Küresel ekonomide koronavirüsün ilk semptomları
Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin, salgının başladığı ve en çok vakanın görüldüğü ülke olarak sanayi üretiminde büyük kayıplar yaşadı. Otomotiv, tüketici malları ve gıda gibi birçok farklı sektörde faaliyet gösteren çok uluslu şirketlerin ve yerel üreticilerin fabrikaları, geçici olarak ülkedeki faaliyetlerini durdurdu. Çin’de imalat sektörü satın alma yöneticileri endeksi (PMI), şubat ayında 35,7’ye gerileyerek tarihinin en düşük seviyesine geldi. Endeks, ocak ayında eşik değer olan 50 seviyesindeydi. 2019’da ekonomisi %6,1 büyüyen Çin’de bu yılın ilk çeyreği için büyüme tahminleri şimdilik %0’dan %5’e varan geniş bir aralıkta seyrediyor. Pek çok uzman, Çin’in 2020 için yıllık büyüme hedefi olan %6’ya ulaşamayacağı konusunda hemfikir.
Küresel tedarik zinciri: Küresel ticaretin odak merkezi olan Çin’de faaliyetlerin aksaması, dolaylı olarak tüm dünya ekonomisini de sekteye uğrattı. Harvard Business Review’da yayımlanan bir makalede küresel tedarik zincirindeki aksamanın mart ortasında zirveye ulaşması bekleniyor. Makalede aynı zamanda birçok etki analizinin güncel durumu 2002-2003 SARS salgınının etkileriyle kıyasladığı ve Çin’in geçtiğimiz 18 yıl içindeki küresel ekonomide fazlasıyla artan rolünü hesaba katmadığı vurgulanarak bunun analizleri gerçeklikten uzaklaştırabileceği ifade ediliyor. Olumsuz etkilenmeye en müsait şirketler, Çin’deki fabrikalardan gelen hammadde ve mamullere yüksek derecede ya da tamamen bağımlı şirketler olarak görülüyor. Teknoloji, tüketici malları, endüstriyel mallar ve giyim gibi sektörlerin tedarik zincirlerinde Çin'e olan bağımlılığı, bu alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin kârlılıklarını tehdit ediyor.
Pay piyasaları: Şubat ayının son haftası, küresel çapta pay piyasaları açısından 2008 krizinden bu yana görülen en kötü hafta olarak tarihe geçti. ABD’de 24-28 Şubat haftasında büyük endekslerdeki şirketlerin piyasa değerleri toplamda yaklaşık 3,2 trilyon dolar azaldı. Microsoft, Apple ve Nike gibi birçok şirket salgının cirolarını olumsuz etkileyeceğini belirtti. Avrupa geneli Stoxx 600 endeksi geçtiğimiz haftayı yaklaşık %12,7’lik kayıpla kapatarak düzeltme bölgesine girdi. Birleşik Krallık, Almanya ve Fransa’da endekslerin tümü hafta boyunca her gün üst üste önemli kayıplar yaşadı. Asya-Pasifik bölgesinde 7 ülkenin borsa endeksleri de cuma gün sonu itibarıyla düzeltme bölgesine girdi.
Petrol: Salgının üretim faaliyetlerini azaltması ve birçok ülkede uçuşların iptal edilmesi dolayısıyla küresel enerji talebinin azalmasıyla darbe alan bir diğer kalem petrol oldu. Brent petrol geçtiğimiz hafta %14 civarında düşüşle Ocak 2016’dan bu yana görülen en büyük haftalık düşüşü kaydederken WTI petrol %16’ya yakın düşüşle Aralık 2008’den bu yana görülen en büyük haftalık kaybını yaşadı. Bu duruma karşı petrolde fiyat istikrarının sağlanması adına OPEC’in yarın başlayacak toplantısında petrol üretiminde kesintiye gitmesi bekleniyor.
Önlem politikaları: Salgının yayılmaya başladığı ilk bölge olan Asya’daki ülkelerin merkez bankaları, ekonomilerini potansiyel olumsuz etkilerden korumak adına parasal genişleme politikalarını gündeme aldı. Çin merkez bankası (PBoC), politika faizlerinde ve zorunlu karşılık oranlarında indirime giderek bir yandan ekonomilerinde likidite kıtlığı yaşanmasını önlemeye, bir yandan da yavaşlayan sektörleri canlandırmaya çalışıyor. Endonezya merkez bankası dün zorunlu karşılık oranlarında indirime gitti. Japonya merkez bankası ise önlem almaya hazır olduklarını açıkladı. Son haftalarda salgının Avrupa ve ABD’ye yayılmasından sonra Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Fed de gelişmeleri yakından izlediklerini açıklamıştı. Yetkililerden gelen açıklamalar, ECB'nin henüz harekete geçmek için erken olduğunu düşündüğü; ancak gerek görüldüğü takdirde hamle yapmaya hazır oldukları yönünde. ABD tarafında Fed Başkanı Jerome Powell'dan gelen açıklamalar sonrasında piyasalar Fed’in 17-18 Mart’taki toplantısında faiz indirimine gitmesini bekliyor. Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Maire de dün, salgına karşı eş güdümlü önlem politikalarını tartışmak üzere G7 ülkelerindeki mevkidaşlarıyla bu hafta bir telekonferans gerçekleştireceğini açıkladı. Bazı analistler ise çözülmesi gereken problemin piyasalarda düşük maliyetli finansmana erişim sağlamak değil, kamuoyunda güveni tazelemek olduğunu belirterek merkez bankalarının hamlelerinin salgının ekonomik etkilerini sınırlamada ciddi bir etkisi olmayacağını düşünüyor. Son olarak, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) dün akşam saatlerinde ortak bir açıklama yaparak üye ülkelere destek vermeye hazır olduklarını; acil durum finansmanı, politika danışmanlığı ve teknik destek dahil mevcut tüm enstrümanlarını salgınla mücadele için kullanacaklarını beyan etti.