bir büfe tarzı işletme... Ancak bu tam anlamı ile para kazanmaya yönelik bir ideal değildi. Günde on kişilik rezervasyonlu bir yer olarak tasarladığım iş, kiraladığımız dükkanın konumu dolayısıyla hayalimizi büfenin bir kademe üzerine taşıdı. Hayatımın iş dönüm noktalarında her zaman bana destek olan değerli eşim Sevgi Regay ve oğlum Yiğit Regay'ın da özel sektördeki işini sonlandırması ile Öteyaka on sekiz sandalye ile hayat buldu. Daha sonra ise kızım Ergi Taşlıoğlu'nun aramıza katılması ile Öteyaka oluşumunu tamamladı.

3-Öteyaka’nın faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

Öteyaka, Buca Dokuzçeşmeler mevkiinde, Hafta içi 11:00-16:00 saatleri arasında butik et restoranı olarak kırmızı et menüsü ile hizmet vermektedir. Diğer yandan pişmemiş kırmızı et ve yine Öteyaka mutfağında hazırlanan ısıt-tüket ürünlerini, nihai tüketici ile buluşturan satış hizmetimiz bulunmaktadır. Öteyaka Market olarak nitelendirdiğimiz bu alanda ise müşterilerimiz ürünleri hafta içi gel-al olarak teslim alabilirken, belirli teslimat günleri ile yine bu ürünleri müşterilerimizin adreslerine teslim etmekteyiz.

4-Pandemi süreci nasıl geçti? Neler yaptınız, bizimle paylaşır mısınız?

Şüphesiz ki pandemi sürecinden en çok etkilenen sektörlerden biri yiyecek ve içecek sektörü oldu. İşletmemizin formatı gereği motorlu kurye veya paket servisi hizmetimiz olmadığı için restoranımızı kapatmak zorunda kaldık. Aslında pandemi döneminin başında, herkes gibi şaşkınlıkla biraz olup biteni izledik. Ancak izleme evresini çabuk atlatmak gerekiyordu. İlk restoran kapanmalarının ardından kısa bir süre sonra işletmemizde yer alan mayın tatlısını, sosyal medyamızı kullanarak, sipariş toplayıp, haftanın belirli günlerinde küçük bir alt limit ile İzmir içi adreslere teslim etmeye başladık. Belki de herkes bizlerden kırmızı et yada pişmiş ürün teslimatı bekliyordu. Ancak tek ürün mayın tatlısı teslimatını tercih ederek, adrese teslimat operasyonunu tecrübe edip, sadece sosyal medya pazarlaması ile oluşturacağımız yeni iş modeli olan Öteyaka Market'in temellerini attık. 

Daha sonrasında sosyal medya ve telefon yoluyla sipariş toplayıp, yine haftanın bir günü adrese teslimat yöntemiyle Öteyaka Market faaliyetimize başladık. Restoranımızda servis ettiğimiz Öteyaka Köfte, Antrikot, Küşleme, Güveç (ısıt-tüket) ve Mayın tatlısı ürünlerimiz ile kendi mangallarında veya evinin mutfağında Öteyaka lezzetlerini tatmak isteyen müşterilerimizi buluşturduk. Pişmemiş paketli ürünlerimize artan talep, özellikle Dinlendirilmiş Antrikot ve Köfte ürünlerimizi kendi mangalında pişirerek mutlu olan müşterilerimizin tavsiyeleri ile ürünlerimiz yazlıklara ve sahillere ulaştı. Pandemi döneminde başladığımız adrese teslimatlara halen devam etmekteyiz. Her teslimatı kendimiz yaparak müşterilerimiz ile iletişimimizi devam ettirdik. Bu süreçte pazarlama ağımızı genişleterek aynı zamanda müşterilerimiz ile kurduğumuz sosyal bağı korumaya devam ettik.

5-Girişimcilik ekosistemini nasıl görüyorsunuz? Geliştirmek için neler yapılmalı?

Girişimcilik ekosistemini İzmir özelinde kendi girişimimiz üzerinden değerlendirecek olursak, işletmenin bulunduğu bölgeye göre değişiklik gösterdiği açıktır. Genel olarak sosyo ekonomik durumu daha az gelişmiş ve gelir seviyesi düşük olan bölgelerde nitelikli hizmet sağlamanın zor ve iş geliştirme hacminin ise sınırlı olduğunu düşünmekteyim. Özellikle yiyecek ve içecek sektörünün insanların kaliteli vakit geçirebileceği, stres atmayı ve sosyalleşmeyi de sağlayacak ortamlar olduğunu düşünürsek; gün geçtikçe artan trafik, ulaşımda yaşanan zorluklar ve artan çalışma süreleri sonucunda insanlar üzerinde oluşan negatif etkileri bu yöndeki girişimleri etkileyen faktörler olarak görebiliriz. Genel olarak sosyo-ekonomik yapının olumlu yönde gelişmesi, yerel yönetimlerin ulaşım çözümleri sağlaması, temiz çevre duyarlılığını artırması ve girişimlerin yaşatılması için sağlanabilecek somut destekler ile optimum bir ekosistem oluşturulabilir.

Girişimcilik ekosistemini geliştirmek için mutlaka devlet destekleri verilebilir, desteklerin yanında üniversiteler, girişimcilik merkezleri, melek yatırımcılar ve danışmanlık merkezlerini girişimciler ile buluşturabilecek aracı platformlar oluşturulabilir.

6-Yeni kurulan işletmelerin büyük bir kısmı ilk yıllarda başarısız oluyor. Siz girişiminizi nasıl başarıya ulaştırıp, ayakta tuttunuz?

Girişimimin önceliği para kazanmak değildi. Bence en önemli kozum bu idi. Maalesef bugünden yarına sadece para kazanma odaklı olan girişimlerin (şanslı olanları hariç) başarı oranı düşük olmakta. Yeni açılan bir işletmenin hizmet ve ürün kalitesi sürdürülebilirliğini sağlamak için, belli bir süre dayanma gücünün olması gerektiğine inanıyorum.

Bizler de 1,5 yıl işletmemizin bilinirliliğini sağlayana kadar, mekanda mesai saatlerini kitap okuyarak geçirdik. İlk zamanlarda siftahsız günler geçirdiğimizi her fırsatta anlatırım. Her ne kadar organik büyümenin daha sağlıklı olduğuna inansam da, belirli bir noktada sosyal medya ve reklamın gücünü de göz ardı etmemek lazım.

Nasıl başardık, ya da nasıl başarıyoruz, nasıl ayakta kalıyoruz sorusuna gelecek olursak; kaliteli ürün, kaliteli hizmet, hijyenik ve çevre dostu anlayışımızdan ödün vermeyen bir aile işletmesi oluşumuzun çok önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum. Şu anda da her fırsatta girişimimizi geliştirmek için elimizden geleni yapıyoruz.

7-Girişiminize ortak veya yatırım almak konusunda ne düşünüyorsunuz?

Girişimimiz 4 yaşında. Ancak bu süre içerisinde ekonomik çalkantılar ve son 1,5 yıldır da pandemi dolayısla yaşanan kapanmalar gelişme sürecimizi yavaşlattı. Dolayısıyla böyle bir ortak veya yatırımcı konusunu gündeme getiremedik. Ancak gelişmeye müsait olan işletme ve artan marka değerimizi bir üst seviyeye taşımak adına gelecek dönemde yatırımcı tekliflerine açık olacağız.

8-Gelecek planlarınızdan bahseder misiniz?

Mevcut işletmemizin yerini değiştirmemek kaydıyla, İzmir içerisinde başka bir noktada da öğlen ve akşam servisinin olacağı yeni bir şube ile hizmet vermeyi planlıyoruz.

Öteyaka Market satışlarımızı geliştirip, İzmir içerisinde gel-al noktaları oluşturmayı hedefliyoruz.

9-Girişimcilere önerileriniz nelerdir?

* Çalışmaktan mutlu olabilecekleri ve başarı odaklı bir planlama yapmaları,

* İnandıkları işlerde ısrarlı olup, hayallerini hayata geçirmekten ve başarısız olmaktan korkmamaları.

Hayat, mutlu olmadığınız işleri yapacak kadar uzun değil. Harekete geçin...

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Thiscover MeThiscover Me

BÜLTEN SAYISI

Başarılı bir aile işletmesi modeli...

Hepsiburada'nın halka arzı...

04 Tem 2021

Başarılı bir aile işletmesi modeli...

YAZARLAR

Thiscover Me

Girişimcilik ve yatırımcılık dünyası hakkında sizi bilgilendirir.

İLGİLİ OKUMALAR