1930’larda 13’ün uğursuzluğuna ilişkin birçok haber bulmak mümkün. Hikâyelerin kimi 13 kapı numaralı pansiyonun 13 numaralı odasında, bazıları ayın 13’ünde evlenen yeni çiftlerin balayında geçiyor. Bu haberler, 13’üncü kişi olarak sofraya oturmak istemeyenlerin çıkardığı arızalar veya 13 numaralı tuvalette girmekten imtina edenlerle devam ediyor. Tersi de yazılmış kimi zaman: “Büyük ikramiye ayın 13’ünde satın alınan, sonu 13 ile biten bilete çıktı!” Haberin alt başlığı “Sonunda 13’ün uğursuz olmadığına dair bir kanıt ortaya kondu” şeklinde devam ediyor.
Bütün bu tartışmanın arasında Avrupa’da batıl inançlarla mücadele eden cemiyetlerin haberleri de medyaya yansımış. Bunlardan birinin adı: Batıl İtikad Düşmanları.
23 Nisan 1935 tarihli Tan gazetesinde Berlinli bu grupla yapılan söyleşi çevrilerek tam sayfa olarak yayımlanmış.

Batıl İtikad Düşmanları, batıl inanışların tersini yaparak uğursuzluk getirmediğini ispatlamaya çalışıyorlar. Söyleşiye göre, hayatlarının büyük bir parçasını uğursuzluk getireceğine inanılan olguları yaparak geçiriyorlar. Bu da Alman muhabir tarafından eleştirilmiş: Batıl itikatlara inanmak lüzumsuz bir şey. Fakat inanmamak gibi bir mezhep icat etmeği de böyle hastalık şekline sokmakta ne fayda var?
Batıl inançların uğursuzluk getirmediğine dair bir diğer cemiyet de İngiltere’den. Haberin Türkçe medyaya yansıdığı tarih 4 Haziran 1935. Bu kısa haberde, İngiltere’deki “manasız inanca karşı” ‘Kulüp 13’ isimli bu cemiyet, “13 Mayıs saat 13:00'te 13 kişiden üç grup London otelinin yemek salonuna girerek üç masaya oturup 13 türlü yemek yemişler ve 13 türlü içki içmişlerdir.”
27 Haziran 1938 tarihli Haber gazetesi, uğursuzluğa karşı mücadele eden cemiyet haberinde bu sefer ABD’ye uzanıyor. İki tam sütundan oluşan haberin yarısından fazlası, 13’ün uğursuzluğuna inanan ünlülerden ve 13’ün uğursuz olduğunu iddia eden haberlerden oluşuyor. Ancak sonrasında “13’e karşı harp açan” cemiyetin yaptıklarından bahsetmeye başlıyor.

Habere göre, “İngiltere'de ve ABD'de bu uğursuzluğa itiraz eden bir takım kulüpler görülür. Bunlar yalnız ayın 13'üncü günleri toplanır. Hatta geçenlerde bunlardan birisi her ayın 13'üncü günü, saat 13'ü 13 geçe, 13 kişilik masalar başında toplanmayı, 13 çeşit yemek yedikten sonra 13 dakika istirahat etmeye karar vermişler. Bu toplantı kulübün 13 numaralı odasında yapılacak ve celseyi 13 numaralı aza açacaktır.”
Bu kulübün diğerlerinden bir farkı bulunuyor. Kulüp üyeleri bir inanışın ancak diğer bir inanışı yaymak sureti ile ortadan kaybolabileceğini ileri sürüyorlar. Aslında karşı oldukları batıl inançlar değil, 13’ün uğursuzluğu. 13’ün şans getirdiğine inanıyorlar.
Ancak büyük rezaletli bir olaydan sonra üyelerden biri ayın 13'ünde evlenmiş olduğu karısından ayrılıyor. Olay tüm şehirde dedikodu olarak yayılıyor. 13’ün uğursuzluğunu savunanlar için büyük bir propaganda şansı. Habere göre kulüp bu dedikoduyu örtbas etmek için elinden geleni yapıyor.
Bir diğer cemiyet ise Paris’ten. 6 Mart 1939 tarihli Haber gazetesine göre, 13'ün uğursuzluğuna inanmayan gençler "hurafelere inanmayanlar klübü" isimli bir kulüp kuruyor.

Bu kulübün Fransız edebiyat veya sinema akımları gibi bir de manifestosu var:
- Bu kulüpte her ayın 13'üncü günü kulüp mensuplarına bir ziyafet verilir. Her sofrada 13 kişi oturur. Sofranın üzerinde 13 mum yanar.
2. Kulüp içtima başlarken reis masanın üzerine konmuş bir buz parçasına çekiçle vurarak celsenin açıldığını bildirir.
3. Burada çalışan garsonlar içki dağıtırken şişeyi sol elleriyle tutmaya mecburdur.
4. Başında şemsiye olduğu hâlde içki taşımak birçoklarınca uğursuz telaki olduğundan burada garsonlar salonda dahi başlarında açık şemsiye ile dolaşır.
5. Yemek verilirken tuzluk düşürülür.
6. Sofra üzerinde makaslar açık tutulur.
7. Şaşı bakmak Frenklerce uğursuzluktur. Onun için şaşıların bu kulüpte itibarı çoktur.
8. Burada üç kişi bir kibritle sigara yakar.
9. Kulübe yeni girene ağzı açık çakı hediye edilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
içmeler, 36 bardak su içtim, 13 numaranın uğursuzluğu, bir istanbul macerası
09 Ağu 2022

YAZARLAR

Oğul Doğa Gökşin
https://aposto.com

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?
1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.
İLGİLİ OKUMALAR



