İstanbul’un endemik yerlileri

Sultan pelemiri, İstanbul nazendesi, Yavşanotu, Çokbaşlı köygöçüren... Hızlı şehirleşme ve artan popülasyon, İstanbul'da endemik bitki türlerinin geleceğini tehdit ediyor.

İstanbul’un sakinleri sadece insanlar mı? Üç büyük iklim ve flora kuşağının kesişimindeki İstanbul Boğazı'nda erguvanlar, Anadolu Yakası’nın fundalıklarında İstanbul nazendesi, her yol kenarında hindiba da yaşıyor. Onlar da bu şehrin yerlileri. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Botaniği Anabilim Dalı Başkanı ve Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) Yüksek Danışma Kurulu Üyesi Prof. Ünal Akkemik, sadece adını bu şehirden alan 12 bitki türü olduğunu söylüyor.

Ama hem şehri hem de içindekileri boğan beton yığınları, İstanbul’un doğal florasını tehdit ediyor. Her birini tek tek tanımak pek mümkün değil; ama Kanal İstanbul tartışmalarının alevlendiği şu günlerde, geleceği tehdit altında olan endemik türlere bir bakalım.

Sultan pelemiri (Cephalaria tuteliana): Sultan pelemiri dünyada yalnızca İstanbul’da, Başakşehir ve çevresinde, Ispartakule Vadisi ve Yarımburgaz Mağaraları’nda yetişen endemik bir bitki. Yayılış gösterdiği 11 alanın 3’ü şimdiden yok olmuş olan sultan pelemiri, 2016 yılında Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nin faaliyetleri kapsamında koruma altına alınmış.

İstanbul nazendesi (Lathyrus undulatus Boiss.): Adını İstanbul’dan alan nazende tamamen bu şehre özgü. Fasulyegillerden olan bitki Kuzey Ormanları’nın yol kenarlarında, Bahçeköy-Kilyos civarlarında yaşıyor. Akkemik’e göre İstanbul’un simgelerinden olan bitkinüfus yoğunlaşması sebebiyle tehdit altında.

Kilyos peygamber çiçeği (Centaurea kilaea): Adından anlaşılacağı üzere Kilyos’un yerlisi olan pembe, mor arası renkte bu peygamber çiçeği aslında bir kumul bitkisi. Yani kumul alanlar dışında yaşayamıyor. Bu alanlardaki yoğun yapılaşma ve sahillerde artan insan nüfusu; Kilyos düğmesi ve Kilyos moru gibi sahilin diğer sakinleriyle birlikte peygamber çiçeğinin de yaşam alanlarını daraltıyor.

İstanbul madımağı (Polygonum istanbulicum): Kuzukulağı familyasının İstanbul’a özgü, yenilebilir bir alt türü olan bu bitkiartık sadece Maltepe ve çevresinde çok kısıtlı bir alanda görülebiliyor.

Yavşanotu (Veronica turrilliana): Ev olarak Kuzey Ormanları’nı seçen bir diğer endemik tür olan Yavşanotu, çiçekli bitkiler familyası Plantaginaceae'nin mavi, mor renkte bir üyesi. İstanbul dışında Trakya ve Güneydoğu Bulgaristan’da da görülebiliyor. Yavşanotu, Kuzey Ormanları Savunması hareketine göre Kanal İstanbul projesi hayata geçerse İstanbul’da bir daha göremeyeceğimiz türler arasında yer alıyor.

Çokbaşlı köygöçüren (Cirsium byzantinum Steud.): Türkçe ismi biraz sıra dışı olsa da Latince ismi pek havalı bir endemik tür, Cirsium Byzantinum. "Köygöçüren" denmesinin sebebiyse dikenli bir yapıya sahip olması. Şehrin çeşitli yerlerinde, dağınık hâlde varlığını sürdürmeye çalışan bitkinin yaşam alanları İstanbul sınırlarının gitgide genişleyip belirsizleşmesi nedeniyle tehlikede.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

🚢 Kabataş'ı nasıl bilirdiniz?

Pazar kahvaltınız hazır: Kabataş'ın öyküsü, Osman Hamdi Bey'in kayıp tablosu, İstanbul'un endemik bitkileri ve daha nicesi.

23 Ağu 2020

🚢 Kabataş'ı nasıl bilirdiniz?

İLGİLİ OKUMALAR