22 yıllık acı tatlı hikâye


Crossover’ların ve SUV’lerin yeni gözdesi: Pirelli Scorpion Verde™ All Season SF Daha yüksek hacimli motor, daha güçlü bir performans, daha ihtişamlı bir duruşla spor araç meraklılarının; geniş kabin ve bagaj hacmiyle kalabalık ailelerin tercihi olan SUV'ler, "spor amaçlı taşıt" ifadesinin tam karşılığı olarak konumlanıyor. Otomotiv Distribütörleri Derneği'nden derlenen veriler, Türkiye'de SUV araç satışlarının 2020'nin ilk 9 ayında %120 oranında arttığını gösteriyor. Zor koşulların yanı sıra şehir içi kullanımda da giderek trend hâle gelen SUV'lere yönelen ilginin farkında olan Pirelli'nin crossover’lar ve SUV’ler için özel olarak geliştirdiği Scorpion Verde™ All Season SF, adından da anlaşılacağı üzere hem bir "akrep" gibi zorlu coğrafyaları seviyor hem de farklı mevsimlerin farklı koşullarına ayak uydurmak için eşsiz bir seçim oluyor. Scorpion Verde™ All Season SF, kimler için? Kimileri güce, ihtişama, performansa tutkuludur; tıpkı crossover’lar ve SUV'ler gibi. Pirelli’nin crossover ve SUV'ler için özel olarak geliştirdiği yeni nesil dört mevsim lastiği Scorpion Verde™ All Season SF, yenilikçi materyal kullanımından yola çıkarak çevreye duyarlılık, tasarruf ve tüm yol koşullarında konfor ve güvenlik garanti ediyor. Lastik yanağında 3PMSF (Üç Tepeli Dağ İçinde Kar Tanesi) işaretlemesi bulunduran ve yanal kararlılığı ile kış koşullarında etkili ve güvenilir bir sürüş performansı sağlıyor. Mercedes ve Volkswagen'ın tercih ettiği Scorpion Verde™ All Season SF, Pirelli'nin Run Flat ve Seal Inside teknolojileriyle güvenliği ve performansı üst düzeye çıkarıyor. Pirelli: Kurulduğu 1872 yılından bu yana teknolojinin, stilin ve sürdürülebilirliğin sınırlarını zorlamaya devam eden Pirelli; inovasyon konusuna verdiği önemle dünya çapında her dönem lastik trendlerini belirliyor. Formula 1 başta olmak üzere küresel çapta düzenlenen önemli motor sporları organizasyonlarının tedarikçileri arasında yer alan, geliştirme süreçlerini dünyaca ünlü otomobil markalarıyla ve onların motor sporları takımlarıyla birlikte yürüten Pirelli; birçok inovasyonu bu şekilde gerçekleştiriyor ve son tüketiciye ulaşan yol lastiklerine de aktarıyor. Beş kıtada, 160 ülkede tercih edilen ve şimdiye dek 4.500'ü aşkın patentte imzası bulunan Pirelli markası, orijinal ekipman işaretli 2.300'den fazla lastiğin de üreticisi konumunda yer alıyor. "Lider konumunu sürdürmek için inovasyona öncülük etmek", Pirelli'nin ana motivasyonları arasında başı çekiyor. Dayanıklılık, sürdürülebilirlik ve performans konusundaki bilgi birikimiyle her daim araç sahiplerinin ihtiyaçlarına uygun çözümleri sunmayı başarıyor. Aracınıza en uygun Pirelli lastiğini keşfetmek ya da size en yakın Pirelli bayisini öğrenmek için bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
The Verve’ün 1997’de yayımladığı Bitter Sweet Symphony, son 30 yılın en başarılı şarkılarından biri şüphesiz. Richard Ashcroft’un konserlerinde “millî marşımız” diye anons ettiği, Birleşik Krallık televizyon kanallarının İngiltere maçlarından önce çaldığı, sokakta yürürken zaman zaman o ünlü videosunun içindeymiş gibi hissettiğimiz, melodisini duyduğumuz anda eşlik etmeye başladığımız Bitter Sweet Symphony, aynı zamanda popüler müzik tarihinin en belalı şarkılarından. Bunun sebebi, The Verve’ün şarkıda kullandığı birkaç saniyelik yaylı sample’ı (evet, o yaylılar).
60’ların ortalarında The Rolling Stones’un menajerliğini ve yapımcılığını üstlenen Andrew Loog Oldham, 1966’da The Andrew Oldham Orchestra adıyla Stones’un parçalarının orkestra yorumlarına yer verdiği bir albüm çıkarıyor: The Rolling Stones Songbook. Mick Jagger ve Keith Richards’ın The Last Time şarkısının bu albümde yer alan versiyonu (ki şarkının orijinalinden neredeyse tanınmayacak kadar uzak olduğunu söyleyebiliriz), The Verve tarafından Bitter Sweet Symphony'de sample’lanıyor, yani şarkıdan bir bölüm alınarak yeni şarkıda kullanılıyor. Bu kullanım için, The Rolling Stones Songbook albümünü yayımlayan Decca Records’dan gerekli izinler alınıyor. Ancak gözden kaçan bir şey var; şarkının orijinalinin hakları, müzik endüstrisinin en korkulan karakterlerinden biri olan Allen Klein’ın şirketi ABKCO’nun elinde. Menajer Brian Epstein’in ölümünün ardından The Beatles’ın menajerliğini alan, birkaç yıl içinde grubun dağılma noktasına gelmesinde etkisi olduğu söylenen, grup kendisiyle sözleşmesini yenilemeyince onlara dava üstüne dava açan Klein.
The Verve’ün plak şirketi EMI, Bitter Sweet Symphony'nin esas single olacağı Urban Hymns albümü çıkmadan önce, bu son izni almak için ABKCO’nun kapısını çalıyor. Klein’ın cevabı, net bir “Hayır”. Uzun pazarlıklar sonucu, şarkının gelirlerinin yarı yarıya paylaşılması şartıyla, The Rolling Stones parçası The Last Time ile ilgili izin de alınıyor. Ama hikâye burada bitmiyor.
Şarkı yayımlandıktan bir süre sonra Klein, The Verve’ün belirlenenden daha uzun bir sample kullandığını öne sürerek grubu telif hakkı ihlal davası açmakla tehdit ediyor. Bu hamlenin arkasında, şarkının patlama yapmasının etkisi var. Klein’ın grupları parçalayan vahşi yöntemlerine aşina olan ekip, onunla bir hukuk savaşına girmek istemiyor ve şarkının tüm haklarını The Rolling Stones’a devrediyor. Richard Ashcroft, bu devir karşılığında bin dolar kazanıyor!
Bitter Sweet Symphony 90’ların mihenk taşlarından biri olurken, şarkının tüm geliri Jagger ve Richards ikilisine gidiyor. Şarkı Grammy adayı olduğunda, üzerinde ikisinin adı var. Klein’ın şirketi ABKCO, elde edebileceği maksimum kârın peşinde şarkıyı dünyanın her yerinde reklamlara, filmlere, televizyon programlarına satıyor. Peki, The Last Time'ın orkestra versiyonunu kaydeden Andrew Oldham? Jagger ve Richards’ın kazancıyla kıyaslandığında “Kendime güzel bir saat kayışı alacak kadar param oldu.” diyor.
Bu hikâyede The Last Time'ın orkestra versiyonunun düzenlemesini yapan, Bitter Sweet Symphony'de sample’lanan yaylı partisyonunu yazan besteci David Whitaker’ın adı hiç geçmiyor. Bir diğer ilginç nokta da Stones’un şarkıyı aslında This May Be The Last Time adlı, anonimleşmiş bir gospel eseri üzerine kurmuş olması. Keith Richards, The Staple Singers’ın 1954’te kaydettiği şarkıyı adapte ettiklerini söylüyor.
Allen Klein 2009’da öldü. 2019’da Richard Ashcroft’un menajerleri, Klein’ın ABKCO’nun başına geçen oğluna ulaşarak şarkının haklarını geri almak istedi. Birkaç ay içinde Mick Jagger ve Keith Richards, şarkının haklarının tamamını Ashcroft’a devretti ve adları şarkı yazarlarından çıkarıldı.
Bu yazı 15 Ocak 2021 tarihinde Duende'de yayımlanmıştır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto! yayınlarından bir koleksiyon sayısıyla karşınızdayız: Popüler müzik tarihinin en belalı şarkılarından: Bitter Sweet Symphony'nin hikâyesi, kahve endüstrisinin perde arkasında yaşananlar ve dahası.
01 Oca 1970

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı
Duende müzik yazarı

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR



