Yakın geçmişe kısa bir dönüş

Cem Perdar

"Afrika’nın İsviçre’si" olarak tanıtılan, bulunduğu coğrafyanın en gelişmiş, refah seviyesi en yüksek ülkesi olan Ruanda’nın yakın geçmişinde; aslında hâlen birçoğumuzun bilmediği, duymadığı ama aynı coğrafyayı paylaşan 1 milyonu aşkın insanın, sistematik olarak ötekileştirilerek ve ayrıştırılarak infaz edilişinin hikâyesi yatıyor.

  • 6 Nisan 2020: Olayların 26. yıl dönümü, Covid-19 önlemleri sebebiyle az kişinin katılım gösterdiği bir törenle, ülkenin başkenti Kigali’deki Soykırım Müzesi’nde anıldı. 2000 yılından beri ülkenin devlet başkanlığı makamında bulunan Paul Kagame de törene katılarak tarihte alınan derslerin Ruanda toplumunu birleştirdiğini, ülke için daha iyi bir gelecek inşa etmek amacıyla birlik olarak çalışmanın büyük önem arz ettiğini belirtti. Buna ek olarak, ülkenin yaşadığı tarihî olayların neticesinde oluşan toplumsal sevgi ve merhametin, karşılaşılan yeni zorlukları aşmada önemli bir silah olacağından bahsetti.
  • Hutular ve Tutsiler: Ülke içinde yaşayan 2 farklı ırk olan Hutu ve Tutsiler arasındaki sistematik ötekileştirme olayları, İkinci Dünya Savaşı sonlarına kadar dayanmaktaydı. Uzun yıllar Belçika idaresinde bulunan Ruanda'da, azınlıkta olan Tutsi ırkı daha üstün topluluk olarak lanse ediliyordu. Ülke genelindeki nüfus dağılımını 1994 itibarıyla %90 Hutu, %9 Tutsi ve %1 Pigmeler oluşturuyordu. Bu dağılım arasında, daha ince yapılı, narin görünüşe sahip oldukları rivayet edilen Tutsilerin maddi durumlarının ve sosyal statülerinin daha iyi olduğu belirtilmektedir.
  • Gerilim: Gün geçtikçe Hutular ve Tutsiler arasında çekişme daha da büyüyerek ülke içinde siyasi ve kanlı bir kriz hâlini aldı. 60’lı yıllardan itibaren devletin idaresini eline alan Parmehutu siyasi hareketinin de etkisiyle, ülkede ırksal ayrım bazında fişlemeler başladı. Bu fişlemeler esnasında, insanların burun boyları dahi ölçülerek, ayrımların daha net yapılması sağlandı. Bu süre zarfında zaman zaman ciddi miktarda Tutsi, Hutuların ayrımcı saldırılarına uğrayarak can ve mal kaybı yaşadı. Gelişen bu olayların neticesinde, Ruanda’nın başlıca sınır komşuları olan Uganda ve Tanzanya’ya göç etmek zorunda kalan Tutsi nüfusu 500 binlere dayandı.
  • 6 Nisan 1994: 1990’ların başında ise kontrolden çıkan Hutu ve Tutsi çatışmaları, 6 Nisan 1994 günü Kigali’de içinde Ruanda devlet başkanı Juvénal Habyarimana’nın da bulunduğu uçağın düşürülmesiyle kontrolden çıkmıştı. Bu hadiseyle birlikte Ruanda toprakları 100 gün sürecek bir etnik temizlik savaşına tanıklık etti. İç savaştan bir müddet önce, planlı olarak Çin’den ithal edilen yüz binlerce pala ile 1 milyondan fazla aynı ülke tabiiyetine sahip vatandaş birbirini öldürmüştür. Ruanda Katliamı, dünya tarihine ateşli silah kullanılmadan yapılan en büyük soykırım olarak adını yazdırmıştır.
  • Bugün Ruanda: Bütün bu yaşanan talihsiz olaylara rağmen, 2000 yılında devlet başkanı olarak seçilen Paul Kagame önderliğindeki Ruanda, ekonomik, eğitimsel ve sosyolojik kalkınma reformlarını büyük bir başarıyla uygulayarak yakın geçmişinin kalıntılarını yok etmeyi başarmıştır. Ruanda bugün, parlamentosunda bulundurduğu %61,3 oranındaki kadın parlamenter sayısı ile bu alanda dünya liderliğini de elinde tutmaktadır.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

⛔️ Sokağa çıkma yasağı, Google ve Apple, Ruanda

Bugünün bülteni #BirlikteGüzel sponsorluğunda ulaşıyor. Dün akşam 2 günlük sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Google ve Apple Covid-19 takibi için iş birliğine gidiyor. Günaydın.

11 Nis 2020

⛔️ Sokağa çıkma yasağı, Google ve Apple, Ruanda

İLGİLİ OKUMALAR